Bazı insanlar alkolü neşelenmek, sosyalleşmek ve hareketlenmek içer. Aslında alkolün bir depresan olduğunu biliyor muydunuz? Beyin fonksiyonlarini ve sinirsel aktiviteyi yavaşlattığı için alkol, depresan olarak kabul edilir - bizi üzdüğü için değil.

Alkolün yatıştırıcı etkilerine yanıt vermeyen insanlar, alkol bağımlılığı riski taşırlar. Alkolün etkisini görebilmek için daha büyük miktarlarda içerler. Bunun sonucunda da alkol zehirlenmesi olur. Alkol zehirlenmesinde kişi hissizleşebilir, bilinç kaybı yasayabilir, nefes alması yavaşlar ve düzensizleşir, üşür, cildinin reni maviye döner ve ölebilir.

Alkol, beynimizdeki gama-aminobutrik (GABA) reseptörlerine yapışır. Bu sinir taşıyıcıları, sakinleştirme görevi görürler. Alkol ayni zamanda bize dopamin salgılatır. Dopamin de mutluluk ve ödül ile eşleşen sinir taşıyıcısıdır.

İçki içmeye başladığımızda neler olur?

İçki içmeye başladığınızda kontrol mekanizmalarınız yavaşlar. Gevşersiniz, mutlu ve özgüvenli hissedersiniz, rahatlarsınız.Daha sonra merkezi sinir sistemi yavaşlar. Konuşmanız anlamsızlaşır, istemsiz sesler çıkarırsınız, hafızanız kötüleşir.Daha sonra motor becerileriniz yavaşlar. Ayağınız takılır, ayakta durmakta güçlük çekersiniz, etrafa çarpar, bir şeyler düşürürsünüz. Görüsünüz bulanıklaşır.

Alkolün kanınızdaki oranı , ondan ne kadar etkilendiğinizi belirler. Büyük insanlar, küçük insanlara göre daha yavaş etkilenir. Kadınların karnında alkolü kana karıştıran enzim daha az olduğu için daha çabuk sarhoş olurlar.Kandaki alkol oranı azaldıkça ayılmaya başlarsınız. İnsani ayıltan sadece zaman ve metabolizmadır. Bilinenlerin aksine kahve içmek veya yüzü yıkamak, kandaki alkol oranını azaltmaz.

Sorularınız için bana ipekaykolLMFT@gmail.com‘dan e-posta ile ulaşabilirsiniz.