Geri Dön

CHP’de Yıldırım için iki farklı görüş

CHP’de Binali Yıldırım’ın TBMM Başkanlığı görevinden istifa etmeden AK Parti’nin İstanbul adayı olarak ilan edilmesiyle ilgili nasıl bir tavır alınacağı konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor.

CHP’de Yıldırım için iki farklı görüş

CHP’nin yönetim kademesi, Meclis çalışmalarının devam edeceği yaklaşık 1.5 aylık süre içinde, Binali Yıldırım’ın durumu ile ilgili nasıl bir tavır alınacağı konusunu netleştirmeye çalışıyor.

‘Mağduriyet algısı’

Bir kesim Yıldırım’ın durumunun gündemde tutulması ve yapılacak açıklamalarla istifaya çağrılması görüşünde ısrar ediyor. Bu kesim, Yıldırım’ın görevinden istifa etmeyerek Anayasa’yı ihlal ettiğini, kampanya dönemi boyunca Meclis Başkanlığı makamının imkanlarından yararlanacağını, bunun seçmene anlatılması gerektiğini vurguluyor. Bu görüşte olan yöneticiler, 1.5 aylık süre boyunca Yıldırım’ın Meclis Başkanı olarak “tanınmamasını” ve gerekirse “protesto” edilmesini öneriyor. Bu yaklaşımın doğru olmayacağı görüşünde olan diğer kesim ise, “Kampanya döneminde bu durumun üzerine gitmek iktidar açısından bir ‘mağduriyet’ algısına yol açar. Her şey zaten açık seçik ortada. Bırakalım bu konuyu İstanbul seçmeni takdir etsin. İstifa tartışmasını büyüterek, İstanbul seçimleri için bir fayda sağlayamayız” görüşünü dile getiriyor.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in, “Binali Yıldırım’ın durumu için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) gidileceği” yönündeki açıklaması da parti içinde tartışma yarattı. CHP kaynakları, Emir’in açıklamasının, “parti kararı” olmadığını ve bu konuda AYM’ye bir başvuru yapılmayacağını bildirdi.

Yıldırım’ın durumu hakkında nasıl bir politika izleneceğinin, bugünkü MYK toplantısında ele alınması bekleniyor.

Hukuka aykırılığa son verilmeli

Ankara Barosu, TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın, görevinden istifa etmeden yerel seçim için AK Parti’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu kaydetti. Ankara Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, Anayasa’nın 94’üncü maddesinde yer alan “TBMM Başkanı, başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar, oy kullanamazlar” hükmü hatırlatıldı. Meclis Başkanı’nın, hem Meclis’in hem de her bir Meclis üyesinin hakkını başta yürütme organı olmak üzere herkese karşı eşit ve tarafsız savunmakla yükümlü olduğu belirtilen açıklama, şöyle sürdürüldü:

“Bir parti adına yürütme görevi yapmak üzere aday olan kişinin, propaganda süreci boyunca adaylığın niteliği gereği diğer partilerle bir rekabet içinde bulunması gerekeceği için bu tarafsızlığı koruyamayacağı açıktır. Bu koşullar altında belediye başkan adaylığı ile TBMM Başkanlığının aynı kişide toplanmasının Anayasa’nın hem sözüne hem de ruhuna aykırı olacaktır. Anayasaya aykırı bu durumun ortadan kaldırılması için Sayın Meclis Başkanı’nı, ‘Meclis Başkanlığı’ sıfatını bırakmaya ve hukuka aykırılığa son vermeye davet ediyoruz.” DHA

Organize suç örgütü operasyonunda yakalanan 41 kişiden 11'i tutuklandıKaraman'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda organize suç örgütü üyesi oldukları iddiasıyla yakalanan 41 şüpheliden 11'i tutuklandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber