Attila Gökçe

Attila Gökçe

agokce@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Hakan Çalhanoğlu… İtalya kariyerinin rekor listelerinde yer alarak (Milan ve İnter) 8 yıldan beri başarıyla sürdüğünü biliyoruz… Montella yönetimindeki Milli Takımımızda arkadaşlarıyla birlikte, onların kaptanı olarak, hepimize gurur verdiğini, Dünya Kupası’na katılma heyecanını yaşattığını hayranlıkla takdir ediyoruz.

İtalya Ligi Serie A’da lider İnter’in değerli yıldızı. 2023’de İstanbul’da oynanan Manchester City - İnter (1-0) finalinde buluşan iki kahraman: İlkay ve Hakan!

Hakan Çalhanoğlu, İnter’in iki kez yinelediği sözleşme yenileme önerisini kabul etmedi. Daha önceden de açıkladığı gibi, kariyerine Galatasaray’da devam etmek istediğini söyledi. Kötü yönetilmiş bir yaz transfer sezonundan sonra İtalya’ya döndü, oradaki yolculuğuna da başarıyla devam ediyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Sezon başında İlkay Gündoğan’ı kadrosuna katarak güçlenen Galatasaray, Hakan Çalhanoğlu’na hak ettiği ilgiyi göstermedi. Başkan Dursun Özbek ve yönetici arkadaşlarının elbette niyet gösterdiğini, Haziran’da buluştuklarında 10 numara sözü verdiğini de biliyoruz.

Takıma baktığımızda dikkati çeken bir durum var: Okan Buruk hocamız Hakan Çalhanoğlu ile ilgili bir açıklama yapmıyor. Galatasaray’ı izleyen arkadaşların da Hoca’ya Hakan Çalhanoğlu soruları sormadığı anlatılıyor.

Dahası, transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray Sportif AŞ yönetim kurulu üyesi Abdullah Kavukçu’nun Çalhanoğlu ile kurduğu diyalog çok mesafeli… Kavukçu kulübün işleri için Milano’ya gidiyor. Hakan’ı arıyor. Sadece telefonda birkaç dakika konuşuyorlar. İçeriği bilmiyoruz. Kahve kültürü (Espresso ya da Türk Kahvesi) ikisini bir araya getiremiyor.

Arada uçuşan haberler de var. Galatasaray’ın Hakan için 10 milyon Euro önerdiği, ancak bu önerinin kabul görmediği anlatılıyor. Galatasaray’ın, Hakan’ın Hırvat menajeri Gordon Stipiç ya da İnter kulübüyle doğrudan temas kurmadığı da biliniyor. Asla inanmadan aktarıyorum: Kariyerinin son döneminde henüz bekleneni veremeyen İlkay Gündoğan’ın, Hakan’ın gelişine karşı olduğunu iddia edenler var.

Bu hikayede bir çapanoğlu var, bilmiyoruz. Evet herkes konuşuyor, bir şeyler anlatıyor ama Okan Hoca susuyor. Dinlemedeyiz, bekliyoruz.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Hakan'ın karnesi

Serie A’da oynanan 16 maçın tamamında ilk 11’de yer aldı. 4 kez haftanın takımına seçildi. 7 gol ile 4,59xG üretmesi biitiricilikte beklentinin üstüne çıktığını gösteriyor. Gollerinin 4’ü ceza sahası dışından, 3’ü içinden geldi. Maç başına 0,4 gol katkısı verdi. Şut tercihlerinin çoğu uzak mesafeden. 34 şutun 4’ü gol. Topla buluşma ortalaması 82,2. Pas isabeti yüzde 90. Savunmada 1.4 top çalma, 4.9 topu geri kazanma ile oynuyor. Hata kaynaklı gol ya da penaltı yok.

GÖZLEMLER

Beşiktaş/ Sergen Hoca

Beşiktaş-Kayseri maçında orta alanda oynayan Cerny, Rashica ve Toure toplam 13 ortanın 12’sini rakip oyunculara atmış. Sergen Hoca, üç adamı verimsiz orta denemelerinden sonra yerden oynatarak önemli bir hamle yaptı.

Aston Villa’nın talip olduğu Tammy Abraham, Beşiktaş’ın 30 şutundan sadece 2’sinde vardı. 100 dakikayı tek isabetle tamamladı. Beşiktaş, Kayserispor karşısında hem fiziksel değerlerde, hem topla oynamada, hem de hücumda rakibine üstünlük sağladı. Umut veren nokta: Bu oyunu sürdürülebilir duruma getirmesi. Yine de bitiricilik sorunu var: Golü daha erken atmak gerekmez mi?

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Hoca’ya bir soru: Muçi’ye gelecekte de ihtiyacınız olmayacağını söylemeniz, kulübün elindeki bonservis değerini düşürmez mi?

Asiller, vekiller

Afrika Uluslar Kupası, kulüplerin baş ağrısı. Yine de organizasyona saygı duymak gerekir. Fenerbahçe’de Faslı En Nesyri oynamadı ama Talisca golleri sıraladı. Trabzonspor’da Nijeryalı Onuachu yoktu, Arnavut Muçi’nin golleri vardı. Galatasaray’ın Nijeryalısı Osimhen oradayken buradaki golleri İcardi’den bekledik, olmadı.

Hastalık, sağlık

Geçenlerde sıkça buluştuğumuz dost ve arkadaş toplantısına öksürükle, aksıra tıksıra maske takıp hasta halimde gittim… Dostlarım, arkadaşlarım ve kimisiyle beraber çalıştığım meslektaşlarım da vardı. Hiçbiri “Geçmiş olsun, neyin var? Şimdi nasılsın?” filan demeden, hatır sormadan oturup konuştular, anlattılar. Onları dikkatle dinledim. İçlerinden biri de bana göz temasıyla bakıp selam bekliyordu. Hiç kimseye kızmadım, darılmadım. Zaten hiç kimse gibi davranmışlardı.