Siz hiç süper kahramanınızı kaybettiniz mi?

3 Temmuz 2000… Benim için çok önemli bir tarih oldu. Geçmişe dönüp baktığımda bu kadar üzüldüğüm çok az an olmuştu. Kolay mı bir çocuğun süper kahramanı kendisine veda etmişti. İşte Kemal Sunal benim için o kadar önemliydi…

Siz hiç süper kahramanınızı kaybettiniz mi?

Her şey normal başlamış, güzel bir sabah ve kahvaltı için hazırlanıyorduk. Yapılması gereken tek şey markete gidip ekmek almaktı, o görev de bana düşüyordu. Önce bozuklukları, sonra yol, en sonunda da ekmekleri alıp eve geri döndüm. Ancak yolda başıma gelecekleri bilemezdim. Kapıyı açıldığı an babamın “İnek Şaban ölmüş” dediğini hatırlıyorum. Televizyon karşısında elimde poşetle kala kalmıştım.

12 yaşındaki bir çocuk için oldukça travmatik bir andı. Yıllardır televizyonda izlediğin, hayranı olduğun birisi artık yoktu. Şaka olması gerekiyordu, Kemal Sunal ölemezdi. Kaç kere filmlerinde ölüp geri geliyordu, yine aynı şey olmalıydı. Yeni kurulan haber kanalları son dakika geçiyordu. Bir şey yapılmalıydı. Koca uçakta doktor vardır, kesin müdahale etmiştir…

Bu kadar şey kafamın içinde dolaşıyordu, son dakika geçecek ve aramıza geri dönecekti Kemal Sunal. Öğlene kadar bekledim… Lakin beklediğim ses gelmedi. Evet, Kemal Sunal ölmüştü. Ben hala inanmakta güçlük çekiyordum. Nasıl olabilirdi?

Süper kahramanlar da ölüyormuş. Yunus Emre’nin dediği gibi “Ölen beden imiş…” Evet bizlere veda etti ancak hala hayırla yad ediyoruz kendisini. Hala filmlerini izleyip hala gülüyoruz. Gerçi aradan geçen 20 yıl ona daha farklı gözle bakmama da yardımcı oldu. Üstüne üstlük bir de bitirme tezimi onun üzerine yazdım. Bana çok şey kattı. Kemal Abi iyi ki vardın, iyi ki bizimle yaşadın ve bizi güldürdün… Teşekkürler…

selcuk.bulut@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak