Sıla 'Meşk' EP'siyle 'hikâye'yi derinleştiriyor

Sıla'nın 'Acı'yla başlayan EP yolculuğu 'Meşk'le devam ediyor... EP'lerle bir hikâyeyi tümevardıran Sıla, 'Meşk'te hem acıyı kabulleniyor hem de hikâyeyi daha iyi anlayabilmemiz için daha somut ipuçları veriyor...

Sıla 'Meşk' EP'siyle 'hikâye'yi derinleştiriyor

EP'lerle bir hikâye anlatmak

EP'lerle bir hikâye anlatmak

Sıla için geçtiğimiz yıl bir hayli sarsıcı geçti. Bizler için de şaşırtıcıydı bütün bu yaşananlar. "Bir albüm yapmalı ve derhal müziğe dönmeli" diye düşünürken en alevli dönemde 'Acı' EP'siyle karşılaştık.

Müzik kariyerine albümlerle devam eden "Sıla'nın bu EP'si aslında bir hikâye anlatacak, peş peşe birkaç EP daha gelecek ve ortaya bir albüm çıkacak" denildiğinde derin bir nefes çektik.

Sıla'nın en zorlu zamanlarında müziğe tutunduğunu duymak, görmek onun iyi olduğunu görmeyi bekleyen herkesi mutlu etti.

"Bu 'Acı' hepimizin..."

"Bu 'Acı' hepimizin..."

'Acı'yı 11 dakikalık bir videoyla duyurdu Sıla. Videodaki "Yalnız değilim, ekibim benimle, bu acı hepimizin" vurgusu yapan Sıla, sanılanın aksine daha da güçleneceğini, müziğe daha da bağlanacağını müjdelemişti bizlere.

'Acı' EP'sini dinledikten sonra ise kafalar hafif karıştı. Hem 'Sabır' hem de 'Medet', önceki Sıla hit'lerinin yanına yaklaşamayacak kadar 'fazla uysal'dı.

'Acı' canımızı o kadar yakmadı

'Acı' canımızı o kadar yakmadı

'Sabır'da bir türlü kıyıya yanaşamama, tene değememe sıkıntısı vardı. 'Medet' ise Sıla'nın bir kafede sadece bize özel söylediği yepyeni bestesi gibiydi.

Eğer bir 'Acı' anlatılacaksa 'Sabır' ya da 'Medet' kağıt üstünde doğru seçimler olabilirdi. Ama değmesi, ele avuca sığamadılar bir türlü. Dillere pelesenk olamadılar, tık üstüne tık kazanmadılar.



'Acı'ya 3-4 ay ileriden, yani 'şimdi'den bakınca "Hikâyeye daha can alıcı yaklaşabilirmiş" diyorum açıkçası. 'Acı'nın kırılganlığıyla yeterli empati kuramadık. Eksik kaldı bir şeyler.

Belki şarkıları sevemedik, belki zamanlama yanlıştı belki de fazla 'doğru' bulduk 'Acı'yı. Halbuki ıskalanmaması gereken bir hikâyenin ilk etabıydı o EP...

'Meşk'i anlamak daha kolay

'Meşk'i anlamak daha kolay

Bu hikâyeyi daha da iyi anlayabilmemiz için ikinci EP'nin çok daha anlaşılır, çok daha can alıcı olması gerekiyordu. Şanslıyız, çünkü 'Meşk' üzerine binen sorumlulukla iyi başa çıkmamış, üstüne düşen görevi hakkıyla yerine getirmiş.

Daha anlaşılır, daha detaylı, daha samimi bir EP var bu kez karşımızda.

Bizlerle paylaşmak istediği 'hikâye'yi derinleştirmiş, zenginleştirmiş Sıla. 'Acı'daki 'kuru'luk yerini 'solgun ya da canlı' renklere bırakmış. 'Haytalar Dükkanı' ve 'Zeybek' hem samimi, hem de 'Medet'e göre çok daha eşlik edilebilir, kalpleri fethedebilir şarkılar.

'Karanfil', 'Sabır'a tur bindiriyor

'Karanfil', 'Sabır'a tur bindiriyor

EP'yi tanıtacak şarkı olan 'Karanfil'in, 'Sabır'dan fersah fersah ilerde bir şarkı olduğu çok net ortada. "Hiç olmazsa yılda bir gün an beni, al bir karanfil tak" sözleriyle güzel bir slogan bulunmuş. Bu sözlerin üzerine gelen melodi ise şarkının başarısını tescillemiş.

'Karanfil'den bir 'Yan Benimle' ya da 'İnşallah' çıkar mı, sanmıyorum. Ama zaten 'Karanfil', başka bir klasmanda. Derdi, ablaları 'Acısa da Öldürmez' ya da 'Sevişmeden Uyumayalım' olmak değil. 'Karanfil' bir kedi. Ve hiçbir zaman bir aslana dönüşme niyetinde değil.

Finlandiyalı Chisu'nun 'Momentum'u gibi

Finlandiyalı Chisu'nun 'Momentum'u gibi

Sıla'nın derdi EP'ler ile bir hikâye anlatmak... Gücünü 'hit şarkı'dan alan bir proje yerine bütünlüklü, dengeli bir iş ortaya koyma, gol değil bir hikâye anlatma peşinde. Sıla'nın bu projesinin bir benzerini Finlandiyalı şarkıcı Chisu da yaptı bu yıl...

Chisu, Mart 2019'da 'Momentum 1', Nisan 2019'da 'Momentum 2', Mayıs 2019'da ise 'Momentum 3'ü yayınladı. Her biri 3'er şarkıdan oluşan bu 3 EP, finalde 'MOMENTUM 123' olarak birleşti.

Yani tam da Sıla'nın bizlere duyurduğu projenin kız kardeşi gibi, değil mi?

Chisu ve Sıla aslında ruh kardeşi

Chisu ve Sıla aslında ruh kardeşi

Hemen konuyu "Sıla kopya mı çekti?"lere çekiştirmek isteyeceksiniz şimdi. Sakin olun ey şampiyonlar... Sıla-Chisu kardeşliği sadece 'Ruhların kardeşliği'yle açıklanabilir.

Chisu ve Sıla'nın müzik kariyerleri arasındaki ezelden beri benzerlik var zaten. Kafalar, stratejiler hep ortak. Ben artık onların aynı insan olduklarını dahi düşünüyorum. İkisi de yerelden besleniyor ancak bir şekilde yürüdükleri yolun ortaklığı, kafa yapılarının denkliğiyle benzer kapılara çıkıyorlar.

Demek istediğim, Sıla'nın müzik kariyerine verdiği önem, müziğe yaklaşımının dünya standartlarında olması. 

Şarkıların adı küçük harfle başlıyor

Şarkıların adı küçük harfle başlıyor

"Albüm artık satmıyor, single ya da EP'ler çok mantıklı" kafasında değil Sıla. Bir 'konsept' derdinde. Üstelik de yoğun ve yıpratıcı geçen günlerde bu konseptin girişini yaptı. 'Meşk'le de devam ediyor.

'Meşk'teki şarkıların adının dijital müzik platformlarında küçük harfle başlaması bile onun detaycılığını, 'müzik derdi'ni, niyetini kanıtlıyor.

Dijitalde 'Zeybek' şarkısının adının 'zeybek' olarak yazılması bile "Ben bir cümle kuruyorum, ikinci EP'deki şarkıların baş harfleri küçük olmalı" demek aslında. O şapkaları çıkartalım artık Sıla'ya bence...

Kalıcılığının müjdecisi

Kalıcılığının müjdecisi

Müziğe sarıldı, vizyonunu ortaya koydu ve bizlere bir 'fikir'le geldi. Şiir kitabının üzerine müziğini de biraz daha 'edebi'leştirmesi de -kelime oyunu yapalım hadi- onun 'ebedi'liğini, kalıcılığını müjdeliyor.

"Sıla, geleceğin Sezen Aksu'su mu?", "Amaaan, Sıla da iyice magazinselleşti" gibi laflar o kadar boş ve yüzeysel ki...

Evet, Sıla her daim başarılı olacak diye bir kaide yok. Besteleri birbirini tekrarlayabilir, TDK'ya bağlayıp her şarkısına afilli bir isim bulabilir... E bu da onun stili. Mesele zaten 'stil' sahibi olmak, değil mi?

Unutmayın, Sıla'ya hiçbir şey olmaz...

Unutmayın, Sıla'ya hiçbir şey olmaz...

Sıla bir müzisyen. Dönem dönem magazinselleşebilir ama müzisyen olduğu için, ürettiği için her zaman 'yırtar', etrafına örülen kağıt duvarlar arasından gökyüzüne uçar... Küllerinden doğar. Sonra bir bakarız, "Yahu ne külü, o hep yanıyor da biz göremememişiz" deriz.

Unutmayın, müzisyen olması sayesinde Sıla'ya hiçbir şey olmaz... Bu önemli kuralı unutursak bile 'Karanfil' şarkısındaki gibi 'hiç olmazsa yılda bir gün' hatırlamalıyız. Ki zaten biz bir şey yapmadan Sıla bize 'devam ederek' hatırlatacak bile...

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak