Geri Dön

AYDINLAR BİTİRECEK

Adalet Bakanlığı ile mahkumlar arasında arabulucu olması kararlaştırılan Oral Çalışlar, Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Can Dündar ve Yaşar Kemal dün Bayrampaşa Cezaevi’ndeydi

AYDINLAR BİTİRECEK

AYDINLAR BİTİRECEK

Adalet Bakanlığı ile mahkumlar arasında arabulucu olması kararlaştırılan Oral Çalışlar, Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Can Dündar ve Yaşar Kemal dün Bayrampaşa Cezaevi’ndeydi

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU - SALİHA ÇOLAK Ankara ŞÜKRAN ÖZÇAKMAK İstanbul

Hükümet, F tipi cezaevlerinin kaldırılması amacıyla başlatılan açlık grevleri ve ölüm oruçlarının bitirilmesi için milletvekili ve aydınları devreye soktu. Arabulucuların ilk gün temaslarından sonuç alınamaması durumunda, bugün cezaevlerinde çeşitli örgütlere üye 500 mahkumun da süresiz açlık grevine başlayacağı kaydedildi.
Türkiye’nin hemen hemen tüm cezaevlerine yayılan ölüm orucu ve süresiz açlık grevlerinde 52. güne girilirken, çözüm yolunda ilk somut adım atıldı. TBMM’de önceki gece gerçekleştirilen liderler zirvesi sonucunda, Oral Çalışlar, Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Can Dündar ve Yaşar Kemal’in, ölüm orucundaki tutuklu ve hükümlülerle, Adalet Bakanlığı arasında arabulucu olması kararlaştırıldı.

Vekiller de orada
Aydınlarla birlikte TBMM İnsan Hakları İnceleme Alt Komisyonu üyeleri DYP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, FP Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, DSP Muğla Milletvekili Tunay Dikmen ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ferzan Çitici’nin de cezaevinde oldukları öğrenildi. Mahkumların ise ölüm oruçlarının bitirilmesi için, arabuluculara, "F tipi cezaevlerinin, 10 veya 12 kişilik koğuşlardan oluşan yeni bir modele dönüştürülmesi" ve "koğuşlar arasındaki kapıların açık tutulması" başta olmak üzere çeşitli talepleri gündeme getirdikleri bildirildi.

Aydınların "cezaevi ekibi"
Aydınlar dün cezaevine girmeden önce kısa bir basın açıklaması yaptı. Müdahalede geç kalındığını söyleyen Kemal, "Ölüm oruçlarının bitmesini istiyoruz. Onları dinleyeceğiz. Tabii bizim de bazı önerilerimiz var. Her seferinde aydınlar devreye girmek zorunda kalıyor. 1996’da da devreye girmek zorunda kalmıştık. Bu kez biz olmadan anlaşmazlık çözülsün istedik. Karışmak istemedik ama kendimizi olayın içinde bulduk. Ölüm sınırına çok yaklaşıldı" dedi.

Bir günde 500 kişi
TKP - ML, DHKP - C ve TKİP’li mahkumların başlattığı ölüm orucu ve açlık grevlerine, PKK’nın da 8 bin mahkumla destek vermesinin ardından, bugün TKP - ML, MLKP, TİKB, Devrimci Yol, TKP - Kıvılcım, MLSBP, Direniş Hareketi örgütlerinin de dönüşüm olmaksızın süresiz açlık grevine gireceği kaydedildi. Yaklaşık 500 mahkumun katılması beklenen süresiz, dönüşümsüz açlık grevlerinin, taleplerin kabul edileceği tarihe kadar süreceği belirtildi.

4 yıl sonra tarih tekerrür ediyor
Tarih Temmuz 1996... Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli, Orhan Pamuk cezaevlerinde 66. gününü dolduran açlık grevlerinin bir an önce sona erdirilmesi talebiyle Adalet Bakanlığı’nın gerekli çalışmayı yapmasını istiyor. Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan’ı cihad ilan etmekle suçlayan Kemal, "Cihada hapishaneden başlamış. İnşallah sonu gelmez. Bu cihada karşı koyacağız" diyor. Tarih Aralık 2000... Türkiye’nin tüm cezaevlerine yayılan ölüm orucu ve süresiz açlık grevlerinde 52. güne girilirken Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli ve Orhan Pamuk yine devrede... Fotoğraf: Yurttaş Tümer

Ecevit: Görev ailelere düşüyor
ANKARA Milliyet
Başbakan Bülent Ecevit, F tipini protesto etmek için açlık grevi ve ölüm orucu başlatan mahkum, aile ve sanatçıları eylemlerini sona erdirmeye çağırdı. Ecevit, "En uygar ve demokratik ülkelerdeki yapılanmalar ve düzenlemeler ülkemizde de geçerli olacaktır. Ona rağmen cezaevlerindeki bazı teröristler, etkileri altına aldıkları gençleri ölüm orucuna sürükleyerek F Tipi’ne geçişi engellemeye uğraşmaktadır" diye konuştu. TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyelerinin "bu faciayı" önlemek için devreye girdiğini söyleyen Ecevit, önceki gece komisyon üyesi bazı milletvekilleriyle görüştüğünü belirtti.
Ecevit, vekillerin getirecekleri bilgi ve önerileri gereği gibi değerlendireceklerini ifade ederek, "Şunu da hatırlatmak isterim ki, F tipine hemen geçilecek değildir. Bu konudaki hazırlıklar daha bir süre devam edecektir. Bu süre içinde gerçekler daha iyi anlaşılabilecektir" dedi. Cezaevlerinde sürdürülen ölüm oruçlarının sona erdirilmesi için hükümetin ne yapmayı düşündüğünün sorulması üzerine Ecevit, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirtti.

Aftan memnun
Ecevit, TBMM’de önceki gece kabul edilen şartla salıverilme yasasının, aslında af değil, yoldan çıkanlara bir şans tanınması olduğunu ifade ederek, "Bu olanaktan yararlananlar yeniden suç işlerlerse, bedelini ağır şekilde ödeyeceklerdir" diye konuştu.

Ölümün kapısına dayandılar
Ölüm orucundaki 203 mahkumun durumu da gün geçtikçe ağırlaşıyor. Eyleme katılan 20 mahkumda hafıza kaybı görülürken, 9 mahkumun durumu hala kritik. Aşırı kilo kaybı olan mahkumların isimleri ve durumları şöyle:
• Sinan Eren: Böbreklerde ağrı, göz kararması, aşırı kilo kaybı, vücut ısısında düşme, uyku bozukluğu, uyuşma.
• Suat Karabulut: Bulanık görme, göz bebeklerinde titreme, mide ağrısı, halsizlik, gaz sıkışması, uyku bozukluğu.
• Burhan Kardaş: Tuz ve şeker alamama, aşırı kilo kaybı, ağız içinde yara, ayakta ödem, uyuşma, vücut ısısında düşme, kusma, eklem ağrıları, uyku bozuklukları.
• Sevgi Erdoğan: Tansiyon düşüklüğü, baş ağrısı, midede yanma ve kaynama, dizde ağrı.
• Ayşe Eren: 35 kiloya kadar düşen Eren’in, sağlık durumunun önceki güne göre daha iyi olduğu öğrenildi.
• Gönül Aslan: Aşırı kilo kaybı, vücut ısısında düşüş, gözlerde rahatsızlık, mide, bel, sol diz ve baş ağrısı, unutkanlık.
• Murat Çoban: Tansiyon ve nabız düşüklüğü, baş ağrısı, dilde paslanma, mide bulantısı, dizlerde kilitlenme, gaz sıkışması.
• İlhan Demirel: tansiyon düşüklüğü, dilde paslanma, mide bulantısı ve kusma, baş ağrısı, gaz sıkışması.
• Barış Kaya: Tansiyon düşüklüğü, kilo kaybı, üşüme, baş ağrısı, gözde kararma, dilde paslanma, dizlerde ağrı, ishal, kas tutulmaları.

ANAP’lı Baş: Ölüme kayıtsız kalınmaz
ANKARA Milliyet
ANAP Genel Sekreteri Abdülkadir Baş, cezaevlerindeki "ölüm oruçlarının" sona erdirilmesi için yapılan girişmeleri desteklediklerini bildirdi. Baş, cezaevlerinin bir an önce modern, devlete yakışır şekilde düzenlenmesi gerektiğini dile getirerek, cezaevlerinin "koğuş ağalarının", "çete başlarının" ve "örgüt liderlerinin" hegemonyasından acilen arındırılması gerektiğine dikkati çekti. Baş, şöyle dedi: "Gelinen noktada, konunun istismarına meydan verilmemesinin üzerinde durulmalı ve eylemi yürütenler için hayati tehlikenin önlenmesi bakımından da gereken tedbirler alınmalıdır."

F tipi cezaevleri 12 Eylül ürünü
ANKARA Milliyet
Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) Başkanı Nevzat Helvacı, F tipi cezaevlerinin demokratik olmayan baskıcı bir dönemi ve yönelimi yoğunlaştırarak sürdürmenin yeni tipte araçları olduğunu savundu. İlhan Selçuk, Halit Çelenk, Sadun Aren, Muzaffer İlhan Erdost ve Vahap Erdoğdu adına ortak bir açıklama yapan Helvacı, "F tipi cezaevleri Terörle Mücadele Yasası’nın, Terörle Mücadele Yasası 12 Eylül’ün; 12 Eylül 24 Ocak kararlarının ürünüdür" dedi. Helvacı, ölüm orucuna yatanların düşünceleri ve yöntemleri beğenilmese de konuya acil çözüm üretilmesi gerektiğini söyledi.

Kocaeli’de F tipi için geçici kabul
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde inşaatı devam eden F tipi iki cezaevinden birinin, tamamlanarak geçici kabulü yapıldı.
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Kasırga, Adalet Bakanlığı’nca, Kandıra’da yaptırılmakta olan cezaevlerinden birinin hizmete hazır hale getirildiğini söyledi. Geçici kabulü yapılan cezaevinin yapımına 1.5 yıl önce başlandığını ifade eden Kasırga, 363 kişi kapasiteli cezaevinin, teknik yapı, inşaat, iç donanımı, güvenlik sistemleri ve karakoluyla hizmete uygun olduğunu kaydetti.
Cezaevine ilk aşamada bir müdür, iki müdür yardımcısı ve 10 başgardiyan atandığını anlatan Kasırga, "Ataması yapılan personelin eğitimi devam ediyor. Ancak, iki cezaevi için 100’ün üzerinde personele daha ihtiyaç var" dedi.



SİYASET
















Fransa'dan getirilip, karantinaya alınan TIR şoförü konuştu!Fransa’dan Kırıkkale'ye getirilen 144 kişi, corona virüs tedbirleri kapsamında, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdunda karantinada kalmaya devam ediyor. Yurt misafirlerinden TIR şoförü Taner Öztan, "Fransa'da gerçekten çok zor günler geçirdik. Ekmek, su, market, her şey sorundu. Ülkemiz cennet" dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber