Trabzonspor camiasında 37 yıllık şampiyonluk hasretinin son bulduğu 2021-22 sezonu, bugünlere ışık tutacak anlamlı veriler barındırıyordu. En önemlisi, 38 haftalık maraton sonunda bordo-mavili ekibin ligin en az gol yiyen iki takımından biri olması, diğeri sezonun en fazla gol atan ikinci takımı unvanıydı.
Modern futbolun temel kuralıdır; iyi savunma, etkili ve sonuç getiren hücum hattı her daim sizi iddialı hale getirir. Teknik direktör Abdullah Avcı’nın oyun felsefesi de bu tez üzerine kurulmuş, isabetli transferler ve doğru kadro tercihleriyle özlenen başarı gelmişti. Galatasaray’ın peşi sıra üç şampiyonluk yaşadığı süreçte, işler sadece ezeli rakipler Fenerbahçe ve Beşiktaş açısından değil, Trabzonspor adına da sıkıntılı geçmişti.
Değişim, başkan ve yönetimden başladı. Sonrasında yaşanan transfer yanlışları ve teknik direktör sirkülasyonu, Karadeniz temsilcisinin ayarlarını bozdu. Taraftar “Şampiyonluk serisi sürer mi?” sorusundan geçen sezon ortalarında “kümede kalır mıyız?” endişesine evrildi.
Geçmişi görmezden gelemezsiniz. Hatalardan ders çıkarmak yolunuza ışık tutar. Trabzonspor camiası; başkanı, teknik direktörü, oyuncu grubu ve en önemlisi taraftarıyla sabırlı olmayı, sakin kalmayı becermeli. Burada görev Başkan Ertuğrul Doğan ile Teknik Direktör Fatih Tekke’nin elbette.
Transferde harcadıkları paraya bakarsanız, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin amansız rekabette ligi forse edecek gibi göründüğü sezon, bordo-mavili ekip açısından kolay geçmeyecek.
Sezonu geçiş dönemi olarak değerlendirmek ve beklentiyi yüksek tutmamak gerek. Yarışın ortakları lig öncesi Avrupa kulvarında yıpranmaya başlarken, Trabzonspor doğru planlama ve transferin bitimine dek yapacağı hamlelerle, zirvenin sürpriz ortağı olabilir.
Tekke’nin zor sınavı
Fatih Tekke, Karadeniz deyimiyle “camianın evladı.” Geçen sezon zor dönemde görevi kabul ederek risk aldı. Üstelik hocalığını yapmış Şenol Güneş gibi bir teknik direktörün ardından. Elindeki kadroyu rasyonel biçimde kullanmaya çalışırken, oyuncularına kendini kabul ettirme gibi ekstra bir yük üstlendi. Motivasyonunu ve güvenini yitirmiş, deplasman fobisi geliştirmiş, dahası sıradanlaşmış bir takımı ayağa kaldırmak kolay değildi.
Bu sezon, “efsane golcünün” en zor sınavlarından biri olacak. Trabzonspor transferde henüz eksiklerini giderebilmiş değil. Forvet hattında Onuachu’nun dönüşü ve yamacına Augusto’nın alınması isabetli. Taraftarın gönlünde taht kuran Onuachu’nun eski formuna kavuştuktan sonra Fatih Tekke’nin planlarında belirleyeceği olacağı kesin. Bunlara doğru yerde oynatıldığı vakit bitirici vuruşlarıyla Zubkov’u da ekleyince, rakip savunmaları fazlasıyla zorlayacak hücum organizasyonları izleyebiliriz.
Hamsik-Bakasetas lazım
Sol kanat Olaigbe ile desteklendi. Yerinde bir karar. Nwakaeme doksan dakika oynayacak yeterlilikte değil. Mustafa Eskihellaç’ı joker gibi kullanmak anlaşılabilir. Ancak onu bu kulvarda kalıcı kılmak anlamsız bir çözüm olurdu.
Ve orta sahayı yönetecek lider eksikliği. Bir Sosa, bir Hamsik veya Bakasetas gibi topu dikine kullanmayı seven, ofansif yönü kuvvetli bir veya iki oyuncuya ihtiyaç var. Geçen sezonun önemli bölümünü sakatlıkla geçiren Folcarelli hazırlık döneminde beğeni kazansa da merkez orta sahanın güçlendirilmesi zorunlu. Ozan Tufan’ın sürekliliği yok.
Edin Visca takımın en deneyimli oyuncularından biri. Yaşı itibarıyla eski verimi sağlamakta zorlanacaktır. Sağ önde hızlı, rakip eksiltebilen, kanat organizasyonlarını yönetecek bir partnere ihtiyaç var. Tıpkı geçen sezonki Malheiro gibi.
Savunma hattı sıkıntılı. Batagov genç yaşına karşın Tekke’nin vazgeçilmezi. Serdar Saatçi ve kiralıktan dönen takımda kalıp kalmayacağı belli olmayan Baniya soru işareti. Savic’in deneyimine rağmen ilerleyen yaşı, bu bölgeye mutlaka ve mutlaka takviye yapılması gerektiğini gösteriyor.
Gençlik ateşi yanmalı
Evet futbol 70’li, 80’li yıllardaki gibi oynanmıyor. Lakin Trabzonspor’un fırtına gibi estiği dönemlerdeki kadro yapısına bakın. Altyapıdan yetişen oyuncuların katkısına bakın. Bugün tüm kulüplerimizin derdi aynı. Trabzonspor ise bu konuda şanslı. Nüfusu bir milyon olan kent, adeta bir futbolcu fabrikası. Geçen yıl UEFA Gençlik Ligi’nde finale kadar yükselen takımdan Süper Lig seviyesinde görev yapabilecek oyuncular var. Fatih hoca onlara sahip çıkmalı, cesaretlendirmeli ve geleceğe hazırlamalı.
Ekonomisi her geçen sezon daha da kötüye giden Türk futbolunun kurtuluşu, şampiyonluğa odaklı gelir planlarından değil, uzun vadeli yatırımlardan ve öz kaynaklara yönelmekten geçer.
Uğurcan sorun olmamalı
Uğurcan Çakır geçen sezon Trabzonspor’un ayakta kalmasında en büyük paya sahipti. Gerçekçi olalım, kaptanın performansı bordo-mavili takımın kabus görmesini engelledi. Kritik maçların adamı oldu. Mütevazı karakteri, giderek gelişen yeteneği onu ülkenin en değerli file bekçisi yaptı.
Başkan Ertuğrul Doğan onu Süper Lig’e vermeyerek çok doğru bir tavır sergiledi. Kaptan da kendisine yakışanı yaptı. Bugüne kadar para sözcüğünü ağzına almadı. Yönetim maaşında ciddi bir artış sağlama sözü verdi.
Gelinen nokta Uğurcan’ın başka bir kulübe gitmeyeceği anlamına gelmez. Avrupa’dan hem kendi hem kulübün beklentisini karşılayacak bir teklif gelirse Uğurcan yuvadan uçabilir. İşte bordo-mavili takım adına en büyük tehlike bu olur. Çünkü henüz onun yerini dolduracak bir isim yok.
Bir takım için atanlar önemlidir, ancak tutan hepsinden öncedir.
Başkan iki kulvarda
Başkan Ertuğrul Doğan’ın Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığına seçilmesi elbette değerli. Ancak iki görevi birlikte götürmesinin zorlukları da dikkate alınmalı. Doğan’ın önceliği kuşkusuz Trabzonspor olmalıdır. Vakıf başkanlığı unvanının kulübe yarar sağlamadığı tescilli bir gerçek. Ali Koç’un niçin çekildiğini iyi analiz etmek gerek. Sayın Doğan’ın enerjisini tasarruflu kullanması ve Türk futbolunun sorunlarına yoğunlaşırken, Trabzonspor’u ihmal etmemesini diliyorum. Gençtir, ikisini de başarabilir.
Güneş Samsun'dan doğar
Süper Lig’e çıktıktan sonra zor koşullarda mücadele eden Samsunspor, kadrosunu takviye etmekte zorlansa da geçen yılki gibi zirvenin korkulu takımlarından olmaya adaydır. UEFA Avrupa Ligi’ne play-off’tan katılacak olan temsilcimiz, iyi bir başlangıç ile moral bulacaktır. İki kulvar ağır gelmezse yine çok konuşuruz Karadeniz ekibini.
Heyecana ortak olsunlar
Geçen sezon sıkıntılı haftalar yaşayan Antalyaspor, Gaziantep FK, Kayserispor, Alanyaspor, Konyaspor gibi takımlar ile lige yeni yükselen Karagümrük ve Kocaelispor adlarından söz ettirmek için mücadele edecekler. Eyüpspor, Çaykur Rizespor, Kasımpaşa’nın da yarışmacı kimlikleri ile lige heyecan katmalarını bekliyorum.
Proje takımı Göztepe
Göztepe, Türk futboluna örnek teşkil etmesi gereken bir yapılanma oluşturdu. Semt takımı olmaktan çıkıp, İzmir’in Süper Lig hasretini dindiren, kente futbol heyecanı getiren, çağdaş yönetim anlayışıyla kazanırken, üretebilen bir kimliğe büründü. Hep üst sıraları zorlayacak, dört büyüklerin başına dert olabilecek bir ekip. Futbolumuza renk katmaya devam edecektir.
Başakşehir hep iddialı
Süper Lig’in en istikrarlı takımlarından biri olan Başakşehir bu sezon da adından söz ettirecek bir kadroya sahip. Avrupa kulvarında mücadele etmesi ve sezona erken başlaması hazırlık anlamında avantaj. Ancak ilerleyen haftalarda düşüş yaşaması olası. Turuncu-lacivertli takımın Çağdaş Atan yönetiminde zorlu virajları atlatabilecek kapasitesi var.
Gençler ve Hüseyin hoca
Türk futbolunun efsane başkanı İlhan Cavcav’ın vefatından sonra hızla irtifa kaybeden Gençlerbirliği, şimdi 7 milyonluk Ankara’nın Süper Lig’deki tek temsilcisi. Geçen sezon Hüseyin Eroğlu’nun teknik direktörlüğe gelmesiyle ivme kazanarak sürpriz bir geri dönüş gerçekleştiren kırmızı-siyahlılar, asansör takım olmamak için uğraş verecek. Yönetimin hocasına, hocanın oyuncularına inanması, maddi konuların sorun olmaktan çıkarılması şart.