Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr-İkinci kez hamile olan anneler, beyninizin de siz fark etmeden değişime uğradığını biliyor muydunuz? Yapılan yeni araştırmalara göre ikinci gebeliğin de tıpkı ilkinde olduğu gibi beyin yapısını ve işlevlerini köklü şekilde yeniden şekillendirdiği görüldü. Amsterdam Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışma, hamileliğin yalnızca fiziksel bir süreç olmadığını, beynin de her gebelikte farklı bir 'nöroplastik değişim' deneyimi yaşadığını ortaya koydu. Araştırmada, ilk kez anne olanlar, ikinci çocuğunu doğuranlar ve çocuğu olmayanlardan oluşan kontrol grubu karşılaştırıldı. Sonuçlar, ikinci gebelikte beynin özellikle dikkat, çevresel uyaranlara yanıt ve motor kontrol gibi alanlarda belirgin değişim gösterdiğini ortaya koydu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin ikinci gebelik sonrası anne beyninde yaşanan değişimleri Milliyet.com.tr'ye anlattı.

İKİNCİ GEBELİKTE BEYİNDE DEĞİŞİM OLUYOR!
Amsterdam Üniversitesi’nde hamilelik alanında çalışan araştırmacılar, ikinci hamilelikte de kadınların beyninin ‘hedef odaklı dikkat ve görev beklentilerine yardımcı olacak şekilde’ değiştiğini ortaya koydu. Çalışmanın başında yer alan Uzman Elseline Hoekzema, "İkinci hamilelik de beynin kendine özgü biçimde yeniden organize olmasına yol açıyor. Her gebelik, annenin beyninde kalıcı ve benzersiz izler bırakıyor" açıklamasında bulundu. Araştırmacılar, bu değişimlerin doğumdan aylar hatta yıllar sonra bile devam edebileceğini belirtti. Bulgular, annenin çevresel uyaranlara daha hızlı yanıt vermesi ve çocuk bakımına adaptasyon süreçlerinde beynin nasıl şekillendiğini anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor. İkinci gebeliğini yaşayan her anne için, bu yeni bulgular hem büyüleyici hem de dikkat çekici bir gerçekliği gözler önüne seriyor: Gebelik, sadece bir beden yolculuğu değil; aynı zamanda beynin de yepyeni bir serüvene çıktığı bir deneyim.
Kadınların beyninin ilk hamilelik sırasında, anneliğe hazırlanmak için değişikliklere uğradığını daha önceki bir araştırma keşfetmişti. Son araştırmaysa, ikinci hamilelikteki belirli değişikliklere işaret ediyor. Kadınların 'hedef odaklı dikkat ve görev beklentilerine' yardımcı olacak şekilde beyinlerinde değişim olduğunu gösteriyor. Bu bulgular, bazı kadınların neden anne olduklarında zihinsel sorunlar yaşadığını anlamaya da yardımcı olabilir.
Son yapılan çalışmada 110 kadın yakından takip edildi. Katılımcılar üç ayrı gruba ayrıldı: ilk kez anne olanlar, ikinci çocuğunu doğuranlar ve çocuksuz kadınlar. Araştırmacılar, kadınların hamilelik öncesi ve sonrasında yaptıkları beyin taramaları sayesinde hangi bölgelerde değişim yaşandığını net biçimde görebildiler. Bulgular, ikinci kez hamile kalan kadınların beyninde özellikle dikkat kontrolü ve duyulara tepki veren bağlantılarda daha fazla değişiklik meydana geldiğini gösterdi. Verileri analiz eden araştırmacı Milou Straathof, “Bu değişiklikler, birden fazla çocuğa bakarken anneye avantaj sağlayabilir” açıklamasında bulundu. Araştırmada düşük yaşamış kadınlarda ise beyindeki aktivite değişimleriyle ilgili kesin bir sonuç elde edilemedi. Ancak elde edilen veriler, temel beyin değişimlerinin hamileliğin son dönemlerinde gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

ANNE BEBEĞİNİN İHTİYAÇLARINI DAHA FARKLI ANLIYOR
Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin, son yıllarda manyetik rezonans görüntüleme (MRI), fonksiyonel MRI (fMRI) ve uzunlamasına beyin görüntüleme çalışmaları, gebeliğin annenin beyninde yalnızca geçici hormonal etkiler yaratmadığını; yapısal ve işlevsel yeniden organizasyonlara yol açtığını açık biçimde gösterdiğini söyleyerek başladı. Birinci gebelikte en belirgin değişikliklerin, sosyal biliş, öz-farkındalık ve başkalarının zihinsel durumlarını anlama ile ilişkili beyin ağlarında (özellikle medial prefrontal korteks, posterior singulat korteks ve temporoparietal kavşak) gözlendiğinin altını çizdi. Op. Dr. Çetin, "Bu değişimlerin, annenin bebeğin ihtiyaçlarını sezgisel olarak algılamasını ve anne-bebek bağlanmasını desteklediği düşünülmektedir" dedi.
İkinci gebelikte ise tablonun kısmen farklılaştığını ileten Op. Dr. Çetin, araştırmaların bu dönemde dikkat ağları, duyusal işlemleme bölgeleri (somatosensoriyel korteks, insula), uyaran seçiciliği ve tehdit algısıyla ilişkili devrelerde daha belirgin değişimler olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Bunun nedeni olarak ise annenin artık yalnızca tek bir bebeğe değil, birden fazla çocuğa eş zamanlı olarak yanıt vermek zorunda olması olduğunu ifade ederek şu açıklamada bulundu: "Beyin, artan çevresel uyaranlar, bölünen dikkat ve çoklu bakım gereksinimlerine uyum sağlamak üzere yeniden ayarlanmaktadır. Bu açıdan ikinci gebelik, birinci gebeliğin 'tekrarı' değil; farklı çevresel taleplere verilen yeni bir nörobiyolojik adaptasyon olarak değerlendirilmelidir."
"Güncel veriler, gebeliğe bağlı beyin değişikliklerinin önemli bir kısmının uzun süreli, hatta kalıcı olabildiğini göstermektedir. Özellikle gri madde hacminde gözlenen bazı azalmalar, geçmişte yanlış biçimde 'beyin kaybı' olarak yorumlanmışsa da, günümüzde bunun daha çok sinaptik budanma ve ağ verimliliğinin artması anlamına geldiği kabul edilmektedir. İkinci gebelikte ortaya çıkan dikkat ve duyusal işlemleme ile ilgili değişikliklerin bir bölümü doğum sonrası ilk yıllarda kısmen geri dönebilirken, bir bölümü kalıcı izler bırakmaktadır. Bu kalıcılık, patolojik bir durum değil; annenin yaşam boyu süren bakım verme, hızlı karar alma ve çevresel tehditleri algılama kapasitesini güçlendiren bir nöroplastisite örneğidir." Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin

TEMEL İTİCİ GÜÇ HORMONLAR MI?
Gebelikte ve özellikle ikinci gebelikte beyin değişikliklerinin temel biyolojik itici gücünün hormonlar olduğunu ve östrojen ve progesteron, nöronal plastisiteyi ve sinaptik yeniden yapılanmayı doğrudan etkilerken; oksitosin ve prolaktin, bağlanma, bakım davranışı ve stres yanıtının düzenlenmesinde kritik rol oynadığını iletti. "İkinci gebelikte beyin, bu hormonal dalgalanmalara artık 'deneyimli' bir sistem olarak yanıt verir. Bu nedenle bazı adaptasyonlar daha hızlı ve hedefe yönelik gerçekleşir. Kortizol düzeylerindeki değişimler de, dikkat ve duyusal hassasiyet artışında önemli bir rol oynar" diyen Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin bu noktada belirleyici olanın hormonların tek başına değil, önceki gebelik deneyimiyle etkileşim içinde çalışması olduğunu belirtti. Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin açıklamalarını şöyle sonlandırdı:
"Sonuç olarak ikinci gebelikte gözlenen beyin değişiklikleri bir 'yük' değil; annenin artan bakım sorumluluğuna uyum sağlamak üzere geliştirdiği biyolojik bir güçlenme sürecidir. Bu süreci patolojikleştirmek yerine, kadınlara bedenlerinin ve beyinlerinin ne kadar esnek ve uyum yeteneği yüksek olduğunu anlatmak, hem klinik pratiğimizde hem de toplumsal algıda önemli bir fark yaratacaktır."