Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Google Maps, dünya genelinde her gün ortalama 154 milyon kullanıcıya hizmet sağlıyor. Bu, platformun her gün 1 milyardan fazla kilometre kat edilmesine ve kullanıcıların günde 20 milyonun üzerinde bilgi paylaşmasına olanak tanıyor. Bu uygulamanın benzeri olan uygulamaları da hesaba kattığınızda, bu sayı daha da büyüyor ve her gün milyonlarca kişi bir yerden bir yere giderken bu hizmetleri kullanıyor. Kullanıcılar bu uygulamalarla sadece gidecekleri yeri değil, aynı zamanda kullanacakları rota üzerinde trafik durumunun yoğunluğunu da farklı renklerde görerek alternatif yolları tercih edebiliyor.

8 Şubat 2005'te hayatımıza giren haritalar hizmeti, başlangıçta sadece masaüstü bilgisayarlar için hizmet veriyordu. 2008’de mobil cihazlardan da kullanılmaya başlan uygulama, 2020 yılında yapılan çalışmalara göre yıllık 1 milyardan fazla insana hizmet sağladı. Zaman içinde yapılan güncellemelerle sürekli gelişen uygulama, günümüzde uydu görüntüleri, hava fotoğrafçılığı, sokak haritaları, sokaklara ait fotoğraflar ve gerçek zamanlı trafik koşullarını gösterebiliyor. Uygulama, kullanıcıların gitmek istedikleri yere yürüyerek ya da farklı araçlarla ne kadar sürede ulaşabileceğini de gösterebiliyor. Peki, anlık değişen bilgiler bu uygulama üzerinde anlık olarak nasıl gösterilebiliyor?
BİRDEN FAZLA KAYNAKTAN VERİ TOPLUYOR
Google Maps ya da benzeri uygulamaların arayüzleri ve kullanımları aslında oldukça kolay olsa da, tüm bu verilerin tek ekranda karşınıza çıkmasıyla sonuçlanan süreç birden fazla kaynaktan çekilen verilerle oluşuyor. Yani sürekli güncel kalmak için adeta bir canlı gibi davranarak çektiği verilerle kendini anlık olarak güncelliyor. Sürekli olarak yeni bilgilerle beslenen sistem, kullanıcılara daha iyi öneriler ve daha güncel bilgiler sunuyor. Bunu da gerek kullanıcılar üzerinden aldığı bilgilerden gerekse de kamu kurumlarının elindeki verilerden yararlanarak yapıyor.

Haritalar hizmeti, trafik durumunu ve daha hızlı rota önerilerini iki farklı veriye dayandırıyor. Bunlardan birisi, seçtiğiniz yolun geçmişte ne kadar sürede kat edildiğine ilişkin bilgiler olurken, bir diğeri de anlık olarak seçtiğiniz yolda bulunan araçların ne kadar hızla hareket ettiğine ilişkin bilgilerden oluşuyor. Bu veriler, seçtiğiniz yol üzerinde bulunan ölçüm cihazları ve yolu kullananların akıllı telefonları tarafından gönderilen bilgilerle oluşturuluyor.
SATIN ALINAN İKİ ŞİRKET KRİTİK ROL OYNADI
Google Maps’in ortaya çıkması ve gelişmesi sürecinde Where 2 Technologies ve Keyhole'un satın alınması önemli bir eşik oldu. Bu iki satın alma, özellikle harita teknolojilerinin ve coğrafi verilerin işlenmesi açısından Google Maps’in hızla evrimleşmesini sağladı. Where 2 Technologies, özellikle dijital harita ve yönlendirme teknolojilerine odaklanan bir şirketti. 2004 yılında Google, bu şirketi satın alarak Google Maps'in temellerini atmış oldu. Google, bu satın alma sayesinde harita veritabanını ve yönlendirme altyapısını güçlendirdi. Bu, Google Maps’in kullanıcılar için daha güvenilir ve doğru harita verileri sunmasını sağladı. Satın almanın ardından, Google Maps, Where 2 Technologies’in geliştirdiği yazılımlar sayesinde daha hassas yol tarifi ve yönlendirme özellikleri sundu. Bu, Google Maps’i daha kullanıcı dostu hale getirdi ve harita uygulamalarında önemli bir rekabet avantajı elde etti. 
Keyhole ise Google'ın 2004'te satın aldığı bir diğer önemli coğrafi bilgi şirketiydi. Keyhole, özellikle 3D harita teknolojileri ve uydu görüntüleme konusunda uzmanlaşmış bir firmaydı. Bu satın alma, Google Maps’in görsel ve coğrafi işleme kapasitesini devrim niteliğinde artırdı. Bu satın alım aynı zamanda bir diğer Google hizmeti olan Google Earth'ün temellerini attı. Keyhole'un uydu verileri ve Where 2 Technologies’in harita veritabanı ile birleşmesi, Google Maps’e canlı trafik verisi sunma kapasitesi kazandırdı. Böylece, kullanıcılar anlık trafik durumlarını görebilir ve trafik sıkışıklığından kaçınmak için alternatif güzergahlar seçebilmeye başladı.
Google Haritalar'ın ilk sürümleri, bu şirketlerin elindeki yeteneklere çoğu kamu kurumlarının veya trafik verilerini derleme konusunda uzmanlaşmış özel şirketlere ait ölçüm cihazlarına dayanıyordu. Google, trafik tahminlerinin doğruluğunu artırmak için 2009'dan itibaren kitle kaynak kullanımını da seçenekleri arasına ekledi. Bu gelişme ile birlikte telefonlarında konum kullanımına izin veren kullanıcıların telefonları da Google Haritalar hizmeti için bir kaynak haline geldi. Google, 2013 yılında Waze'i satın alarak trafik hesaplamalarına insan unsuru ekledi. Kullanıcılar, harita üzerine yapabildikleri eklemelerle trafik kazaları, arızalı araçlar ve daha birçok yol durumunu haritada diğer kullanıcıların görebilmesi için ekleyebilmeye başladı. Bu hizmet günümüzde milyonlarca insan tarafından kullanılıyor ve kullanıcı sayısı arttıkça doğru bilgi verme oranı da aynı oranda artış gösteriyor.