Geri Dön
SiyasetBaşkanlık için yedi gerekçe

Başkanlık için yedi gerekçe

7 Haziran seçimleri için Erdoğan'ın görüşleri alınarak bizzat Davutoğlu tarafından kaleme alınan beyannamede Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının tekrar gözden geçirileceği ifade edildi Davutoğlu'nun açıkladığı seçim beyannamesinde başkanlık sistemi için 'denetlenemeyecek bir gücün oluşmayacağı' birkaç kez vurgulanıyor.avutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık kullandığı, “Kefenimizle yola çıktık” sözlerine benzer şekilde, “Sizlerin huzurunuza sadece bir genel başkan olarak değil, aynen sıradan bir nefer gibi beyaz kefenini giymiş Alparslan gibi çıkıyorum. Bundan sonra bu davanın bir neferi olarak huzurunuzdayım” dedi.

Başkanlık için yedi gerekçe

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından dün açıklanan Ak Parti'nin 350 sayfalık seçim beyannamesinde başkanlık sistemine "Demokratikleşme ve Yeni Anayasal Sistem" başlıklı bölümde üç sayfa ayrıldı.

Davutoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da görüşünü alarak bizzat kaleme aldığı bölümde Ak Parti'nin yeni anayasa çalışmalarında önerdiği modele kısa bir atıf yapılırken, sistemin nasıl işleyeceğine yönelik bir model önerisi ve açıklamasına yer verilmedi. Sistemin, parlamenter sisteme oranla Türkiye'ye daha uygun bir yönetim modeli olduğu ifade edildi.

Sisteme geçiş konusunda yedi gerekçe sıralanarak, "Yeni Anayasa ile seçimlerin istikrar üretebildiği, yasama ve yürütmenin müstakil olarak etkin olduğu, demokratik denge ve kontrol mekanizmalarının öngörüldüğü, toplumsal farklılıkların siyasal temsilinin sağlandığı, ademi merkeziyetçi bir idare sisteminin güçlendirildiği, karar alma süreçlerinin hızlandığı, her türlü vesayetin engellendiği yeni bir siyasal sisteme geçebiliriz" denildi.

Ademi merkeziyetçi idare sisteminin güçlendirilmesi konusunda çok tartışılan, çözüm sürecinde de sıkça vurgulanan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın çekince konulan paragraflarının gözden geçirilerek, mahalli idarelere yetki aktarılması vaadinde bulunuldu. Anayasa'daki vatandaşlık tanımının etnik unsur içermeyeceği vurgulanan beyannamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlarını eleştirdiği Anayasa Mahkemesi'ne 2010'da tanınan "bireysel başvuru" hakkının kaldırılabileceği mesajı verildi. Çözüm süreci ve Alevi açılımı ise sade "birer cümle" olarak yer aldı.

"Erdoğan'a şükran"

Davutoğlu bizzat kaleme aldığı "sunuş" bölümünde, farklı vesayet zincirlerinin halkalarının birer birer kırılarak zayıfladığını belirterek, bunun en önemli göstergesinin ilk defa doğrudan halkın iradesi ile seçilmiş bir Cumhurbaşkanının bulunması olduğunu söyledi. Davutoğlu "Cumhurbaşkanlığı makamı, Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmesi ile yepyeni bir anlam kazanmıştır. Demokrasimiz daha ileri bir aşamaya geçmiştir. 2023 vizyonumuz çerçevesinde her Türk vatandaşının hayal ettiği Türkiye ideali için atacağımız adımların ve yapacağımız atılımların yol haritasını ortaya koyuyoruz" dedi. Başbakan, Ak Parti tarihinde rekor uzunluktaki beyannameyi "inşa beyannamesi" olarak niteledi.

6 Bölümden oluştu

AK Parti'nin seçim vaatleri ve hedefleri beyannamede "Demokratikleşme ve Yeni Anayasal Sistem", "İnsani Kalkınma, Nitelikli Toplum", "İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi" "Bilim, teknolojik ve yenilikçi üretim", "Yaşanabilir şehirler, sürdürülebilir çevre", "Vizyoner ve Öncü Ülke" olmak üzere 6 ana başlık altında açıklandı. Ayrıca her bölümde bugüne kadar söz konusu alanlarda yapılan icraatlar, atılan adımlar anlatıldı. Beyannamede "Demokratikleşme ve Yeni Anayasal Sistem" başlığı altındaki bölüm de 66 sayfadan oluştu. Eşit vatandaşlık, yeni anayasa, seçim kanunları, siyasi partiler kanunu ve temel kanunların yeni anayasa çerçevesinde yenileneceği belirtilen bölümde "Yeni anayasa ile Türkiye’nin katılımcılığı ve çoğulculuğu esas alan ve etkili işleyen bir hükümet modeline kavuşmasını elzem görüyoruz. Bürokrasinin siyaset üzerinde vesayet kurmasını kurumsallaştırmak üzere kurgulanan mevcut sistem, parlamenter sistem olarak takdim edilse de, parlamenter sistemin asgari demokratik gereklerini karşılamaktan uzaktır. Bu sistem, siyasetin sorun çözme kapasitesini zaafa uğratarak Türkiye’yi on yıllarca koalisyon hükümetlerine mahkum etmiş, pek çok köklü siyasi ve ekonomik sorunun derinleşmesine yol açmıştır" denildi. Başkanlık sistemi vurgusu şu ifadelerle yer aldı:

Kriz üretme potansiyeli

"Doğrudan halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın siyasal sistem içindeki yetki ve görev paylaşımı, yeni bir düzenlemeyi zorunlu kılmaktadır. Son 8 yıl boyunca, Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasında uyumlu bir çalışma sağlanarak, mevcut sistemin kriz üretme potansiyeli kontrol altında tutulmuş ve eski dönemlerde rastlanan siyasi veya ekonomik krizlerin yaşanmasına izin verilmemiştir. Ancak mevcut sistem, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın farklı siyasi geleneklerden gelmeleri durumunda, kriz üretme potansiyelini taşımaya devam etmektedir.

'Başkanlıkla aşılır'

Ak Parti olarak, Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin oluşturduğu bu yeni durumun yol açabileceği muhtemel yönetim sorunlarının başkanlık sistemiyle aşılacağına inanıyoruz. Tartışmayı kişiselleştirmeden, siyasal geleneğimizdeki tecrübelerden de yararlanarak, yeni Türkiye vizyonumuza uygun bir sistem arayışını sürdürmek ve çözüm bulmak zorundayız.

Demokratik bir perspektifle yapılandırıldığında, parlamenter sistemle başkanlık sistemi arasında demokrasiye uyum açısından bir fark bulunmadığı kanaatindeyiz. Her iki sistemin de olumlu örneklerine rastlanabileceği gibi olumsuz örneklerine de rastlanabilir. Ancak bir yandan vesayetçi bir şekilde kurgulanarak demokratik doğasından koparılmış parlamenter sistemin yol açtığı siyasal istikrarsızlıklar, öte yandan Yeni Türkiye vizyonumuzun ihtiyaç duyduğu etkin ve dinamik yönetim dolayısıyla, başkanlık sisteminin daha uygun bir yönetim modeli olduğuna inanıyoruz.

Kontrol vurgusu

Yeni Anayasa ile seçimlerin istikrar üretebildiği, yasama ve yürütmenin müstakil olarak etkin olduğu, demokratik denge ve kontrol mekanizmalarının öngörüldüğü, toplumsal farklılıkların siyasal temsilinin sağlandığı, ademi merkeziyetçi bir idare sisteminin güçlendirildiği, karar alma süreçlerinin hızlandığı, her türlü vesayetin engellendiği yeni bir siyasal sisteme geçebiliriz."

Bakan Koca paylaştı! Candan Erçetin'den aşı çağrısıÜnlü sanatçı Candan Erçetin, Sağlık Bakanlığının koronavirüs aşısı için çektiği kamu spotunda yer aldı. Erçetin, "İhmal etmeyin, ertelemeyin ki yine birlikte şarkılar söyleyelim" dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler