Geri Dön
SiyasetErdoğan'dan Putin'e yanıt geldi...

Erdoğan'dan Putin'e yanıt geldi...

Erdoğan, Fransız FRANCE 24 televizyon kanalına, gündemdeki gelişmelerle ilgili mülakat verdi. Erdoğan, Putin'in IŞİD petrolü iddiası için şöyle konuştu: "Çok ayıp. Bunu Rusya yetkililerin söylememesi gerekirdi. Bizim asla terör örgütleriyle böyle bir alım satımımız yoktur. Bunu ispat etmeleri gerekir. İspat ettikleri an Tayyip Erdoğan böyle bir görevin başında bulunmaz. Ama bu iftirayı atanlar, acaba o yerlerini bırakabilirler mi? Biz namusumuzla yaşıyoruz. Namusumuzla yaşamaya da devam edeceğiz. Bakın ben size sadece şunu söyleyeyim. Biz 2014'te 79 milyon litre kaçak petrol yakaladık. Bu kaçak petroller yakalandığı zaman gümrük ticaret bunları alır imha eder"

Erdoğan'dan Putin'e yanıt geldi...

BİR SAVAŞ SEBEBİ SAYMAK MÜMKÜN DEĞİL
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından Rusya ile Türkiye arasında bir savaş tehlikesi olup olmadığının sorulması üzerine, olay sırasında aidiyeti belli olmayan bir uçağın Suriye içinden Türkiye sınırlarına doğru geldiğine dikkati çekti. Bu uçağın 5 dakika içinde 10 kez uyarıldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün bu uyarılara rağmen bu uçuş bizim sınırlarımıza doğru devam ediyor. Sınırlarımızdan içeri girdikten sonra oradaki F-16 uçaklarımız bu aidiyeti belli olmayan uçaklara doğru yöneliyorlar. Burada 1. sıradaki uçak, o tekrar Suriye'ye dönüyor. Neden sonra? F-16 uçaklarımızı gördükten sonra. Ama ikincisi dönmüyor. Bunun üzerine otomatik olarak angajman kuralları gereği burada F-16 uçaklarımız ateş ediyorlar. Olayın aslı budur. Bunu bir savaş sebebi olarak saymak mümkün değil.
DAHA ÖNCE DEFALARCA UYARDIK
Bu tüm ulusların uluslararası camiada angajman kurallarının otomatik işlemesinin neticesidir. Bundan önce 3-4 Ekim tarihlerinde de benzer olaylar yaşandığını belirten Erdoğan, o zaman buna karşı çok daha farklı bir tavır takındıklarına işaret ederek, şunları kaydetti: "Kendilerini telefonla aradım. Dışişleri Bakanımız aynı şekilde aradı. 'Bakın bu olanlar doğru şeyler değil, bu konuda angajman kurallarını bir gün silahlı kuvvetlerin mensupları da işletiverir ve burada sıkıntıya düşeriz.' Bundan daha önce Karadeniz'de benzer bir şey oldu. O zaman da yine hava sahası ihlali 15 dakika sürdü. Burada da yine maalesef bunları konuştuk. Fakat biz bu telefon görüşmelerimize rağmen G20'de başa baş bu konuyu ele aldık, konuştuk. 'Bunu yapmayın. Bu bizim için yarın bir başka sıkıntı nedeni olabilir. Çünkü pilot bir yerde görevini yapacak. Angajman kuralı nedir, bunu bildiği için, otomatik olarak bu angajman kuralını işlettiği zaman, bunun için yeni bir emre de gerek de yok. Bunun gereği nedir? Ha benim görevim bu.' Ülkemizin sınırlarını ihlal eden olduğu zaman ona karşı hemen görevini ifa etmesidir."
YENİ İHLALLER OLMAMALI
"Eğer gelen uçağın bir Rus uçağı olduğunu bilseydiniz Türkiye'nin cevabı farklı mı olurdu? Eğer bir Rus uçağı bir kez daha Türk hava sahasını ihlal ederse yine indirilir mi?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti: "Bir Rus uçağı olduğu belli olmuş olsaydı belki uyarıların türü farklı olabilirdi. Bu uyarılar çok daha farklı bir zeminde ulaştırılarak, farklı yerler devreye sokulmak suretiyle bu hava sahası ihlalinin önü kesilebilirdi. Ama bu konuda hassasiyetin devam etmesinde fayda var. Yani bu tür ihlallerin olmaması gerekir. Aynı şeyi Rusya için düşünelim. Herhangi bir ülke Rusya'nın acaba hava sahasını ihlal ettiği zaman, 'Hoşgeldin' der mi? Demez.
RUS UÇAĞI OLDUĞU BELLİ OLSAYDI
Türkiye'nin Suriye'yle 911 kilometrelik kara sınırı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, hava sahasının da bu ölçüde geniş olduğuna işaret etti. Bütün bu alandaki uçakların Suriye rejiminin uçağı olabileceği gibi, rejime destek vermeye gitmiş olan aidiyeti belli olmayan uçaklar da olabileceğini ifade eden Erdoğan, "Nitekim burada da böyle bir durum oldu" dedi.
GERİLİM İSTEMİYORUZ
Rusya ile gerilim istemediklerinin altını çizen Erdoğan, "Zira bizim Rusya'yla şu anda üst düzeyli istişari konseyimiz var. Bizim ekonomik ilişkilerimiz gayet ileri bir konumda. Böyle bir konumda olan ülkeyle biz böyle bir şeyin içerisine girebilir miyiz?
BÖYLE BİR ŞEYİN OLMASINI ASLA İSTEMEZDİK
Böyle bir şeyin olmasını asla arzu etmezdik. Ama maalesef bu böyle bir konuma gelmiş bulundu" diye konuştu. "Eğer gelen uçağın bir Rus uçağı olduğunu bilseydiniz Türkiye'nin cevabı farklı mı olurdu? Eğer bir Rus uçağı bir kez daha Türk hava sahasını ihlal ederse yine indirilir mi?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti: "Bir Rus uçağı olduğu belli olmuş olsaydı belki uyarıların türü farklı olabilirdi. Bu uyarılar çok daha farklı bir zeminde ulaştırılarak, farklı yerler devreye sokulmak suretiyle bu hava sahası ihlalinin önü kesilebilirdi. Ama bu konuda hassasiyetin devam etmesinde fayda var. Yani bu tür ihlallerin olmaması gerekir. Aynı şeyi Rusya için düşünelim. Herhangi bir ülke Rusya'nın acaba hava sahasını ihlal ettiği zaman, 'Hoşgeldin' der mi? Demez. Uyarılarını yapar. Uyarılara uyulduğu takdirde ne ala, uyulmadığı takdirde onlar da gereğini yapar."
ELİMDE NET DELİLLER, BELGELER VAR

Türkiye'nin elinde olayla ilgili net bilgiler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "Benim şu anda ülke olarak elimde belgeler, deliller, her şey var. Bunlar ortada. Bu deliller, belgeler ortada olduktan sonra, bunlara rağmen Rusya ne düşünüyor? Ben bunu görmek isterim. Benim radar üssümdeki tespitler var. Acaba bu radar tespitleri Sayın Putin'de var mı? Veya onun ilgili birimlerinde var mı? Bütün bu 5 dakika içindeki 10 uyarı ile ilgili konuşmalar var. Ve bunları biz şu anda televizyonlarımızdan yayınlıyoruz.

BUNLARI BİLMELERİ LAZIM

Onların bunları bilmesi duyması lazım. Bu konuyla ilgili olarak bütün bunlardan sonra, 'Söylenenler yalandır' ifadelerini kabul etmemiz mümkün değil. Çünkü ben radar merkezlerinden bana gelen bilgiye bakarım ve radar üssündeki bütün dinlemelere ve bütün uyarılara bakarım. Şu anda da müttefiklerimizin bu konuyla ilgili bilgileri bizim bilgilerimizle örtüşüyor, başta NATO olmak üzere."

BEN ÜLKEMDE MÜSAADE ETMEM

Olaydan sonra Putin'in "Üzgünüz" demesi ve elini uzatması halinde Türkiye'nin hala Rusya ile işbirliğine devam edip etmeyeceği sorusu üzerine Erdoğan, Türkiye'nin Rusya'yla işbirliği halinde olduğunu, olayı bir gerilim sebebi olarak görmediklerini belirterek, şunları kaydetti: "Tabii ki tokalaşmamız lazım, tabii ki yolumuza yine beraber devam etmemiz lazım. Birilerini tatmin etmenin gayreti içerisinde olmaya gerek yok. Zaten böyle zamanlarda tahrik unsurları ortaya çıkar. Burada da birçok tahrik unsuru var. Örneğin büyükelçiliğimizi gelip taşlayanlar, yumurta atanlar, domates atanlar falan. Bunların hepsinin yaptığı işler çok çok duygusaldır ve yanlıştır. Benzer şeyler benim ülkemde de olabilir ama ben, benim ülkemde buna asla müsaade etmem ve anında güvenlik güçlerimi oraya gönderirim. Orada, o yakın mahalde, böyle bir eylemi yapmalarına müsaade etmem. Niye? Çünkü bütün büyükelçilikler vesaire, bunların hepsi bizim güvencemiz altındadır. Onları korumakla mükellefiz. Eğer onları korumuyorsak bu da uluslararası bir diplomasi hatasıdır.

TÜRKİYE'YE SAYGISIZLIK

Rusya'nın Türkiye'yi kaçak petrol satma konusunda DAEŞ'e yardım etmekle suçlamasına ilişkin soru üzerine Erdoğan, "Bundan dolayı çok üzgünüm. Onu açıkça söyleyeyim. Bir defa, bu ifadeyi kullananlar öncelikle bunu ispat etmeye mecburdur. Eğer bunu ispat edemezse bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı çok büyük bir saygısızlıktır. Bunu yapanlar müfteridir. İftira atıyorlar. Bir defa bizim birinci derecede petrol ve doğal gaz alımı yaptığımız ülke Rusya'dır. Bunu kendileri biliyor. İkinci derecede biz İran'dan doğal gaz ve petrol alırız. Üçüncü derecede Azerbaycan, dördüncü sırada Kuzey Irak, beşinci sırada Cezayir ve Katar'dan doğal gaz ve LNG alımı yapıyoruz" diye konuştu.

RUSYA'DAN BAZI FİRMALAR DAEŞ'LE ORTAK OLARAK...

Rusya'dan bazı firmaların DAEŞ'le ortak olarak Suriye rejimine petrol satışı yaptığıyla ilgili ABD Hazine Bakanlığı'nın açıklaması bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Bakın şu anda benim elimde ABD Hazine Bakanlığı'nın açıklaması var. Bu açıklama da 'Rusya Federasyonu'na ait firmalar ile DAİŞ ortak olarak petrol satışı yapıyor' diye. Kime? Rejime. Suriye rejimine. Bunlar bizim elimizde belge olarak var ve bunu da ABD açıkladı.

KAÇAKÇILAR PETROL SOKMAYA ÇALIŞIRSA...

Fakat burada yapılan bu iftira ve dürüst olmayan ifadeler hakikaten siyasette, veyahut da yönetimde üst düzeye gelmiş insanlara yakışmıyor. Biz şu anda kaçakçılıkla ülkemize bizim petrol sokmaya çalışanlar olduğu zaman hemen onlara biz bir defa yapışıyoruz. Ellerindeki petrolleri kesinlikle alırız. Ondan sonra da onları bizim gümrük ticaret kendisi alır, imha eder. Bizim yaklaşım tarzımız budur."

İSPAT ETTİKLERİ AN TAYYİP ERDOĞAN BÖYLE BİR GÖREVİN BAŞINDA...

Türkiye'nin petrol alışverişi yaptığı ülkelerin başında Rusya'nın geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Çok ayıp. Bunu Rusya yetkililerin söylememesi gerekirdi. Bizim asla terör örgütleriyle böyle bir alım satımımız yoktur. Bunu ispat etmeleri gerekir. İspat ettikleri an Tayyip Erdoğan böyle bir görevin başında bulunmaz. Ama bu iftirayı atanlar, acaba o yerlerini bırakabilirler mi? Biz namusumuzla yaşıyoruz. Namusumuzla yaşamaya da devam edeceğiz. Bakın ben size sadece şunu söyleyeyim. Biz 2014'te 79 milyon litre kaçak petrol yakaladık. Bu kaçak petroller yakalandığı zaman gümrük ticaret bunları alır imha eder" diye konuştu.

"Sizce Suriye'de öncelikle DAEŞ'le mi savaşmak lazım, Beşar Esed sorunu daha sonra mı çözülmeli?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, "Bunların her ikisi de beraber yürüyen süreçler. Şu anda Rusya, Suriye'de rejimle beraber hareket ediyor. Her türlü desteği veriyor. İran, her türlü desteği veriyor. Fakat DAEŞ'e karşı şu anda mücadele veriyorlar mı vermiyorlar mı bu önemli. Bakın çok açık, net söylüyorum. Vermiyorlar. Şu anda özellikle Rusya'nın mücadeleyi verdiği yer Lazkiye ve kuzeyidir" dedi.

1.5 AYDA 300 KİŞİ ÖLDÜ

Suriye rejiminin Bayırbucak Türkmenleri'nin olduğu bölgeyi sürekli olarak ateş altında tuttuğunu belirten Erdoğan, son 1,5 ay içerisinde orada ılımlı muhaliflerden 300 kişinin öldüğünü söyledi. Hayatını kaybedenler içerisinde Türkmenlerin ağırlıkta olduğunu ifade eden Erdoğan, "Hele son bir hafta içerisinde 20 tane Türkmen öldürüldü. Bunlar Bayırbucak Türkmenleri. Bütün bunlar gözümüzün önünde olurken DAEŞ tamamıyla doğu bölgesindedir. Cerablus ve daha doğusudur. Dolayısıyla oralarda herhangi bir, şu ana kadar DAEŞ'le mücadele yok. DAEŞ'le mücadeleyi kim sürdürüyor? Koalisyon güçleri sürdürüyor. Koalisyon güçleri şu anda o bölgede havadan, karadan ılımlı muhaliflerle, Özgür Suriye Ordusu'yla bunu sürdürüyor ve DAEŞ'e karşı oralarda ciddi neticeler de almış durumdalar. Fakat burada maalesef biz Rusya'nın böyle bir mücadelesini şu ana kadar tespit edebilmiş değiliz" şeklinde konuştu.

O BAŞLADI ZATEN

Türkiye'nin son günlerde Amerika'yla bir operasyon yürüterek, Türkiye-Suriye sınırını DAEŞ'e karşı kapatıp kapatmayacağına ilişkin soruya ise Erdoğan, "O başladı zaten. Şu anda DAEŞ'e karşı özellikle Mare-Harcele dediğimiz hatta şu anda havadan bu mücadele sürerken bunun yanında karadan da Özgür Suriye Ordusu mücadelesini devam ettiriyor. Bizim sınırla ilgili olarak DAEŞ'e yönelik, 'açıktır' diye kimse bir şey iddia edemez. Biz bu noktada zaten şu ana kadar 27 bin kişiyi içeri sokmadık, onlara giriş yasağı var. Ama bunun yanında da şu anda ciddi manada gönderdiğimiz 2 bin 550 civarında rakam var" yanıtını verdi.

altın fiyatları masaüstüaltın fiyatları mobil
Okullar açık kalacak mı? Sağlık Bakanı Koca'dan yüz yüze eğitim açıklamasıSağlık Bakanı Fahrettin Koca, okullar açık kalacak mı? sorusunu yanıtladı. Bakan Koca, "Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı olarak ikili ve hafta sonu eğitim dahil bütün alternatiflerin denenmesi, her haliyle okulların açık kalması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi.
bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler