Aman dikkat 12 Dev Adam

Basketbolcularımızın tarihi dünya ikinciliği, maalesef aldıkları primin gölgesinde kaldı.
Günlerdir müthiş başarı değil, Başbakan’ın verdiği 28 milyon liralık çek konuşuluyor.
Final maçında devlet erkanını hedef alan protesto ise yanında garnitür olarak sunuluyor.
Bu konulara girmeyeceğim. Siyasetçiler, işin şov kısmını halletti nasıl olsa.
Düşüncem, 12 Dev Adam ve teknik kadronun primi analarının ak sütü gibi hak ettiğidir.
Lakin geçmişte yaşanmış ve sıkıntıları hâlâ devam eden bir olayı Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel’e anımsatmak istiyorum. Yarın bir sürprizle karşılaşmasınlar diye!
Biliyorsunuz, 2002 Dünya kupasında üçüncü olarak tarihe geçen A Milli Futbol Takımı’na, FIFA tarafından 4 milyon 365 lira başarı primi verilmişti.
Birkaç ay sonra da Maliye Bakanlığı uzmanları Milli Takım futbolcularının aldığı primin peşine düşüp vergi tahsilatı yapmak istemişti. Hem de yurt dışında vergisi kesilmesine rağmen.
Yıllar süren mahkemeler, davalar derken konu yılan hikayesine dönmüş ve geçen yıl Futbol Federasyonu’nun önüne faizleriyle birlikte futbolculardan tahsil edilmek üzere 25 milyon liralık bir fatura konmuştu!
Danıştay devreye girip “Hop ne yapıyorsunuz?” demese dünya üçüncülüğü ile gurur duyduğumuz futbolcuların kapısına icra memurları dayanacaktı.
Sayın Demirel, sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yermiş.
Hani bu iktidar sizi Haluk Ulusoy ile bir tutmaz ama, ne olur ne olmaz! Kulağınızın üzerine yatmayın.
Araştırın, sorun. Söz değil resmi belge isteyin!
Burası Türkiye. İktidarlar değişir, Başbakanlar, Bakanlar, hatta insanların size bakış açısı bile değişebilir.
Yarın 28 milyon liranın 58 milyon liralık ceza olarak karşınıza çıkmasını istemiyorsanız, bu sese kulak verin, işinizi sağlam kazığa bağlayın!

Çarmıklı’nın jestiAman dikkat 12 Dev Adam
Bayram değil, seyran değil, Futbol Federasyonu yönetim kurulunun Gürcistan’da ne işi var diyen çıkabilir.
Biz de öyle düşündük ve işin aslını öğrendik.
Federasyon olağan yönetim toplantısını salı günü Batum’da yapacakmış. Öneri, yönetim kurulu üyesi iş adamı Oğuz Çarmıklı’dan gelmiş. Çarmıklı sahibi olduğu oteller zincirinin bir ayağını da burada açacakmış. Bu vesile ile tüm yönetim kurulu üyelerini açılışa davet etmiş.
Bir araya gelmişken de, gündemle ilgili kararları Batum’da alalım demişler.
Unutmadan.
Gürcistan seyahatinin tüm masraflarını Çarmıklı karşılayacakmış.
Malum hassas dönem!
Bütçede verilen dev açık yüzünden başı ağrıyan Başkan Mahmut Özgener, bu kez de keyfi bir toplantı nedeniyle şimşekleri üzerine çekmek istemez.
Hele başlarında Demokles’in kılıcı gibi duran bir Denetleme Kurulu varken!

Hentbolda garip şeyler oluyor
Hentbol Federasyonu’nda sular bir türlü durulmuyor. Bir yönetim kurulu üyesinin kredi kartından hentbol ligi maçlarına İddaa oynadığının saptanmasından sonra açılan soruşturmadan ses seda çıkmazken, şimdi de çok büyük bir tehlike kapıya dayanmış görünüyor.
Olay “Ben yaptım oldu” diyen yönetim anlayışının Türk takımlarının Avrupa kupalarından ihracına sebep olabilecek kadar ciddi.
Kısaca özetleyelim;
Geçen sezon Deplasmanlı Bayanlar Süper Ligi’ni 5. sırada bitiren ve ülkemizi Avrupa Challenge kupasında temsil hakkı kazanan Kastamonu Türk Telekom kulübü ligden çekildiğini açıklar.
Peki federasyon ne yapar?
Uzun süredir faaliyetlerini askıya alan Kastamonu Sağlıkspor’a “Hemen takım kurun sizi Süper Lige alacağım” der.
Olabilir, kağıt üzerinde böyle bir hakları var!
Buraya kadar her şey normal görünse de, federasyonun Avrupa Hentbol Federasyonu’na (EHF) gönderdiği ve yeni sezonda hangi Türk takımlarının Avrupa kupalarında mücadele edeceğini gösteren liste ortalığı karıştırır.
Çünkü listede apar topar lige alınan Kastamonu Sağlıkspor’un adı vardır. Hem de Kastamonu Türk Telekom’un yerine!
EHF konuyu sorar. Kendilerine verilen yanıt şudur; “Efendim kulüp aynı, sadece sponsoru değişti.”
Hatta öyle ileri giderler ki, federasyon sitesinde Sağlıkspor’un iletişim bilgileri olarak ligden çekilen Telekom kulübünün adres ve telefon numaralarını koyarlar.
İşin aslını öğrenen EHF, derhal inceleme başlatır. Benzer olayda Bulgaristan’a 2 yıl ceza veren EHF’ye rezil olmamız bir yana, diğer takımlarımızın Avrupa kupalarına katılmaları da riske girer.
Böyle bir skandal futbolda yaşansa ne olur? En basitinden federasyon istifa eder. Ya da olağanüstü genel kurul toplanır ve seçime gidilir.
Ya hentbolda?
Söyleyeyim. Genel Müdür bir soruşturma daha açar. Sonra da dosyayı tıpkı önceki gibi sümen altına atar.
Ancak bu kez işin uluslararası boyutu var. Biz yeriz de, bakalım adamlar nasıl yutacak?

Akgül gidiyor mu?
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü hareketli günler yaşıyor. Sebebi üst düzey yönetimde yapılacak yeni operasyon.
Genel Müdür Yunus Akgül’ün kısa bir süre sonra görevden ayrılacağı konuşuluyor. Dolayısıyla yeni bir iktidar savaşı kapıda.
Akgül’ün AKP içindeki gücü, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’e dayanıyor.
Akgül ile eski Genel Müdür Mehmet Atalay’ın arasının limoni olması safların daha net anlaşılması için küçük bir detay!
Atalay, Başbakan’ın yakın çevresindeki etkili insanlardan biri. Pekin olimpiyatındaki başarısızlığın kendisine fatura edilmesini kabullenemeyen Atalay, dönemin Spor Bakanı Murat Başeskioğlu’nun, Akgül’e asaletini vermesini de unutmamış!
Kulislerde yeni genel müdür olarak konuşulan isim yine bir Belediyeci.
Malum, Başbakan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki mesai arkadaşlarının spor teşkilatında yönetici olması, artık bir gelenek.
Sırası gelen koltuğa oturuyor.
Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyespor A.Ş. Başkanı Alpaslan Baki Ertekin’in bu göreve getirileceği fısıldanıyor.
Başbakan’ın bu değişime sıcak baktığı da hakeza.
Kim bilir?
Son yıllarda atıl hale gelen ve sadece uluslararası organizasyon yapmakla övünen spor teşkilatının, şöyle bir silkelenmesinin vakti gelmiştir belki de.
Haaa, bu zihniyetle ne mi değişir? Çok fazla umutlu değilim.
Deneyimle sabit. Gelen gideni aratıyor.
Önemli fikir ayrılıkları yaşasak da, Mehmet Atalay’ın genel müdürlüğü dönemini şu anki yönetime değişmem!