09.06.2026 - 15:04 | Son Güncellenme:
Yoğun bir kariyerin ardından hayatında yeni bir sayfa açan Clegg, beslenme düzenini kökten değiştirerek ve doğru egzersiz modelini seçerek kendisinden onlarca yaş küçük insanlardan daha ağır yüklerin altına girebildiğini belirtiyor.
Menopoz sürecinde kadın vücudunda yaşanan hormonal dalgalanmalar, özellikle östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte yağ depolama eğilimini artırıyor. Bilimsel araştırmalar, kadınların yaşlandıkça ciddi oranda kas kütlesi kaybettiğini ve bu durumun metabolizmayı yavaşlatarak kilo yönetimini zorlaştırdığını gösteriyor.
Çoğu kadın bu dönemde kilo vermek adına sadece saatlerce koşmaya veya kardiyo derslerine yönelme hatasına düşüyor. Hilary Clegg de yaşadığı ciddi bir bacak sakatlığı nedeniyle çok sevdiği koşu alışkanlığına son vermek zorunda kaldığını ve menopozla birlikte özellikle göbek bölgesindeki sıkılığın yok olduğunu aktarıyor. Bu durum kendisi için inanılmaz bir dönüm noktası olmuş.
Menopoz döneminde kas kütlesini korumak ve kemik yoğunluğunu artırmak için ağırlık kaldırmak hayati bir önem taşıyor. Hilary Clegg, haftada üç kez uzman eğitmenler eşliğinde deadlift, göğüs presi, split squat ve omuz presi gibi hareketlerden oluşan kişiselleştirilmiş bir program uyguladığını belirtiyor.
Bu egzersiz türünün kendisini terletici ağır kardiyo seanslarından çok daha fazla mutlu ettiğini söyleyen Clegg, güç antrenmanları sayesinde ilerlemeye devam edebildiğini ifade ediyor.
İleri yaşlarda kadınların en büyük kabuslarından biri olan osteoporoz, yani kemik erimesi riskini doğru egzersizlerle minimuma indirmek mümkün oluyor. Annesinin hayatının son dönemlerinde çok şiddetli osteoporoz sorunları yaşadığını dile getiren Hilary Clegg, bu acı tecrübenin kendi sağlığını koruma konusunda büyük bir farkındalık yarattığını aktardı.
Diyet yapmak sürekli aç kalmak veya sevdiğiniz her şeyden mahrum kalmak anlamına gelmiyor. Bu süreçte beslenme düzenindeki en köklü değişikliğin protein miktarını artırmak olduğunu söyleyen Hilary Clegg, başlangıçta birçok kadının bu kadar çok protein tüketmeye alışkın olmadığı için zorlanabildiğini aktarıyor.
Öğün başına yaklaşık otuz gram protein içeren, karbonhidrat ve şeker oranı düşük olan bu düzende yumurtalı omletler, ızgara ton balıkları ve kaliteli protein kaynakları yer alıyor. Clegg, alkolün yasak olduğu bu disiplinli dönemin ardından, öğrendiği temel beslenme prensipleri sayesinde artık sosyal hayatında kaçamaklar yapsa bile suçluluk duymadan eski düzenine kolayca dönebildiğini sözlerine ekliyor.
Eğitimin ilk haftalarında tartının hiçbir şekilde hareket etmediğini söyleyen Hilary Clegg, ancak değişiklikleri tartıdan önce kıyafetlerinde hissettiğini vurguluyor. Kot pantolonlarının her geçen hafta daha da bol geldiğini fark ettiğinde çok mutlu olduğunu belirten Clegg, başarının sadece kilo kaybıyla ölçülemeyeceğini ve kadınların bu zihinsel bariyeri aşması gerektiğini ifade ediyor.
Clegg, tatile gittiğinde bile herkes uyurken sabah erken saatlerde yürüyüşe çıktığını söylüyor. Düşünme biçimini tamamen değiştirdiğini vurgulayan Clegg, altmışlı yaşlarında çok daha güçlü ve formda hissetmenin tarifsiz bir duygu olduğunu söylüyor.








