Euro 2020’de İskoçya - Çekya maçına takıldım. Bayern Leverkusenli Çek santrfor Patrik Schick, önce bir kafa golü attı, takımını 1-0 öne geçirdi. İskoçlar Glasgow’daki avantajlarını kullanarak sürekli atak oynadılar. Bol bol gol pozisyonuna girdiler. Çekler bu oyuna sakin, kontrollü ve disiplinli ataklarla karşılık verip maçı 2-0 kazandılar.
Hak edilmiş başarıda Schick’in attığı ikinci gol ise bu oyunun süsüydü. Futbol ikliminde güzel bir rüzgar esti, oyunu sevgiyle, ilgiyle izleyenler heyecanlandı.
Patrik Schick, kaleci Marshall’ın ileri çıktığını görüp buluştuğu topu 45-50 metre mesafeden İskoçya kalesine attı. Marshal çaresizlik içinde koştu, topa yetişemedi ama hızını alamayıp ağlara takıldı.
Top ve kaleci ağlarda… Unutulmaz bir tablo, bravo!
Bazı dostlar bu golü “ Görülmemiş bir şey.. “ diye hak ettiği övgüyle ballandırarak anlatılar.
Ama o gol, “görülmüş” bir şeydi.
Ne çabuk unuttuk! Samsunspor Altınordu (2-2) maçında Enis Destan’ın kendi yarı alanında 61 metreden attığı, hiç kontrolsüz, gelişine vurduğu topla takımını Play off finaline taşıdığı o golü…
İkisi de şık, güzel ve becerili goller… Kuşkusuz iki başarının arkasında yetenek var, zeka var, çalışma var, emek var.
Patrik Schick 25 yaşında. Güncel piyasa değeri de 25 milyon Euro.
Bizim Enis Destan Altınordu’da oynuyor.. Dün doğum gününü kutladı, 20 yaşına girdi. 10 yaşından beri Altınordu alt yapısında hem öğreniyor, hem de oynuyor.
O golden önce ve sonra Enis Destan’a talip olan kulüpler varmış. Altınordu Başkanı Mehmet Seyit Özkan, “Artık ağzım yandı. Bizim kulüplere oyuncu vermek istemiyorum.” diyor… Çok haksız da sayılmaz Kaleci Berke Özer ile Barış Alıcı’yı Fenerbahçe’ye vermiş. Ersun Yanal’ın Barış’ı gönderdiğini söylüyor. Berke de Barış’la birlikte Vesterlo’da kiralık oynamışlar. Bu yıl ne olacağı bilinmiyor. Çağlar Söyüncü’yü de anlatıyor Özkan : “ Onu Freiborg’a verdik. İlk aylarda çok hatalar yaptı. Ama Alman antrenör Çağlar’a inandığını, onun öğrenmeye çok istekli olduğunu ve gelişeceğini söyledi. Şimdi Leicester’de başarıyla oynuyor. Türkiye’de kulüpler ve antrenörler günü kurtarmaya bakıyorlar. Yabancı transferleri tercih ediyorlar. Bizim çocuklar ancak Avrupa’da büyür. Süper Lig’de oynatmazlar ama beş büyük profesyonel ligde oynarlar. Biz bunu kanıtladık” diyor.
Enis Destan’a dönersek… Samsunspor’a attığı golün, Türk mühendisleriyle üretip çalıştırdıkları Passing Sense sisteminin ürünü olduğunu anlatıyor Mehmet Seyit Özkan. Oyuncuyu bir tür tornadan geçirip işlediklerini söylüyor.
Yabancı sayısı sınırlanırsa, Türk futbolcuların fiatı yükselirmiş... Bu kolay teşhis, keskin görüş sahiplerinin daha dikkatli, titiz yorumlar yapması gerek. Analitik araştırmalara eğilmeli, politikalarını mutlaka gözden geçirmeliler.
Böyle giderse… Enis Destan o golleri unutur..
Büyülü yabancılar gelir.. Kimisi de uyutur!

Alkışlar Mustafa Cengiz’e

Galatasaray üyesi değilim, Galatasaraylı da değilim. O nedenle Başkan Mustafa Cengiz ve yönetimiyle ilgili duygularımı bir ibra oyu ile ifade edemem.
Ama vicdanımdan yükselen bir ses var:
Mustafa Cengiz, Galatasaray’a en yürekten, en akıllı hizmetlerde bulunmuş, unutulmayacak başkanlardan biri olarak anılacaktır. UEFA ile Avrupa’da ömür törpüleyen sıkı pazarlıklara girmiş ve kulübü finansal fair play cezasından kurtarmıştır.
Falcao gibi parlak (!) ve pahalı transferler de dahil, onlarca futbolcuyu alıp bir yarısında da yanıldıkları halde kimseye çatmamıştır.
En önemli yanı, duruşudur.
Mesafe kavramına önem verir. Kimsenin yetki sınırlarını aşmasına izin vermez, tepkisini koyar. Duygusaldır. Çabuk kırılır. Küsmez, sadece darılır!
Her neyse…
Görevi onur ve gururla devrediyor... Alkışlar Başkan’a.

“Nefes alamıyoruz”

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, çok sıkıntılı… Sergen Yalçın’ın sözleşmesinden, yeni sezonun kadrosuna ve transferine kadar bütün sorunlara çözüm bulması gerek.
Vakit de yok nakit de.
“Nefes alamıyoruz” diyor başkan… Harcama limitlerinin artırılacağını hatırlatıyorum. “Yetmez, yine nefes alamıyoruz, hiçbir şey yapamıyoruz.” diyor.
Peki bu gidiş nereye? Dünkü uğrak Bakü’ydü. Yarınki azimet TFF..
Çünkü umut orada, para orada!.