Türk sporunun yüz akı: Voleybol

Türk sporunun gelişmesinde hız ve ivme kazanarak öncülük eden spor dalı, voleybol oldu. 2004 yılında bağımsız spor federasyonları arasına katılarak özerkleştirilen Türkiye Voleybol Federasyonu, yıllar geçtikçe hem alt yapı, tesis, eğitim, organizasyon, kulüpler ve milli takımlarda yeniden yapılandı, hem de uluslararası başarılarıyla değer kazandı.

2004 yılında Spor Genel Müdürlüğü tarafından görevlendirilen 8 personeli ve kendi bünyesindeki 8 elemanıyla çalışmalarını yürüten TVF, bugün 100 kişiyi istihdam ediyor. Bu görevliler sadece maaş bordrosunda değil, voleybola hizmetin her alanında kendilerini gösteriyorlar. Ayrıca Fabrika Voleybol Okulları projesinde de 93 anterenör yaş gruplarında eğitici olarak çalışıyor. Türkiye Voleyol Federasyonu, 60 milyon liralık bütçesinin yüzde 50’sini devlet bütçesinden karşılıyor. 30 milyon liralık gelir de sponsorlardan sağlanıyor. Başkanı Akif Üstündağ, gerçekleştirilen başarıda kulüplerin başrol oynadığını söylüyor. Vestel Venüs Sultanlar Ligi’nde Vakıfbank, Eczacıbaşı, Fenerbahçe, Galatasaray, Atlas Global, THY, Aydın BB, Nilüfer Bld. normal sezonu bitirip 8 takımlı play-off’a katılma hakkı kazandı. Axa Sigorta Efeler Ligi’nde ise Fenerbahçe, Arkas Spor, Galatasaray, Spor Toto, Ziraat Bankası, Halkbank, Bursa BB ve İstanbul BBSK play-off oynayacak.

Üstündağ, kulüplerden gelen oyuncularla oluşan milli takımların da gurur veren sonuçlar aldığını söylüyor. Bunların en önemlisi elbette Sultanlar’ın 2012 Londra’dan sonra Tokyo için de olimpiyat hakkı elde etmesi. İki olimpiyat arasındaki kuşak değişimine rağmen başarıda süreklilik ön plana çıkıyor. Voleybolun önemli bir başarı nedeni de tesis, eğitim ve organizasyonlardaki kurumsal yapısının gelişmesi. Ankara Selim Sırrı Tarcan’daki ofislerden çıkan TVF, kendi özel kampüsünde 3 spor salonu, kondisyon salonu, konaklama merkezi, performans salonu ile önemli bir merkez oluşturdu. Sayısal gelişmeler de dikkat çekici: 2010’da 26 bin olan lisanslı voleybolcu sayısı geçen yılın sonunda 62 bine ulaştı. Takım sayısı da 324’den 523’e, maç sayısı 2381’den 3117’ye yükseldi.

İşte benim adayım

Mustafa Vehbi Koç’u saygı ile anarak, dikkatleri adına konan spor ödülüne çekmek istiyorum. Biliyorsunuz, bu ödül olimpik değerleri öne çıkararak, büyük bir oy tabanından gelen adaylardan birine veriliyor. Aday seçiminde sporcuların bireysel performansı öne çıkıyor.

Bu ödülün Olimpiyat Şampiyonluğu kazanmış bir sporcuya verilmesi, amacındaki katkıyı sağlamaya yeter mi? Elbette takdir jürinindir. Sporcu üzerine yoğunlaşan “tek kişilik” ödüller, başlangıçta ortaya konan ilkeleri gölgede bırakabilir. Spor adamları, spora hizmet veren bilim insanları, hakemler… En önemlisi de “kurumsal” kimlikleriyle spor dalları: federasyonlar, kulüpler.

Ben, 60 yılı geride bırakan Türk Voleybolu’nun ödüllendirilmesinden yanayım. Federasyon başkanları, antrenörleri, sporcuları ve olimpik başarılarıyla onların topluca bu ödülü hak ettiklerine inanıyorum. Aday gösterme hakkına sahip bir spor yazarı olarak şimdiden, topluca alacakları anlamlı ödülün hayaliyle onları alkışlıyorum.

OLİMPİK SULTANLAR

Voleybolu yakından izleyen TRT Spor Spikeri Mehmet Sevinç, kadınlarda başarıyla gerçekleşen kuşak değişimini şöyle anlatıyor: ”2012 Olimpiyat Oyunları’ndaki Milli Takımımızdan, bugünkü kadroda da yer alan 2 oyuncumuz var: Eda Erdem Dündar ve Naz Aydemir Akyol. Kaptan Eda, Avrupa Şampiyonası’nın yıldızıydı. Londra’da 25 yaşındaydı, bugün 33 yaşında. Tokyo belki de son olimpiyatı olacak. Londra’da 21 yaşında olan Naz, şimdi 29 yaşında. Paris ve Los Angeles’te oynayabilir. Pasörler 40 yaşına kadar oynayabiliyor. Voleybol tarihinde Şampiyonlar Ligi’nde üst üste Final Four oynayan tek oyuncu. Format değiştiği için bu rekor bir daha kırılamayacak.
Londra’da tüm dünya Neslihan’ı konuşmuştu. Şimdi onun yerine ‘Mavi Şimşek’ Meryem Boz veya gerektiğinde Ebrar Karakurt var. Gözde Kırdar’ın yerini Hande Baladın aldı. Hande 2017’de 23 yaş altı Dünya Şampiyonası’nın en değerli oyuncusu seçilmişti. Libero Gülden Kayalar’ın yerine yine Eczacıbaşılı Simge Aköz geldi. Neriman Özsoy, yerini Meliha İsmailoğlu’na, Esra Gümüş de Şeyma Ercan’a bıraktı. Yeni jenerasyon, eskisini hiç aratmıyor!

Milli Takımlar Yaş Gruplarında alınan sonuçlar:

ERKEKLER: 1 EYOF şampiyonluğu, 6 Balkan şampiyonluğu, 7 Balkan ikinciliği, 8 Balkan üçüncülüğü, 1 Avrupa şampiyonluğu, 2 Avrupa şampiyonluğu.
KADINLAR: 2 Avrupa Şampiyonluğu, 2 Dünya Şampiyonluğu, 15 Balkan şampiyonluğu, 8 Balkan ikinciliği, 2 Balkan üçüncülüğü, 1 EYOF şampiyonluğu, 4 Avrupa şampiyonluğu
KADIN A MİLLİ TAKIMI: 2 Avrupa üçüncülüğü, 2 Avrupa ikinciliği, 1 Avrupa Oyunları şampiyonluğu, 1 Avrupa Ligi şampiyonluğu, 3 Avrupa Ligi ikinciliği, 1 Avrupa üçüncülüğü,1 Akdeniz Oyunları Şampiyonluğu,1 Avrupa Milletler Ligi ikinciliği.
KULÜPLERİN KARNESİ: Türk Voleybolu, özellikle kadınlarda kulüpler düzeyinde de süreklilik ve istatistik başarı örnekleri verdi: 2 Dünya ikinciliği, 3 Şampiyonlar Ligi ikinciliği, 4 Challenge Kupası ikinciliği, 3 CEV Kupası ikinciliği, 2 Balkan Kupası ikinciliği, 4 Dünya Kulüpler üçüncülüğü, 3 Şampiyonlar Ligi üçüncülüğü, 1 Balkan Kupası üçüncülüğü.
Bu yıl yapılması ertelenen Şampiyonlar Ligi’nde ise üç Türk takımı, Vakıfbank, Fenerbahçe ve Eczacıbaşı Final Four bilet aldı. Statü gereği Fenerbahçe ile Eczacıbaşı yarı finalde karşı karşıya gelecek.

Koronavirüs dilekleri

Fatih Terim’e: Değerli Hocam, koronanın da tekerine çomak sokarak tüm insanlara ve ülkemize yeniden yaşama sevinci katacağınıza inanıyorum.
Abdurrahim Albayrak’a: Senin güler yüzüne sadece Galatasaraylıların değil, hepimizin ihtiyacı var.
Fenerbahçeli basketbolculara: Potada virüs var. Atın üçlükleri arkadaşlar.
Yurdum ve dünya insanlarına: Korkmayın, yalnız değilsiniz. Sizin için çalışan doktorlar, sizi sevenler ve sizi koruyan bilim var!