Geri Dön

Son dakika: İdlib’de ateşkes

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Moskova’da İdlib için bir araya geldi. Yaklaşık 6 saat süren görüşmenin ardından İdlib’de ateşkes sağlanması için mutabakata varıldı. Erdoğan, gece saat 00.01’den itibaren ateşkes ilan edileceğini bildirerek “Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için gereken çalışmalar hızla ve etkin bir şekilde yürütülecektir” ifadelerini kullandı.

Son dakika: İdlib’de ateşkes
KIVANÇ EL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İdlib’de ateşkes konusunda anlaştı.

Erdoğan, Putin ile dün Kremlin Sarayı’nda Putin’in çalışma ofisinde buluştu. İki lider önce baş başa ardından da heyetler arası toplantıda bir araya geldi. Toplamda 6 saat süren görüşmelerin ardından iki lider, basın açıklaması yaptı. İki liderden sonra Dışişleri Bakanları görüşmelerde ortaya çıkan mutabakatı kamuoyuna duyurdu. Erdoğan özetle şu açıklamayı yaptı:

ÜLKEMİZE BEKLİYORUZ: Bölgemizde kritik gelişmelerin cereyan ettiği bir dönemde Sayın Putin ile yeniden bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Bugünkü görüşmelerimizde özellikle Suriye’deki durumu ve  son gelişmeleri ele aldık. Bu arada tesis ettiğimiz samimi diyalog kapsamında benzer veya farklı görüşte olduğumuz tüm konuları ayrıntılarıyla görüştük, müzakere ettik. Türk-Rus münasebetlerinin derin, tarihi kökleri vardır. Diplomatik ilişkilerimizin 100. Yılını idrak ettiğimiz bu sene, üst düzeyli işbirliği konseyi toplantısı için Sayın Putin’i ülkemize bekliyoruz.

SÜKUNETİ BOZDU: Soçi Mutabakatı’na göre İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi muhafaza edilecek, bölgeye yönelik saldırıların önlenmesi dahil olmak üzere statükonun korunmasını gerekli tüm tedbirleri bunun için alacaktık. Rejimin geçen mayıs ayından itibaren yoğunlaşan ve doğrudan sivilleri hedef alan saldırıları  tesis ettiğimiz sükuneti bozmuştur. İdlib mutabakatının bozulmasına yol açan gelişmelerin birinci derecede sorumlusu, saldırganlığı bölgenin istikrarını da hedef alan rejimidir. Bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın terörist olarak ilan edilip havadan ve karadan ağır bombardımana maruz bırakılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.

YENİ STATÜ KAÇINILMAZ: Rejimin zulmünden kaçan, BM İnsani Yardımı Ofisi verilerine göre sayıları 1,5 milyonu bulan bölge halkı bizim sınırlarımıza yığılmıştır. Rejimin buradaki esas amacının İdlib’i belirli bir kesim açısından insansız hale getirmek ve oluşturduğu göç baskısıyla Türkiye’yi zora sokmak olduğu açıktır. Türkiye, elbette böyle bir tehdit karşısında eli kolu bağlı kalacak değildir. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nin sınırlarına kurduğumuz gözlem noktaları sahadaki durumu kontrol etme değil, sadece ateşkesi takip etme, bu vazifeyle yükümlüdür. Bir süre önce bölgede Rusya ile tesisi konusunda uzlaşmaya vardığımız istikrarı sağlamak üzere İdlib’e ilave askeri birlikler gönderdik. Artık hem rejimin saldırganlığının önüne geçmek hem de ateşkese riayet etmeyen diğer grupları dizginlemek üzere sahada çok daha aktif bir şekilde yer aldık. Bu süreçte bölgede bulunan Rus güçleriyle koordinasyonu sıkı tutmaya özen gösterdik. Rejimin doğrudan askerlerimizi hedef alan saldırganlığı sebebiyle yaşanan üzüntü verici hadiselerin ardından  yeni bir statünün oluşturulması kaçınılmaz hale gelmiştir.

GÖZ YUMMAYACAĞINIZA İNANIYORUM: Bugün Moskova’da Rus mevkidaşım ve ekiplerimizle bu konuyu enine boyuna konuştuk, değerlendirdik. Rusya ile aramızdaki işbirliği ruhu bugüne kadar Suriye’deki ihtilafa son verilmesine yönelik uluslararası çabalara emsalsiz bir katkı sağlamıştır. Siyasi süreç ve Fırat’ın doğusu gibi boyutları da bulanan çalışma ilişkimizi derinleştirerek sürdürmeyi arzu ediyoruz. Bu hususta bizimle hemfikir olduğuna inandığımız Rusya’nın rejimin işbirliğimizi zedeleyecek eylemlerine göz yummayacağına inanıyorum.

ATEŞKES BAŞLADI: Bugünkü görüşmelerimiz İdlib sahasında attığımız adımları, masadaki çabalarımızla pekiştirerek bölgedeki soruna kalıcı çözüm bulma irademizin bir tezahürüdür. Öncelikle en kısa sürede ateşkesi gerçekleştirecek, ardından birlikte kararlaştıracağımız diğer adımları süratle atacağız. Bu gece 00.01, yani tam gece yarısı itibariyle ateşkes yürürlüğe girecektir. Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için gereken çalışmalar hızla ve etkin bir şekilde yürütülecektir. Amacımız bölgedeki insani krizin daha da kötüye gitmesini önlemektir. İhtiyaç sahibi tüm Suriyelilere ön şartsız ve ayrım gözetilmeksizin yardım sağlanması için birlikte çalışacağız. Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin güvenli ve gönüllü olarak ikamet yerlerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılmasını temin edeceğiz.

SALDIRIYA CEVAP HAKKI: Türkiye bu süreçte rejimin yapabileceği her türlü saldırıya tüm gücüyle ve tüm sahada cevap verme hakkını saklı tutacaktır. Süreç içinde değerli mevkidaşımla irtibat halinde olacağız, ilgili bakanlarımız  irtibat halinde olacak. Suriye krizine bu ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği temelinde bir çözüm bulunana kadar Türkiye, Soçi Mutabakatı dahil bölgedeki inisiyatiflerini sürdürmekte kararlıdır. Cenevre’de kurulan müzakere masasının kalıcı barış ve istikranın yegane anahtarı olduğunu belirtmek istiyorum. Toplantımızın Suriye’deki ihtilafa kalıcı çözüm bulunması çabalarına katkı vermesini temenni ediyorum.

‘Sivillerin ızdırabı bitecek’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şunları söyledi:

15 SALDIRI OLDU: Aramızdaki şahsi ve yakın temasımız hem ikili işbirliğimizin sorunlarına çözüm bulmaya hem de uluslararası meselelerle ortak yaklaşım belirlemeye imkan sağlıyor. Çok gergin ve hassas durumu ele aldık. Yılbaşından itibaren faaliyet gösteren terör unsurları aktivitelerini ciddi anlamda artırdı. Suriye hükümeti ve sivil alanlar düzenli olarak ateş altındadır. Hmeymim Üssü’ne radikallerin saldırıları devam etti.Yılbaşından itibaren Hmeymim Üssü’ne yönelik saldırı sayısı 15 olarak kaydedildi ve her seferinde Türk meslektaşlarımıza bilgi verdik.

TERÖRLE MÜCADELE AZALMAYACAK: Fiilen militanlar yeni çatışmaları tetiklediler. Türk askerleri arasında da kayıplar vardır. Türklerle görüş ayrılıkları oluyor Suriye konusunda fakat kritik durumlarda her zaman ikili ilişkilerin yüksek seviyesine dayanarak, her zaman uzlaşabilmeyi başarıyorduk. Çözümler üretiyorduk. Bugün de öyle oldu. Bugün ülkelerimizin Astana formatı çerçevesindeki çalışmaları devam etme niyetinde olduğunu teyit ediyoruz. Astana Süreci, Suriye çözümüne ivme kazandırdı. Görüşmemizde birkaç kurumlar arası istişare yapıldı. Heyetler  kriz konusunda detaylı görüştüler. Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü korunmasından yanayız. Uluslararası terör örgütleri ile mücadelemizi azaltmayacağız bu konuda da kararlıyız. Görüşmelerimizin neticesinde ortak belge hazırlandı. İdlib bölgesinde ateşkes ve çatışmaların durdurulmasına vesile olacak ve nihayet sivillerin ızdıraplarına son vereceğine, insani yardım konusunda ilerleyebileceğimizi yardımcı olacak ve tüm ihtilaflar arasında diyalog kurulmasına yardımcı olacak. Erdoğan’a Moskova’ya geldiği için teşekkür ediyorum.

Son dakika: İdlib’de ateşkes

Putin’den taziye

İki lider baş başa görüşme öncesinde de gazetecilere açıklamada bulundu. Putin, “Her zaman olduğu gibi çok yoğun bir gündemimiz var. Kaldı ki son günlerde İdlib bölgesinde cereyan eden olaylar yüzünden şahsi görüşmemizi gerektiren gelişmeler oldu” dedi. 27 Şubat’taki rejim saldırısının ardından 34 askerin şehit olmasına ilişkin ilk kez kamuoyu önünde taziye dileyen Putin, “Her insanın ölümü bir trajedidir. Telefon görüşmemizde ifade ettiğim gibi hiçbir kimse Suriye askerleri de dahil olmak üzere orada Türk askerinin bulunduğunu bilmiyorlardı. Aynı gün içerisinde ayrıca Suriye askerlerinin de kayıpları olmuştur. Suriye ordusunun gerçekten ciddi kayıpları var. Bu olayların tekrarlanmaması, ikincisi bu gibi olayların her ikimizin de çok büyük önem verdiğimiz Rusya Türkiye ilişkilerine zarar vermemesi için gerçekten de bütün bu meseleleri teferruatlı bir şekilde görüşmemize ihtiyaç var” dedi. Erdoğan da “Malum görüşmeyi Türkiye’de yapacaktık, sizin buradaki Anayasa çalışmalarıyla ilgili gelişmeler sebebiyle bu davetinizi burada gerçekleştiriyoruz. Bölgede sıkıntı büyük. Biliyorum şu anda dünyanın gözü burada. Atacağımız adım, alacağımız isabetli kararlar bölgeyi de ülkelerimizi de rahatlatacaktır. Türkiye-Rusya ilişkilerinin tavan yaptığı bir dönemi yaşıyoruz. Gerek savunma sanayinde gerek ticari ilişkilerimizde çok farklı bir dönemin içindeyiz. Bunları çok daha ileri taşımamızın hesaplarını yapıyoruz. Ve bunları tabii güçlendirerek götürmek de bizim en büyük amacımız. Bunu da başaracağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

M4 karayoluna güvenlik koridoru

Türkiye ile Rusya, İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetlerin 6 Mart 2020’de saat 00:01’den itibaren durdurulmasında anlaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in açıklamalarının ardından iki ülkenin Dışişleri Bakanları Mevlüt  Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov, tarafların üzerinde uzlaştığı “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıraya Ek Protokol”ü okudu. Protokole göre insani krizin daha da kötüleşmesinin önlenmesinin, sivillerin korunmasının, ihtiyaç sahibi tüm Suriyelilere önkoşulsuz ve ayrım gözetmeksizin koruma ve insani yardım sağlanmasının, keza ülke içinden yerinden edilmelerin önlenmesi ile mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilen kişilerin güvenli ve gönüllü olarak Suriye’deki asıl ikamet yerlerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılmasının önemini vurgulayan taraflar, şu hususlarda mutabık kaldı:

1) İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01’den itibaren durdurulacak.

2) M4 karayolunun kuzeyinde 6 kilometre ve güneyinde 6 kilometre derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecek. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacak.

3) Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 kilometre batısı) Ain Al Havr’a kadar olan kesimi  boyunca başlatılacak.

Son dakika: İdlib’de ateşkes

‘Anlaşma olmazsa ağır bedel ödetiriz’

Türkiye-Rusya mutabakatını değerlendiren Cumhurbaşkanlığı kaynakları, “Mutabakat, lider diplomasisinin sonuç vermeye devam ettiğini göstermiştir. Rusya, çok boyutlu ilişkilerimizi rejimin hırs ve kaprislerine kurban etmemek için anlaşma yoluna gitmiştir” ifadelerini kullandı. Kaynaklar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anlaşma olmaması halinde Türkiye’nin rejim unsurlarını İdlib’den kendi imkanlarıyla temizleme hususunda kararlılığını ortaya koyduğunu vurguladı.

Edinilen bilgiye göre, Erdoğan ile Putin’in görüşmesi gergin ancak yapıcı bir havada geçti. Erdoğan, Putin’in taziye açıklamasına görüşmenin başında teşekkür etti. Görüşmenin ardından Erdoğan ‘İdlib’de yeni bir statü’nün oluştuğuna vurgu yaparken görüşmede de özellikle sivillerin durumlarını gündemde tuttu. Kaynaklar, Türkiye’nin ulusal çıkarları doğrultusunda izlediği bağımsız dış politikanın yeni bir başarı elde ettiği, aynı gün hem Rusya ile liderler düzeyinde müzakereler yürütüldüğü hem de ABD Başkanının özel temsilcisinin (James Jeffrey) İstanbul’da ağırlandığı ifade edildi. Kaynaklar, “Bir yandan Suriye’den gelebilecek yeni bir düzensiz göç dalgasını engelleyerek ulusal çıkarlarımızı koruduk, diğer yandan ABD başta olmak üzere, Batı’yı bize destek vermek durumunda bıraktık” ifadesine yer verdi.

Erdoğan’ın eğer rejimin saldırıları devam ederse aynı anda saldırıyla karşılık verileceğini ifade ettiğini belirten kaynaklar, “Türkiye, kendi öz kaynaklarıyla Esad rejimine ağır bir bedel ödeterek, Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olma kararlılığını ortaya koydu. Kendi göbeğimizi kendimiz keserek, bölgede kimsenin maşası olmayacağımızı gösterdik” değerlendirmesini yaptı.

‘AB sözünü tutmalı’

Türkiye-Rusya mutabakatının ABD ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye destek olmasına engel olmadığını vurgulayan kaynaklar, İdlib’de hala 3 milyondan fazla sivilin küçük bir alanda sıkıştığına dikkat çekti. Bölgeden kaynaklanan düzensiz göç tehlikesinin devam ettiğini belirten kaynaklar, “Türkiye-Rusya mutabakatı; Türkiye’nin mülteci politikasına yaptığı değişiklikleri geri almasını gerektirmez, Avrupa Birliği’nin 2016 anlaşması kapsamında Türkiye’ye verdiği sözleri tutmadığı gerçeğini de değiştirmez” dedi.

Koronavirüs önlemi

Erdoğan’a Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, MİT Başkanı Hakan Fidan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal da eşlik etti.

Baş başa görüşme öncesi Türk heyetiyle tokalaşmak için yöneldiği sırada bakanların da Putin’e yöneldiği görüldü. Putin’in Türk heyetiyle tokalaşmasının ardından Erdoğan da yerinden kalkarak Rus heyetin yanına giderek tokalaştı.

Kremlin sarayı girişinde tüm gazeteciler ve konuklar termal kamera ile kontrol edilerek içeri alındı. Önlemlerin koronavirüs salgını çerçevesinde olduğu kaydedildi.

Erdoğan ve Putin 2020 yılı içinde 5 kez telefonda, 3 kez yüz yüze görüşme gerçekleştirdi.

 

 

 

Başakşehir'de otomobilin çarptığı kişi öldüİstanbul Başakşehir'de yolun karşısına geçmeye çalışan 65 yaşındaki Ömer Çalık, otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Kaldırıldığı hastanede Çalık hayatını kaybederken polis otomobil sürücüsünü gözaltına aldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber