Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr - Yapay zekânın hayatımızdaki yeri her geçen gün daha da derinleşiyor. Günlük tavsiyelerden kariyer planlamalarına, sağlıklı yaşam önerilerinden partner seçimlerine kadar pek çok konuda karar mekanizmamıza dokunuyor. Adeta bir uzman gibi yol gösteren bu teknoloji, doğru kullanıldığında büyük bir güç sunuyor. Ancak kontrolsüz kullanımın, uzun vadede bireylerin hayatını olumsuz etkileyebileceği de göz ardı edilemez.
Artık birçok kişi, herhangi bir karar almadan önce yapay zekâya danışıyor. Bu durum, kullanıcıların teknoloji karşısında adeta bir kukla gibi yönlendirilmesine yol açabilir. Nitekim kısa süre önce Washington Üniversitesi’nden doktorlar çarpıcı bir örnek paylaştı: Genç bir adam, yapay zekâdan aldığı beslenme tavsiyelerine uyarak 3 ay boyunca tuz yerine sodyum bromür tüketti. Sonuç ise ağır oldu.

TUZ YERİNE SODYUM BROMÜR KULLANDI VE SONUÇ...
ABD'de yaşayan genç adam 3 ay boyunca sodyum bromür maddesi kullanmıştı. Daha sağlıklı olmak ve hayatından tuzu çıkarmak adına aldığı karar neredeyse onu hayatından ediyordu. Vücudunda bir sorun olduğunu anlayarak hastaneye gittiğinde susuz olmasına rağmen su içmiyor, halüsinasyonlar görüyordu. Durumu ağırlaşınca psikiyatrik gözetim altına alındı. Serum ve antipsikotik ilaçlarla tedavi edildi ve yavaş yavaş kendine geldi. Yapılan araştırmada adamdan da alınan bilgiler ışığında yapay zeka ile kurduğu diyalog gündeme geldi. Yapay zekâdan aldığı beslenme tavsiyelerine uyarak 3 ay boyunca sodyum bromür tüketen genç adamın zehirlenme kaynaklı psikoz yaşadığı tespit edildi. Yapay zekâdan aldığı diyet tavsiyesinde bromürün tuz tüketimine alternatif olabileceğini öğrenmiş internetten sipariş ettiği sodyum bromürü kullanmaya başlamıştı. Söylediğine göre yapay zekâ kendisine bromürün tehlikelerinden bahsetmemişti bile. Hastanede 3 hafta kaldıktan sonra taburcu edilen genç adam ölümün kıyısından döndü, şimdilerde eski sağlığına kavuşabilmek için var gücüyle savaşıyor.
Aklına gelen her konuda yapay zekânın gücüne başvuranların sayısının artığı son zamanlarda çoğu kişi, artık sağlıklı beslenmek için doktora gitmek yerine yapay zekâdan bir beslenme programı talep ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya yapay zekâ kullanıcılarını daha dikkatli olmak konusunda uyararak açıklamalarına şu cümlelerle başladı:
"Yapay zekâ, elindeki genel verilerden yola çıkarak bir diyet listesi oluşturur. Ancak bu listeler bireyin özel ihtiyaçlarını, sağlık durumunu, alerjilerini, mevcut hastalıklarını (örneğin diyabet, tansiyon, böbrek yetmezliği) veya kullandığı ilaçları dikkate almaz. Oysa sağlıklı ve etkili bir diyet, kişinin yaşına, kilosuna, boyuna, fiziksel aktivite düzeyine, metabolizma hızına ve genetik yapısına özel olarak hazırlanmalı."
'YANLIŞ BESLENME ALIŞKANLIKLARINA İTİYOR'
Yapay zekâ modellerinin internetteki verileri kullanarak öğrendiğini ileten Dr. Kaya, bu veriler arasında bilimsel olarak kanıtlanmamış bilgilerin de bulunabileceğini ve yanlış yönlendirmelerde bulunabileceğinin altını çizdi. Bu tür bilgilerin doğruluğunu teyit etme mekanizması olmayan yapay zekânın kişileri yanlış beslenme alışkanlıklarına ittiğini ve beraberinde uzun vadede sağlık sorunları yaşayabileceklerini söyledi.

Bir hekim olarak yapay zekâ tarafından verilmiş diyet listelerin uzun vadede toplum sağlığında hangi tahribatları yaratabileceğine değinen Dr. Ayça Kaya, "Diyet, kişinin yaş, cinsiyet, mevcut hastalıkları, laboratuvar değerleri, ilaç kullanımı ve yaşam tarzına göre planlanması gereken tıbbi bir müdahaledir. Genel kalıplarla üretilen listeler, böbrek hastasında potasyum yüklenmesi, diyabette ani glukoz dalgalanmaları veya demir eksikliğinde yetersiz emilim gibi mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırabilir" dedi.
Dr. Ayça Kaya, "Bu kadar çok parametreye dayanan, bireyselleştirilmiş ve sürdürülebilir bir sürecin, yapay zekâdan saniyeler içinde alınan genel bir tavsiyeyle güvenli şekilde sağlanması mümkün değil. Çünkü bu tür sistemler, yeterli kişisel sağlık verisine erişmeden öneri ürettiğinde, yanlış kalori dengesi, makro–mikro besin dengesizlikleri, ilaç–besin etkileşimleri ve mevcut hastalıkların kötüleşmesi gibi ciddi riskler ortaya çıkar" ifadelerini kullandı.
Hazır reçete mantığının, kişinin beslenme bilinci kazanmasını değil, algoritmaya bağımlı kalmasını teşvik edeceğini ileten uzman isim, "Bu durum uzun vadede hem bireysel hem toplumsal düzeyde yanlış beslenme modellerinin, obezitenin ve beslenme ilişkili kronik hastalıkların artışına zemin hazırlar" vurgusunu yaptı.
RUHU DA ZEDELİYOR: İNTİHARA BÖYLE SÜRÜKLEDİ
Yapay zekâdan aldığı tavsiyeler sonucu mağdur olan tek kişi Amerikalı genç adam değil. Kısa bir zaman önce 14 yaşındaki bir gencin yapay zekâ platformunda oluşturduğu hayali kız arkadaşıyla konuşmayı ilerlettiği ve gerçeklikten koparak intihar ettiği duyulmuştu. Yapay zekâ kaynaklı vakaların hızla artığı son günlerde Psikiyatri Uzmanı Dr. Şahut Duran, yapay zekânın psikolojik boyutunu değerlendirdi.
Özellikle sağlık, psikoloji ve beslenme gibi konularda, internet ve dijital uygulamaların ilk başvurulan kaynaklar haline geldiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Şahut Duran, "Burada önemli bir risk var: Dijital platformlar genellikle kişiye özel değil, genel bilgiler sunar. Kişinin tıbbi geçmişi, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar veya yaşam koşulları dikkate alınmaz. Bu da yanlış yönlendirmelere ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" diye konuştu. Yakın zamanda ABD'de yaşanan olayın bu duruma bir örnek olduğunun da altını çizdi.

'İNSANİ DEĞERLERDEN UZAKLAŞTIRIR'
Uzmanlar yerine dijital kaynaklardan destek almanın, zamanla yüz yüze iletişimi ve sosyal ilişkileri zayıflatabileceğini ileten Dr. Duran, insanların duygusal ihtiyaçlarını ya da sorunlarını bir insan yerine bir ekrana anlatmaya başlamasının, empati, anlayış ve sosyal destek gibi insana özgü değerlerden uzaklaşabileceklerini hatırlattı. Bu durumun yalnızlık hissini artırabileceğini, toplumsal bağları zayıflatabileceğini ve bireylerin gerçek hayattaki ilişkilerinde sorunlar yaşamasına neden olabileceğinin de altını çizdi.
"Ayrıca dijital platformlardan alınan yanıtlar her zaman doğru ya da etik olmayabilir. Örneğin, bazı uygulamalar (Grok gibi) zaman zaman etik sınırları aşan, uygunsuz veya yanlış bilgiler verebiliyor. Geçmişte, bazı yapay zekâ uygulamalarının kullanıcıya intihar yöntemleri hakkında bilgi verdiği, tehlikeli diyetler önerdiği veya şiddet içerikli konuşmalara izin verdiği görüldü. Bu tür örnekler, dijital platformların denetimsiz ve kontrolsüz bilgi sunmasının ne kadar riskli olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle gençler ve savunmasız bireyler, bu tür yanlış yönlendirmelerden daha fazla etkilenebiliyor." - Psikiyatri Uzmanı Dr. Şahut Duran
'KİŞİYE ÖZEL ÖNERİLERDE BULUNMASI BÜYÜK AVANTAJ'
Dijital platformların duygusuz ve tarafsız olmasının, bazı kişiler için daha güvenilir gibi algılanabileceğini ileten Dr. Duran, "Ancak insan ilişkilerinde duygular, empati ve deneyim çok önemli. Bir uzmanın, danışanın duygusal durumunu anlaması ve ona göre yaklaşım sergilemesi, kişiye özel önerilerde bulunması büyük bir avantajdır. Duygusuzluk bazen güvenli gibi görünse de, insanın karmaşık yapısı ve ihtiyaçları düşünüldüğünde bu yaklaşım çoğu zaman yetersiz kalır" dedi.