03.12.2025 - 14:58 | Son Güncellenme:
Çorbalardan sıcak içeceklere kadar her şeyin arta kalanları lavaboya dökülebiliyor. Ancak yaygın olarak yapılan bu alışkanlığın aksine lavabodan uzak tutmanız gereken birçok farklı ürün var. İngiltere’de su ve atıksu hizmetleri veren büyük şirket Thames Water uzmanları bu ürünleri tek tek anlattı.
Bir bardak artmış süt ya da köpüğü kaçmış latte lavaboda kaybolup gidiyormuş gibi görünse de işin aslı bambaşka. Sütün içeriğindeki yağ borularda zamanla birikerek tıkanıklığa neden olabiliyor. Sadece süt de değil, sütlü sıcak çikolata, çay, et suyu ve kremalı çorbalar da aynı tehlikeyi taşıyor. Yani mutfakta sıvı olduğu için her şey giderden akıp gitmiyor.
Uzmanlar en çok sıvı yağların lavaboya dökülmesinden şikayetçi. Ayçiçek yağı, zeytinyağı, kanola yağı ve diğer tüm yağ çeşitleri borularda soğudukça katılaşıyor. Bunun etkisi uzun vadede öyle birikiyor ki yetkililer devasa boyutlarda yağ kütleleriyle mücadele etmek zorunda kalıyor.
Sabah kahvesinin ardından telveyi lavaboya dökmek birçok kişi için rutin olabilir. Oysa kahve telvesi suyla çözünmez ve boruların içinde küçük bir duvar gibi sertleşmeye başlar. Ardından diğer artıklar da gelip tutunur ve tıkanıklığın temeli atılmış olur. Bu telveleri bahçenizde toprak için kullanabileceğinizi söyleyen uzmanlar bunu hem doğa hem de tesisat için doğru bir seçim olarak görüyor.
Daha çok kızartmanın yapıldığı evlerde bulaşık miktarı ve yükü de fazla olabilir. Ayrıca kalabalık misafir ağırladığınız günlerde de aynı problem yaşanabilir. O nedenle mutfağınızı korumak için uygulayabileceğiniz küçük önlemler büyük sonuçlara yol açabilir.
Kirli tabakları lavaboya koymadan önce üzerindeki artıkları çöp kutusuna alın. Eğer yağlı bir tencere varsa önce bir peçeteyle yağını alabilirsiniz. Fazla yağı ve sosu bir kaba toplayıp soğuduktan sonra çöpe atmak en güvenli yol. Gider süzgeci kullanarak katı gıdaların borulara kaçmasını engellemek de çok etkili bir çözüm.
Tıkanıklık olduktan sonra kanalizasyonun gidecek başka bir yolu olmuyor. Bu yüzden taşma ya da geri akış yaşanabiliyor. Bazen bu durum sokaklara bazen de evlerin içine kadar ilerleyebiliyor. Uzmanlar bu tür olayların tahmin edilenden daha sık yaşandığını ve çoğunun aslında birkaç hanenin küçük hatalarından kaynaklandığını vurguluyor.






