Geri Dön

Ersin Düzen, canlı yayında Skorer'in sorularını yanıtladı!

Türkiye'nin en başarılı spor yorumcu ve sunucularından olan Ersin Düzen, Skorer Instagram hesabının canlı yayınında Nergis Aşkın'ın sorularını yanıtladı.

Ersin Düzen, canlı yayında Skorer'in sorularını yanıtladı!

Instagram'da Skorer'in konuğu olan ünlü sunucu ve yorumcu Ersin Düzen, canlı yayında Nergis Aşkın'ın sorularını yanıtladı.

İşte Ersin Düzen'in açıklamaları;

Bu zorlu süreçte moralimizi yüksek tutup iyi olmaya çalışıyoruz. Tüm dünyanın ilk kez tecrübe ettiği bir süreç bu. Yavaş yavaş o süreci herhalde yaşayacağız. Sağlık Bakanımızı dinledim, vaka sayılarının artık düşüşe geçmesini beklediklerini belirttiler, inşallah öyle olacak. Hafta sonu yapılan sokağa çıkma yasağının ardından Pazartesi günü herkesin sokağa çıktığını gördüm ve buna çok üzüldüm. Salgının bittiği algısı oluşmuş insanlarda, böyle bir şey yok. Herkesi çok çok dikkatli olması lazım. 

Karantina sürecimi ağırlıklı olarak köpeğim Diego'yla geçiriyorum. Onun vakit geçirmeye çalışıyorum. O benim şu anda en yakın arkadaşım ve moral kaynağım. Onun dışında kendime vakit ayırıyorum tabiki. Televizyonda dizi izlemek, bir şeyleri araştırıp okumak zaten hayatın içinde olan şeylerdi ama bu süreç daha fazla vakit geçirip kaliteli bir zaman geçiriyorum. Yalnızım ama sıkılmıyorum. Önemli olan da bu süreçte bunu atlatabilmek. 

 Son dönemlerde corona virüsle ilgili işin uzmanı olsun olmasın bununla ilgili yorum yapan insanlar var. Uzmanmış gibi konuşanlar var. Asıl sorun o. Ben burada ahkam kesecek değilim. Ama takip ettiğim konuştuğum kişiler şunu diyor; hazırlık süreci için en az 2 hafta olması gerektiğini düşünüyorum. Futbol ne zaman başlar diye konuşuyoruz. Futbolu çok özledim dedim Cem Dizdar'la Serkan Yetkin'e. Meğer ne kadar çok vaktimizi alıyormuş futbol. Farklı programlar yaptık. Artık İstanbul'dan yayınlar yapmıyoruz ama Ankara'dan canlı yayınlar devam ediyor.

Bence bu sezon lig tamamlanır. Elbet bu durum iyileşme sürecine girer. o süreç başlayınca da bunlar konuşulur. Bakanların da çalışmaları neticesinde bir karar verilir. Bizim ligde kalan 8 haftalık bir süreç kaldı, daha doğrusu 8 maç kaldı. Nihat Özdemir de Mayıs başı itibariyle antrenmanlar, haziran başı itibariylr ligin başlaması bekleniyor. Ama bunlar tamamen öngörü.Mayıs başında yapılacak toplantıda şartlar, durumlar ortaya koyulacak. Denilirse antrenmanlar şimdi başlamaz, Mayıs'ın 2. haftasında başlasın derlerse lig de haziranın 2. haftasında başlar.

Ligler başlarsa da seyircisiz oynanması çok yüksek. Hatta 2020'nin sonuna kadar seyircisiz oynanabilir. Hatta ve hatta 2021'in ilk aylarında da seyircisiz oynanabilir. Belki tadı tuzu yok bu maçların ama bunun bir de ekonomik şartlar var. O çarkların dönmesi gerekiyor. Hayatın devam edip çarkların dönmesi gerekiyor. 

Maaş indirimleri tartışmasız doğru hamle. Kulüplerin kasasına giren hiç bir maddi gelir yok. TV gelir yok, taraftardan gelir yok. Kulüplerin maddi gelirinin %90'ı yayıncı kuruluştan geliyor. Doğal olarak da kulüpler futbolcularından indirim bekler. Kulüpler Birliği de bununla ilgili %25'lik bir indirim kararı aldı. FIFA her zaman futbolcunun yanında olmuştur şimdiye kadar ama şimdi de onlar da kulüplerin yanında. 

Her kulübün kendi içerisindeki yapısı farklı olacaktır. İndirimi kabul etmeyenler olacaktır. Her türlü cevabı alabilir futbolculardan kulüpler. Yabancısı yerlisi olacaktır. Ben kabul etmiyorum diyen futbolcu olacak. Burada önemli olan kulübün tavrı. Kulüp kalkıp eğer kabul etmiyorsan sözleşmesini feshediyorum diyebilir yada tamam önemli bir oyuncusu indirim yapma, takımda kal diyebilir. 

Bundan sonraki süreçte değişiklikler olabilir ligde. Futbolcuların sadece fiziksel yapısı değil, psikololjik yapısını da etkiliyor. Biz ilk vaka 10 Mart'ta çıkmıştı. 1 ayı geçtik. Mart'ın 2. 3. haftası iyice izolasyonu sıklaştırdık. 1 aylık süreci içerisinde insanlar üzerinde daha fazla bir psikolojik baskı hissetmeye başladı.  Sürekli bir tedirginlik içinde yaşıyorsunuz. Bunların futbolcuları da nasıl etkileyeceğini bilmiyoruz. Ligin kalan 8 haftası için öngörü bulunmaya çalışmak suya yazı yazmak gibi olur. Ben normal lig sürecinde Galatasaray'ı daha şanslı görüyordum. Ama kalan süreçte ne olur bilemem.

Kulüplerin ekonomisinin ne hale geldiğini görüyorsunuz. Artık gençleri alıp geliştirme yoluna gitmeleri gerekiyor. Salgın olmasa dahi böyle olması gerekirdi. Artık hastalıkla buna daha çok önem verilmeli. Maaşı yüksek futbolcular tutulamayacak. Alacağınız, elinizde tutmak istediğiniz adamları maaşını artık 15 kez düşüneceksiniz. Artık dünyada da değişecek. Haaland sezon sonunu tamamlayasaydı bu rakamlar konuşulamayacaktı. Artık Real Madrid'ler PSG'ler Haaland'a 150 milyon eurolar öneremez. Onlar da kendi kadrolarını korumaya çalışacaklardır. 

Gökhan Gönül, Caner Erkin iddiaları bence korona virüs gündemin haber bulunamadığı için ortaya atılan iddialardan. En son Gürcan Bilgiç'in bir haberi vardı Caner Erkin'in bir problemi var diye. Bence iki futbolcu da artık Fenerbahçe'ye geri dönemez. Bir polemik olsun diye söylemiyorum. İddianın doğru olduğunu zannetmiyorum. Fenerbahçe'nin böyle bir gündemi olduğunu düşünmüyorum. Beşiktaş da bu oyuncularla yollarını ayıracak mı? Öyle bir şey de yok ortada. Çok dolu bir iddia olmadığı bir dolu bir cevap veremiyorum size. 

Bence Fenerbahçe'nin yeniden yabancı teknik direktörle bir macera araması çok doğru olmaz.Mevcut süreçten sonra hem ekonomik olarak hem de ligi tanıma konusunda çok büyük risk yabancı isimler. Yabancı hoca yanında yardımcı antrenörlerini de getirecek. Onlar da çok büyük maddi külfet. Futbolcuları ve ligi tanıma zamanı olacak. Cocu'yla yaşananlardan sonra Ali Koç aynı macerayı yaşamak istediğini bence yaşamak istediğini sanmıyorum, böyle bir karar alırsa da çok yanlış bir karar almış olur. Yola kimle devam edeceğini söylemek de bize düşmez. Ligi tanımayan ve ekonomiyi zorlayacak bir yabancı hoca yerine bence Fenerbahçe yoluna yerli bir hocayla devam etmeli. Kim olur bilmiyorum ama Erol Bulut mu Abdullah Avcı mı Fenerbahçe'yi tanıyan Alex'in çevresinden oluşturulacak bir yapı mı olur yoksa başka Fenerbahçe çevresinden mi isim olur bilmiyorum. Gerçekten zor bir karar. Sizden çok büyük beklentiler olur. Hem ilk sezonunda hem geçen sezon beklentiler karşılanmadı. Büyük baskı var Ali Koç üzerinde.

Erol Bulut'un Fenerbahçe reddettiği iddiaları var diyorsunuz. Bence Fenerbahçe'den bir teklif gelirse Erol Bulut'un herhangi bir şekilde kabul etmeyeceğini düşünmüyorum. Her teknik adam Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi kulüplerde çalışmak ister. Ha kulübüyle çok bağlayıcı maddeler vardır onu bilemem. Bakar Fenerbahçe kadrosuna yeterli değil diyebilir, benim oynatmak istediğim siteme uymuyor deyip reddedebilir. Ama şu ortamda bir teklif gelse bence Erol hoca Fenerbahçe'yi reddedeceğini zannetmiyorum.

 Abdullah Avcı son 5 sezonun, aldığı sonuçlar itibariyle en başarılı yerli teknik direktörüdür. Yarışın hep içinde oldu. Geçen sezon Başakşehir'le şampiyonluğu son virajda kaçırdı. Abdullah Hoca'yı Beşiktaş performansı üzerinden yargılamak bence haksızlık olur. Şu yüzden haksızlık olur kötü başlayan daha sonra 6 maç üst üste galip gelen sonra da inişli çıkışlı bir grafik ortaya koyan bir Beşiktaş vardı. Başarısız diyemezsiniz çünkü kim diyebilir ki yollarını ayırmasaydı Beşiktaş, Abdullah Avcı'yla sezon sonunda yarışın içinde kesin olmayacak diyebilir misiniz? Mümkün değil. Çünkü Galatasaray son 2 sezonun ilk yarısını çok gerilerde tamamladı. Fatih Hoca bir an önce kendisini devre arasına atmak istiyordu. Şimdiki Galatasaray'ın pozisyonuna bakıyorsunuz, daha demin dediğim gibi korona virüs olmadan önce ben Galatasaray'ı şanslı görüyordum. Yine Galatasaray'ın hala şansı devam ediyor. Üst üste kazandığı maçlarla bu yarışın içerisine kendisini attı. Beşiktaş'ın kadro itibariyle bunu yapabilme gücü rakiplerine göre daha düşüktü. İnsanlar Abdullah Avcı'dan sihirli değnek istedi. Avcı başarısız demek bugüne kadar gösterdiği performanslara haksızlık olur. Beşiktaş camiası da ilk etapta Avcı'yı kabul edip bağrına basmadı ki. Başakşehir'deyken 'Yere yatsana' tezahüratları vardı. Avcı'nın en fazla gerilim yaşadığı taraftar Beşiktaş'tı. Burak Yılmaz'da da aynı şeyler yaşandı. 

Fenerbahçe'de Ali Koç, başkan seçildiğinde şunu söylemiştim. 'Fenerbahçe taraftarı, Ali Koç başkan oldu hemen şampiyon oluruz, onu al bunu al şöyle yap beklemesin dedim. 1. sezon şampiyon olunmaz. 2. sezon olmayabilir. 3. sene de olmayabilir. Bu benim kayıtlarda var. En az 3 sene. Çünkü Ali Koç, Fenerbahçe'nin geleceğini de kurmaya çalışıyor. Çok büyük hatalar yaptı Fenerbahçe yönetimi. Abdullah Avcı, Fenerbahçe'ye gelirse sabretmek zorunda taraftar. Abdullah Avcı geldi diyelim takımın başına, Fenerbahçe'yi şampiyon yapar diyemem. Şampiyon yapabilme şansı Galatasaray'a göre Trabzonspor'a göre, Beşiktaş'a bilemem ama bu iki takıma göre şansı çok çok aşağılarda.

Gelecek sezon da sonraki sezon da Süper Lig'in iki tane favorisi varsa onlar olağan üstü durumlar olmadığı sürece 1 Galatasaray, 2 Trabzonspor'dur. Kadroları da elindeki mevcut finansal durumları da teknik direktörleri de önde. Galatasaray'ın başında Fatih Terim olduğu sürece takım lige 1-0 önde başlar. Bunun lamı cimi yok. Galatasaray her zaman favori başlar. İster 10 puan geride olsun ister 12 puan. Ben bunu geçen sezon ifade ettiğimde insanlar bana tepki gösterdi. Arada 10 puan fark vardı bana sordular kim şampiyon olur diye. Bana göre Galatasaray şanslı dedim. İnanmadılar sonra videolarım izlenme rekorları kırmış. 

Bir favori takımla bir Anadolu takımı oynayınca, 80'ler futbolunu da izlemiş biriyim. O zamanlar favori takımlar deplasmana gidince 3-4 gollü galibiyet alırlardı. Eskişehir, Trabzonspor, Sakarya, Zonguldak zor deplasmanlardı. 3 büyüklerin evindeki maçlar kolay geçerdi. Şimdi Anadolu takımlarının 3 büyüklere göre şampiyonluk kazanmasa şansı tabikii Zayıf. Ama son dönemdeki değişimin nedeni nedir. Sivasspor'da Mecnun Başkan olağanüstü yönetim gösteriyor. Akıllıca yapılan transferler ve eylemler bir araya gelince güzel sonuçlar çıkıyor. Rıza Hoca bu ligi yemiş yutmuş bir teknik adam zaten. Başka bir takıma gitse de aynı performansı gösterebilir. Malatya da çok iyi gidiyordu. Adil Başkan'a da söyledim, Sergen Hoca bir anda gitti, Jahovic bir anda gitti. Hikmet Hoca geldi. Ligin en son durumdaki takımlarından biri şu anda. Başakşehir zaten Abdullah Hoca'dan örnek verdim. Çok güzel kulüp yapısı var. Eski tip başkan profili pek kalmadı. Teknik direktöre, kadroya, transfere karışan pek başkan kalmadı artık. Göksel Başkan da öyle. Gider maçı izler, kendi üzerine düşen görevi yapar. Okan Hoca'yla da gayet güzel devam ediyor. Sistem öyle güzel kurulmuş gibi aynen devam ediyorlar. Sivasspor, Başakşehir kolay kolay yıkılmaz.

Ersin Düzen'in EN'leri

En İyi Golcü: Sörloth

En İyi Kaleci: Muslera'yı hep söylemişimdir ama bu sezon Uğurcan Çakır'ın hakkını vermek gerek.

En İyi Orta Saha: Jose Sosa, Bayılıyorum Sosa'ya. Top ayağına gelsin de güzel bir şeyler izleyelim diye beklerdim.

En İyi Defans: Çok isim var ama Appindangoye, Welinton, Donk, Marcao diyebiliriz.

En Sevdiğim Dizi: En demeyeyim ama son dönemde Fauda diye bir dizi var. İlk sezon yayınlandığında izlemeyi unutmuşum. 3. sezonu duyurulduğunda oturdum izledim. Sunderland Til I Die var. La Casa De Papel'i söylememe gerek yok zaten. Daha o gece izledim. 

En iyi Film: Platform var yeni çıkan. Beni sürekledi ama uyku konusunda sıkıntı yaşadım o gece.

"Türk dizisini izliyor musun?" diye soranlar var. Ben çok TV izleyen biri değilim. Bir bölüm izleyip 1 hafta beklemeyi sevmiyorum. 

En Sevdiği Yemek: Haşlama severim. Evde yemek de yapıyorum. Çok iyi aşçı değilim ama kendimi doyurabilecek yemekler yapılıyorum. Haşlama çok seviyorum, 3 saatimi falan alıyor ama çok güzel bir yemek çıkıyor ortaya. Ben zaten yediğine içtiğine dikkat eden bir insanım. Evde de spor yapıyorum. Evde ekmek akımı çıktı ama ben düşünmüyorum. Hamur işine girmem. 

En Sevdiğim Şarkı: Çok fazla var. Mesele yerli yabancı ayrımım yoktur. Indie Rock tarzını severim. Yerli olarak arabesk, fantazi severim. Tarkan'ı ve Sezen Aksu'yu çok severim. Hangisini söylesem diğerine haksızlık olur. Müslüm Gürses, Orhan Gencebay dinlerim Muse da dinlerim, Sting de dinlerim. Depeche Mode çok dinlerim, üniversite zamanlarımda da çok dinlerdim. Metallica dinlerdim. Birisi yazıyor. Ahmet Kaya çok dinlerim. Ben eski bir radyocu olarak müzikle çok haşır neşirim. Hepsini dinlerim. Şampiyonlar Ligi müziğinin yeri ayrı tabii.

Gabriel Jesus'un 2019-20 sezonu Premier Lig'de attığı goller



YAZARLAR
TÜM YAZARLAR

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber