Geri Dön

‘Bizim şeref meselemiz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında Charlie Hebdo’ya sert tepki gösterdi. Erdoğan, “Peygamber efendimize yapılan saldırılara samimiyetle karşı durmak bizim şeref meselemizdir” dedi

‘Bizim şeref meselemiz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce Hz. Muhammed’i konu eden karikatürlerinin ardından kendisine yönelik hakaret içerikli karikatürü kapak yapan Fransız Charlie Hebdo dergisine sert tepki gösterdi.

AK Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, özetle şunları söyledi:

HAREKÂT İÇİN MEŞRU SEBEBE SAHİBİZ: Önceki gün Amanoslar’dan ülkemize eylem için giren iki teröristin, güvenlik güçlerimizin dikkati ve feraseti sayesinde kısa sürede tespiti, büyük bir felâketin önüne geçmiştir. Etkisiz hale getirilen teröristlerin daha önce belirlenen bir grubun son üyeleri olduğu anlaşılmıştır. Kahraman güvenlik güçlerimizin her birinin alınlarından öpüyorum.

TEMİZLEMEYE YETER: Suriye’den ülkemize gelen DEAŞ mensuplarının eylem arayışlarının sürdüğünü de, yakaladığımız çok sayıdaki teröristten biliyoruz. Suriye topraklarına çöreklenen ama DEAŞ’la bizim kadar mücadelesi olmayan güçler artık bu orta oyununu bir kenara bırakmalıdır. Türkiye’nin gücü gerekiyorsa Suriye’yi tüm terör örgütlerinden temizlemeye yeterlidir ama biliyoruz ki Suriye üzerinde yapılan hesapların, ülke halkının yaşadığı zulmü sona erdirmekle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

KARİKATÜRE BAKMADIM: Peygamber efendimize saygısızlığın Avrupa’daki yöneticiler arasında adeta kanser gibi yayıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fransa’da peygamber efendimizle ilgili çıkan çirkin ve ahlâk yoksunu karikatürleri yayımlayan derginin, şimdi de kapaktan yayımladığı bir karikatürle şahsımı hedef aldığını duydum. Bu tür ahlâksız yayınlara ne yaptığını görmek amacıyla da olsa itibar etmeyi dahi zul kabul ettiğim için karikatüre bakmadım. Ben neyim ki? Benim sevgili peygamberime bu denli hakaret eden bu namussuzlarla ilgili benim herhangi bir şey söylememe de gerek yok. Üzüntüm ve öfkem, şahsıma yapılan iğrenç saldırıdan değil, aynı mecranın canımızdan aziz bildiğimiz peygamber efendimize yönelik terbiyesizliklerin kaynağı olması. Ve tabi hedefin şahsımız değil savunduğumuz değerlerimiz olduğunu biliyoruz. Ülkemizde de bunların uzantılarının olduğunu görüyoruz hatta bu parlamentonun çatısı altında olanları da biliyoruz. Böyle bir zamanda yek vücut olmak gerekirken hâlâ bunlar buralardan oy devşireceklerini zannediyor. Bu pazarda size yer yok.

TEPKİSİZ KALMAYIZ: Müslüman ve Türk düşmanlığını, iç politikalarındaki başarısızlıklarını örtmenin kılıfı olarak kullanmaya çalışanlardan o kirli ellerini mukaddes değerlerimizden çekmelerini istiyoruz. Peygamber efendimize yapılan saldırılara samimiyetle karşı durmak bizim şeref meselemizdir. Biz son nefesimizi verdiğimiz gün değil, asıl bu saldırılar karşısında sessiz, tepkisiz kaldığımız, mukabelede bulunmadığımız gün öldük demektir. Türk milleti inancına ve değerlerine yönelik hiçbir saldırı karşısında böyle cibiliyetsiz bir tavır asla takınmaz.

KATİLSİNİZ: Batı’ya sesleniyorum: Siz değil misiniz Ruanda’da yüzbinlerce, Cezayir’de milyonlarca insanı katleden? Afrika’ya elmas, fosfat, altın var diye giren ve oradaki insanları katleden? Siz katilsiniz katil. Bugün hâlâ aynı şeylerin arayışı içindesiniz ama kusura bakmayın. Lübnan’a gidiyorsun. Ne işin var senin Lübnan’da ya? Oraya güya istikamet vermeye gidiyor. Ne oldu, aradığını buldun mu? Kovdular seni kovdular. Tanındıkça bunlar her yerden kovulacak.

BATILI GÜÇLERİN OYUNU: Haçlı seferlerinden itibaren ne zamanki Avrupa üzerinden gelen fitne ve kin tohumları bu topraklara düşmeye başlamıştır, işte o vakit huzur bozulmuştur. Tehcir ve mübadele gibi hadiseler Batılı güçlerin topraklarımızda sahnedekileri oyunların acı sonuçlarıdır. Türkiye’de ibadete açık 435 kilise, sinagog ve havra bulunuyor ve bunlar devletimizin yedieminindedir. Ülkemizdeki hoşgörü anlayışı, Avrupa’daki gibi faşist suratların yüzlerine maske yaptıkları türden bir riyakârlık değil inancımızın köklerinden gelen samimi bir hissiyattır. Almanya’da Mevlana Camii’ne sabah namazında 100-150 kadar Alman polisinin girmesini bana Şansölye Merkel izah edemez. Ne yaptığına bakarım. Sadece görüşmek, konuşmak bunlar çıkar yol değil.

‘Bu işi beraber çözeriz’

PUTİN İLE NETİCELENDİRECEĞİZ: (Karabağ’ın işgali) Dün akşam Sayın Putin’le bir görüşmemiz oldu. Dedik ki, ‘Artık bu işe bir son verelim. İstersen bu işi birlikte çözeriz. Siz Paşinyan’la bu görüşmeleri yapın, ben İlham kardeşimle yapayım; ve bu işi tatlı bir yere bağlayalım. Ama bir şeye karar vermemiz lazım: Bu işi çözecek miyiz çözmeyecek miyiz. Biz samimiyiz; ben sizin de samimi olduğunuza inanıyorum’. Güzel bir görüşme oldu. Temennim o ki bunu neticelendireceğiz. Tabi kırmızı çizgilerimizi de söyledik. Bu kırmızı çizgilerimiz aşıldığında da kimse kusura bakmasın babamızın oğlu olsa gözümüz görmez.

MAAŞLA SAVAŞTIRIYOR: ‘Siz Ortadoğu’dan, Suriye’den Azerbaycan’a asker gönderiyorsunuz’ diyorlar. Ben de Sayın Başkana şunu söyledim: 2 bin civarında istihbari olarak tespit ettiğimiz PKK/YPG’lileri şu anda Ermenistan 600 dolar maaşla oraya alıyor. Orada savaşıyorlar. ‘Benim onlardan haberim yok’ dedi. ‘Ben şimdi size haber veriyorum’ dedim. Bunlar nereden geliyorlar? Suriye’den. Sayın Putin’in bu PKK/YPG’ye yüz vereceğine ihtimal vermiyorum. Ama bunu Paşinyan’a söylemesi lazım; aksi taktirde gereği yapılır..

YAKILACAK ÇANTA SİZDE ÇOK: Bay Kemal, eşimle ilgili bazı laflar etti. Sende zerre kadar yürek varsa benimle ilgili konuş; eşimle ilgili konuşma. Sen ne biçim siyasetçisin ya. Kalkarsın siyasetçiysen benimle, siyasetçi arkadaşlarımla ilgili konuşursun ama biliyorsun ki onlar seni paçavraya çevirir. Ha yakılacak çantalar arıyorsan sizde çok. Yanınızda beyaz Türkler çok. Onların yakacak çantaları da vardır.

‘Mukabil adımlar atarız’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nın ardından Meclis’te soruları yanıtladı. Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği’nin, vatandaşlarına Türkiye’ye seyahat uyarısı yaptığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Biz şu anda kendi büyükelçimize... Şu anda orayla ilgili hukuki bir süreç var. Buradaki ayağı var, oradaki ayağı var. Bu süreci başlatıyoruz. Fransa’nın seyahatlerle ilgili bir kararı varsa biz o kararı bir görürüz, gözden geçiririz. Bunlara karşı mukabil adımları da biz atarız. Türkiye bir kabile devleti değil, hele hele Macron gibilerin baktığı, tanıdığı bir devlet de değil” diye konuştu.

MHP’nin “askıda ekmek” kampanyasına muhalefetten eleştirilerin geldiğinin dile getirilmesi üzerine Erdoğan, “Her şeyi bizden öğrenmeyin. Türkiye’de böyle bir şey var mı? Bugün evine ekmek götüremeyen diye bir şey Türkiye’de var mı? Buna inanıyor musunuz? Bazı şeyleri siz kendiniz bir çözün. Var mı böyle bir şey? Elhamdülillah, bugün asgari ücretiyle, maaşıyla, her şeyiyle birçok ülkeyi geride bırakmış bir Türkiye var. Büyüme oranına bakıyorsun, şu anda dünyada hamdolsun en iyi noktada olan bir ülkeyiz. IMF’in, OECD’nin ölçeklerine bakıyorsun, en iyi konumda olan ülke konumundayız ama bunlar hesap kitap bilmiyor” değerlendirmesinde bulundu.

İki belediye başkanı  AK Parti’ye katıldı

Grup toplantısının ardından Tekirdağ Marmaraereğlisi’nin DSP’li Belediye Başkanı Hikmet Ata ve Kırklareli Evrensekiz’in CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Nalbant AK Parti’ye katıldı.

Meğer Türkçe biliyormuş...Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nda maske ve mesafe denetimi yapıldı. Uyarılara rağmen maskesini düzgün takmayan ve Türkçe bilmediğini söyleyen yabancı uyruklu bir yolcu maske cezası yedikten sonra Türkçe konuşmaya başladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber