TenisAlp Ustaoğlu yazdı: Büyük hayallerin sahnesi!

Alp Ustaoğlu yazdı: Büyük hayallerin sahnesi!

31.08.2025 - 07:00 | Son Güncellenme:

Amerika Açık’ın bir ‘peri masalları’ tarihi de bulunuyor. Bunun en güzel örneği 2021’de turnuvanın başında kimsenin tahmin edemeyeceği Raducanu-Leylah Fernandez’in oynadığı sürpriz final ve sonrasında ise elemelerden gelen bir oyuncu olan Raducanu’nun şampiyonluğu kazanmasıydı.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Alp Ustaoğlu yazdı: Büyük hayallerin sahnesi

New York dünyanın en kozmopolit şehirlerinden birisi, bu şehirde farklı kıyafetlerle sokakları dolaşsanız bile kimse sizi yadırgamayacaktır çünkü bu sokaklarda her şey olabilir. Bu kültürle yoğrulmuş bir şehir olmasına rağmen Amerika Açık’ın New York’a heyecan kattığını söyleyebiliriz.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Djokovic’ten, Eva Lys’e farklı oyuncu profillerinin ortalıkta dolaşması, turnuvanın varlığı ve günler ilerledikçe artan heyecan senede bir kez yaşanan özel iki haftayı işaret ediyor. Özellikle finallerin oynanmaya başlayacağı ikinci hafta yaklaşırken turnuvaya dair kafalarda soru işaretleri artıyor. Bu durumda ilk sorulan soru, Amerika Açık’ta da erkeklerde son 7 grand slamde olduğu gibi Alcaraz-Sinner finalinin görülüp görülmeyeceği üzerine oldu.

Son 2 senede tüm majör turnuva şampiyonluklarını paylaşan ikili, şimdilik kayıpsız devam ediyor. Başta Djokovic olmak üzere araya girmek isteyen oyuncular olacak ama ufukta yeni bir Alcaraz-Sinner finali görünüyor. Bunun en büyük sebebi grand slam turnuvalarının 5 set üzerinden oynanması ve Djokovic dahil hiçbir oyuncunun Alcaraz veya Sinner’den 3 set alabilecek fiziksel ve mental kapasiteye sahip olmaması.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Kadınlarda ise ilk hafta sonunda final için olağan şüpheliler olan Sabalenka ve Swiatek yollarına devam ediyor. Ancak kadınlarda farklı profillerden oluşan bir tenisçi grubu var ve bu oyuncu havuzu değişik sonuçlar üretebiliyor. Bu yüzden kadınlarda şampiyonluk yolunda sağlıklı bir öngörü için 4. tur maçlarının sonuçlarını beklemek gerekiyor.

Haberin Devamı

Olaylı finaller!

Haberin Devamı

Yine de Amerika Açık’ın bir ‘peri masalları’ tarihi de bulunuyor. Bunun en güzel örneği 2021’de Emma Raducanu ve Leylah Fernandez’in oynadığı sürpriz final ve sonrasında ise elemelerden gelen Raducanu’nun şampiyonluğu kazanmasıydı. Bu şekilde elemelerden gelerek bir majör şampiyonluğu kazanan ilk oyuncu olan Raducanu tenis tarihinin en büyük sürprizlerinden birisine imza atmıştı.

Haberin Devamı

Aynı şekilde 2015’te herkesin Serena Williams’ın kazanmasını beklediği Amerika Açık’ta İtalyan Flavia Pennetta’nın şampiyon olması, 2018’deki Naomi Osaka’nın kazandığı ve Serena ile oynadığı olaylı final (Bu maçta hakem neredeyse Serena’yı sahadan atıyordu). Bu noktada kadınlarda özellikle son 15 yılda hemen hemen tüm olaylı ve hareketli maçların, finallerin altında Serena Williams’ın olduğunu söyleyebiliriz.

Haberin Devamı

2015’in Serena için ayrı bir anlamı vardı. O yıl Avustralya Açık, Roland Garros ve Wimbledon’ı kazanan Serena eğer Amerika Açık’ı da kazansaydı, tarihte açık dönemde Steffi Graf ve Margaret Court’tan sonra aynı yıl içinde tüm grand turnuvaları kazanarak ‘calendar grand slam’ yapan 3. tenisçi olacaktı. Ancak Pennetta bu rekora engel oldu.

Erkeklerde ise yarı finalde Cilic’in Federer’i, Nishikori’nin de Djokovic’i elediği ve finalde Cilic’in şampiyonluğu kazandığı 2014 yılı turnuvanın unutulmaz seneleri arasına girmişti. 2009’da Del Potro’nun Federer’i yenip şampiyon olduğu turnuva da özeldi. Bu şampiyonlukla Potro, 5 yıllık Federer üstünlüğüne son vererek İsviçreli oyuncunun 6. kez üst üste Amerika Açık şampiyonu olmasını engellemişti. Defalarca canlı seyredip, söyleşi yapma fırsatı bulduğum Del Potro tenis tarihinin kesinlikle en özel oyuncularından birisidir.

Sürpriz sonuçlar

Bu sene dünya sıralamasında daha arkalarda olan oyuncuların önemli başarılar elde ettiğini görüyoruz. Erkeklerde dünya 173 numarası Coleman Wong, 435 numarası Leandro Riedi ve 175 numarası olan Jerome Kym New York’ta 3. tura yükseldiler. Kadınlarda ise Amerikalı Ann Li ve İspanyol Cristina Bucsa bu hafta 4. tura çıktı. Bu iki oyuncunun da kariyerlerinin ilk grand slam 4. turu oldu. Bunun dışında Endonezya’dan dünya 149 numarası Janice Tjen Veronika Kudermetova’yı ve Filipinli Alexandra Elea dünya 14 numarası Clara Tauson’u ilk turda geçti.

Haberin Devamı

Sürprizler bu kadarla da sınırlı kalmadı... Kadınlarda bu senenin Avustralya Açık Şampiyonu Madison Keys ve yine eski şampiyonlardan Sofia Kenin turnuvaya erken veda etti. Erkeklerde ise Casper Ruud ve 2021 yılı şampiyonu Daniil Medvedev ilk turda elendi. Bu tarz sürpriz sonuçları daha çok sezonun ilk turnuvası olan Avustralya Açık’ta görebiliyoruz, sezonun sonuna yaklaşıldığı ve özellikle favori oyuncuların istim üzerinde olduğu Amerika Açık’ta ilk turlar daha standart bir şekilde ilerleyebiliyor.

Kortta kavga var

Kadınlarda 2. turda oynanan Jelena Ostapenko-Taylor Townsend maçında fileden seken bir topla puan kazanan Townsend artık tenis oyuncularında bir klasik olan bu tarz puanlardan sonra özür dileme ritüelini yapmayınca maçın bitiminde Ostapenko rakibine tepki gösterdi, hatta konu basın toplantısına taşındı ve rakibinin kendisini yenmiş olabileceğini ama bu onun kültürsüz ve eğitimsiz biri olduğu gerçeğini değiştirmediğini söyledi.

Haberin Devamı

Tabii ki Townsend de konuya dahil oldu, bu tartışma halen devam ediyor. Konudan bağımsız olarak Roland Garros’ta defalarca canlı takip etme fırsatı bulduğum Ostapenko’nun bazen çok zor bir karakter olabildiğini söylemem gerekiyor. İlk turda Fransız Benjamin Bonzi’ye yenilerek elenen Daniil Medvedev ise önce maç içerisinde hakemle kavga etti, oyun bu yüzden 6 dakika durdu sonrasında ise maçı kaybedince tepkisini maç sonunda raketini parçalayarak gösterdi.

Bunun sonucunda kendisine 42 bin dolar para cezası verilen Medvedev, konuyla ilgili soruları ise kendi üslubunda cevaplandırdı: “Zaten başım belada, bir de beni konuşturup başımı daha fazla belaya sokmayın!”

TED Open başlıyor

Bir spor kültürü oluşturabilmek için gelenekler çok önemlidir, teniste de aynı kural geçerli, ülke olarak teniste gelişmek, üst sıralara mümkün olduğu kadar çok oyuncu göndermek ve şampiyonluklar kazanabilmek için belirli bir ‘tenis kültürünün’ oluşması gerekiyor.

İşte bu noktada TED bir asıra yaklaşan bir süredir belirli bir tenis kültürünü oturtmak ve bu kültürü performansa çevirebilmek için mücadele veriyor. TED hem bünyesinde pek çok sporcu barındırırken aynı zamanda diğer kulüpler için de önemli bir sporcu kaynağı konumunda bulunuyor. Bu anlamda İstanbul’un da köklü ve şehirle bütünleşmiş bir tenis turnuvası var; TED Open.

İlk olarak 1946’da düzenlenen ve 76 yıldır aralıksız oynanan TED Open bu sene 77. kez oynanacak. ATP Challenger kapsamında yer alan turnuva, 1-7 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul TED Kulübü kortlarında oynanacak. Turnuvanın ana tablosunda ağırlıklı olarak dünya sıralamasında ilk 200 sıra içinde olan tenisçiler mücadele edecek. TED Open’ın bu seneki sürprizlerinden birisi de Mansour Bahrami olacak. Başta Wimbledon olmak üzere dünyanın pek çok ünlü kortunda gösteri maçları yapan Mansour Bahrami, 7 Eylül Pazar günü TED Tesislerinde İstanbullu tenis severler ile buluşacak.

Gelecek Zeynep'in olacak

Tenis kortta yalnız başınıza olduğunuz, junior yıllarından profesyonelliğe her döneminin ayrı ayrı zorlukları bulunan dünyanın belki de en zor sporlarından birisi. İşte böyle bir sporda bizim de yıldızımız var.

Çok küçük yaşlardan beri tenis izleyen birisi olarak en büyük hayallerimden birisi dünya sıralamasında ilk 100’de bir tenisçimizin olması, grand slam turnuvalarında ana tabloda düzenli olarak oynaması ve turlar geçmesiydi. Wimbledon’ı, Amerika Açık’ı izlerken diğer ülkelere gıpta ile bakardım, eminim pek çok tenis ve sporsever de benimle aynı duyguları paylaşıyordur.

Tenis kortta yalnız başınıza olduğunuz, junior yıllarından profesyonelliğe her döneminin ayrı ayrı zorlukları bulunan dünyanın belki de en zor sporlarından birisi. İşte böyle bir sporda artık bir bizim de bir yıldızımız var: Zeynep Sönmez. Dünya sıralamasında ilk 80’de yer alan, her grand slam turnuvasında ana tablo oynayan ve turlar geçen Zeynep, Türk spor dünyasında çok önemli bir boşluğu doldurmuş bulunuyor.

Temmuz’da Wimbledon’da 3. tura yükselerek tarihe geçen Zeynep, bu hafta da Amerika Açık’ta turnuvaya ana tablodan başladı. İlk turda ev sahibi ülkeden Katie Volynets’i geçen tenisçimiz, 2. turda dünya 27 numarası Marta Kostyuk ile karşılaştı, küçük detayların sonucu belirlediği 2.5 saat süren maçı 2-1 kaybeden Zeynep Amerika Açık’a 2. turda veda etti.

Günümüz tenisinde en belirleyici özelliklerden birisi olan adaptasyon yeteneği çok yüksek olan Zeynep, bu seviyelerde daha fazla oynadıkça WTA 250 ve 500 turnuvalarında finaller veya şampiyonluklar; grand slam turnuvalarında ise 2.haftaya kalma gibi hedeflerin gelecek dönemde tenisçimiz için çok uzak olmadığını düşünüyorum.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler