14.06.2026 - 15:07 | Son Güncellenme:
Bir market zinciri çalışanının kimliğini gizli tutarak medyaya yaptığı açıklamalar, gıda sektöründeki bazı karanlık pratikleri gün yüzüne çıkardı. İfadeler özellikle taze et, hazır kıyma ve işlenmiş et ürünleri konusunda ciddi sorular doğuruyor.
Çalışanın anlattığına göre, satılmayan ve bozulmaya yüz tutmuş taze etler imha edilmiyor; işleme bölümüne aktarılıyor. Burada sirke ve suyla yıkanarak koku ve renk maskeleniyor, ardından kıyma makinesinden birkaç kez geçiriliyor. Son adımda bol baharat eklenerek sosis ya da köfte olarak yeniden rafa koyuluyor. Sadece et değil. Paketli ürünlerde de aynı mantık işliyor. Son kullanma tarihi geçen ambalajların üzerindeki etiket değiştirilerek ürünler müşterilere taze görünümüyle sunuluyor.
Bir de soğuk zincir meselesi var. Çalışan, mağazadaki buzdolaplarının haftada en az bir kez bozulduğunu ve bu arızaların yetersiz imkanlarla çalışanlar tarafından geçiştirildiğini de belirtti. Yani etiket tarihi doğru olsa bile ürünün saklama koşulları bozulmuş olabilir.
Bu bilgiler endişe verici, ama çaresiz değiliz. Et reyonunda birkaç basit kontrol, alışverişi çok daha güvenli hale getirebilir. Renk ilk ipucudur. Taze kırmızı et canlı, kırmızımsı pembe görünür. Kahverengiye çalan, mat ya da gri bir et yüzeyi tazelik sorununun işareti olabilir. Koku asla görmezden gelinmemeli. Paketli ürünlerde bile ambalaj açıldığında hafif asidik ya da ekşimsi bir koku varsa o eti almamak en doğrusu.
Ambalaja da dikkat etmek gerekiyor. Etiketin kenarları hafifçe kalkık mı, yapıştırma düzensiz mi ya da alt katta farklı bir baskı izi var mı? Bunlar etiketin sonradan yenileri olabileceğine dair görsel ipuçları.
Son kullanma tarihi yakın ürünler, özellikle de baharatlı hazır köfte ve sosis gibi işlenmiş et ürünleri o gün tüketilmek üzere alınmalı. Bu ürünlerdeki yoğun baharat, sadece lezzet için değil, bozulmuş etin kokusunu örtmek amacıyla da kullanılabiliyor. Kasaptan aldığınız etlerde ise paketleme tarihinin üzerinden ne kadar geçtiğini sormaktan çekinmeyin. Güvendiğiniz bir kasap bu soruyu rahatça yanıtlar.
Gıda güvenliği büyük ölçüde resmi denetimlerin işleyişine bağlı olsa da tüketici olarak sahip olduğumuz dikkat de bu zincirin önemli bir halkası. Özellikle yaz aylarında bozulma riski artan ortamlarda et alışverişinde biraz daha yavaşlamak, tarih bakmaktan öte, ürünü gözle ve kokuyla değerlendirmek sağlığı korumanın en pratik yolu.






