05.09.2026 - 07:47 | Son Güncellenme:
Spor Servisi
Galatasaray, Süper Lig’in 4’üncü haftasında deplasmanda karşılaştığı İstanbul Başakşehir FK'yı 3-2 yendi. Aslan'ın gollerini Osimhen, Sara ve Torreira kaydetti.
Spor yazarları, sarı-kırmızılı takımın futbolunu değerlendirdi.
OSMAN ŞENHER: OSIMHEN'SİZ BÜYÜK BAŞARI (MİLLİYET)
Galatasaray’ın bu sezon işinin çok zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Beni rahatsız eden hakemlerin sahada haksız kararlar veriyor olması. Hakem Kadir Sağlam, sarı-kırmızılılar aleyhine öyle bir penaltı kararı verdi ki, dünyada böyle bir penaltı yok!
Yine Sanchez’in attığı golü VAR 5 dakika inceledi, sonunda coğrafi ofsayt verdi. İlk defa böyle bir şey gördüm. Bu hakemlerle gerçekten Türk futboluna yazık oluyor. Hele Galatasaray’ın hiç şansı yok.

Bu maç için konuşacak olursak; ilk 30 dakika, Osimhen sakatlanıncaya kadar olan bölümde sahada harika bir Cim Bom vardı. Sağdan, soldan ortalar geliyor, Batrakov orta sahada harikalar yaratıyor, Osimhen golünü atıyor, yüzde yüz diyebileceğimiz 4 gollük pozisyonu da kaçırıyor.
BATRAKOV'A 25 DAKİKA TOP GELMEDİ
Sakatlanıp oyundan çıktıktan sonra, Nijeryalı forvetin yerine Barış Alper girdi. Bu dakikadan sonra da ızdırap başladı. Paslaşma sıfır. Batrakov’a 25 dakika tek top gelmedi. Barış zaten savruktu ve iyi gününde değildi. Bırakın gol atmayı, rakip kaleye bile gidemedi. Bizim gibi Okan hoca da bunu seyretti. Ne zaman Başakşehir gol attı, o zaman hoca değişiklikler yapmaya başladı. Bilhassa Leao’nun girişi hücum anlamında takıma yüzde yüz katkı verdi.
Sara silkelendi ve oyuna ağırlığını koydu. Bana göre Brezilyalı futbolcu maçın yıldızı oldu. Galatasaray üç puan aldıysa en büyük pay Gabriel Sara’nındır. Başakşehir’i de tebrik etmek lazım. 10 kişi oynamasına rağmen, maçı berabere de bitirebilirlerdi, galip de gelebilirlerdi. 30 dakikalık bölümde Galatasaray’a top oynatmadılar, çok da gol kaçırdılar. Maçın hakemi gerçekten sahanın en kötüsüydü.

BURCU KAPU: OSIMHEN ELİNİ KALDIRINCA (MİLLİYET)
Galatasaray, Başakşehir deplasmanına özlenen baskısıyla başladı. Osimhen’in bir an önce fişi çekme isteğiyle girdiği denemeler 17. dakikada sonuç verdi. İlk yarım saat topu çok hızlı dolaştıran, hiç tembel pas yapmayan bir Galatasaray izledik. Eski günlerini hatırlayan Torreira’nın ikinci toplardaki mücadelesi, ilk gol öncesinde başlattığı pres ve Batrakov’un umut veren görüntüsüyle Osimhen çıkana kadar mükemmel bir tablo vardı. Galatasaray’ın yeni transferi 10 numarada aranan kan bulundu diyor. Oyunu ve topu hızlandırıyor, ön alan presine katılıyor, bağlantı için arkadaşlarına yaklaşıyor, özellikle Yunus’un kanattan merkeze taşıdığı her topa artı bir oluşuyla Batrakov şimdilik doğru transfer olarak gözüküyor.
Ancak Galatasaray’da bu durum her mevki için geçerli değil. Osimhen kenara değişiklik için elini kaldırdığında, Galatasaray taraftarlarının yüreği ağzına geldi. Geleli henüz birkaç gün olmuş Deniz yerine muadil olarak oyuna Barış’ın girmesi çok normal ama Barış’ın sezon başından beri performansı hiç normal değil. İki kanat, Barış ve Sane’deki sorun fiziksel mi mental mi cevap Okan Hoca’da.

LEAO KALİTESİNİ ORTAYA KOYDU
İkinci yarı git gelli oyunda Galatasaray iki stoperinin gazabına uğradı, Leao kalitesini ortaya koydu, tam olmayacak mı acaba derken “Bir daha frikikleri bana kullandırın” diyen Sara takımına üç puanı getirdi.
Bu maçı illa ki, ligde üst üste 16 maçta da skor katkısı veren Osimhen üstünde okumalıyız. Böyle bir oyuncunun olmadığı senaryoda her takımın etkilenmesi normal ama oyununun bu kadar sıradanlaşması problem. Geçen sezon da bu zamanlar sakatlanıp Frankfurt karşısındaki ilk Şampiyonlar Ligi maçını kaçırmıştı. O maçın skorunu hatırlarsınız. Şimdi hafta içi yine Şampiyonlar Ligi’nin ilk maçı var ve akıllarda tek soru Osimhen oynayabilecek mi?
TOLGA ERSARI: SARA'DAN HAYAT ÖPÜCÜĞÜ (SKORER)
Başakşehir karşısında maça iyi başladı Galatasaray. Nitekim 13 dakikada üç kurtarış yaptı ev sahibi takımın genç kalecisi Deniz. Ancak o da bir yere kadar dayanabildi ve Galatasaray’ın golcüsü, her şeyi Victor Osimhen; 17’de sarı- kırmızılıları 1-0 öne geçirdi.

Osimhen’in oyunda olduğu 33 dakika boyunca kimi zaman ön alan baskısı yaptı kimi zaman da oyunu rölantiye aldı Galatasaray. Stoperde Sanchez- Lemina uyumu da gayet iyiydi ve bu ikili savunmayı da öne çıkarttı. Ancak Osimhen’in sakatlığı nedeniyle 33’te çıkmak zorunda kalması, sarı- kırmızılılara ilk darbeyi vurdu. Çünkü o andan itibaren ön alan baskısı yapamadı Galatasaray ve bu da oyunun inisiyatifinin Başakşehir’e geçmesine neden oldu. Lakin ilk yarının son saniyesine kadar etkili bir pozisyona giremedi ev sahibi takım.
OSIMHEN VE LEMINA
İkinci yarının başında Lemina’nın çıkması Galatasaray için ikinci darbe oldu. Özetle, Osimhen ve Lemina’nın yoklukları, sarı- kırmızılıların bütün defolarını gün yüzüne çıkarttı. Osimhen’in yokluğunda yapılamayan ön alan baskısı, rakibin orta sahayı çok çabuk geçmesi, geride bırakılan büyük boşluklar, stoperlerin top kayıpları, … Bu anlamda özellikle Abdülkerim Bardakcı hâlâ hazır değil. Onun geç form tutması, geçen sezon da sorun yaratmıştı. Ama modern futbolda da bazı şeyleri beklemek için zaman yok. Hele ki Şampiyonlar Ligi kapıya dayanmışken.

Bunların neticesinde skor olarak iki defa yakalandı Galatasaray. Ancak Gabriel Sara’nın 90’da adete iğne deliğinden geçirip filelere yolladığı harika serbest vuruş golü, sarı- kırmızılılar için tam bir hayat öpücüğü oldu.
SARA'NIN GOLÜ
Osimhen’li bölümdeki ön alan baskısı ve etkili oyun, Yunus Akgün’ün ikinci yarıdaki performansı, Torreira ve Sallai’nin canlarını dişlerine takan mücadeleleri, yeni transfer Rafael Leao’nun oyuna girdikten sonra yarattığı fark, onun içerisinde olduğu pozisyonda oluşan Galatasaray’ın ikinci golü ve Sara’nın enfes frikiği ile gelen gol sarı- kırmızılılar adına akılda kalan güzelliklerdi. Tabii Uğurcan Çakır’ın skora etki eden kurtarışlarını da unutmamak gerekir. Osimhen’in çıkmasından sonra yapılamayan ön alan baskısı, Barış Alper Yılmaz ve Abdülkerim Bardakcı’nın yetersizlikleri, maça ilk on birde başlayan ve zaman içerisinde daha iyi olacağını düşündüğüm Batrakov’un çok fazla geriye gitmesi, beklenilenin aksine maça solda başlayan ve 1-1’den sonra sağa alınan Sane’in özellikle ilk yarıdaki görüntüsü, geride bırakılan boşluklar, verilen pozisyonlar, stoper hattındaki problemler ve Leao oyuna girene kadar hâkim olan hücumdaki üretme sorunu ise karşılaşmanın Galatasaray adına akılda kalan olumsuzluklarıydı.
Böylesine sıkıntıların yaşandığı Başakşehir gibi zorlu bir mücadeleden galip ayrılmak çok önemli. Tam hazır olunamayan bu haftalarda alınan her üç puan ekstra önem taşıyor. Kaldı ki, Çarşamba gecesi de Lizbon’da zorlu bir rakip karşısında Şampiyonlar Ligi’nin startı verilecek. Ama hem oyuncu hem de teknik direktör bazında gereken derslerin de çıkartılması lazım.
Son olarak, Şampiyonlar Ligi’ndeki Sporting maçı öncesinde Osimhen ve Lemina’nın sakatlıkları yürekleri ağızlara getirdi. İki oyuncunun da kasık sakatlığı nedeniyle oyuna devam edememeleri ilginç değil mi?