Özellikle “Half space” adını verilen stoperle bek arasını kullanmayı seviyor. Eminim birkaç hafta içinde “Bu da üçlü savunma oynatıyor” diyecekler olacak. İşin daha ilginç yanı, üçlü savunmaya neredeyse alerjik bir reaksiyon gösteren Ali Koç yönetiminin, bu teknik adamın sunumunu beğenmesi.
Fenerbahçe’nin yeni hocası Domenico Tedesco’nun adı İtalyan, ama futbol anlayışı Alman... 40 yaşındaki teknik adamın tüm başarıları ve futbol dünyasında tanınmasını sağlayan oyun felsefesi tamamen Alman kaynaklı... Yani, yeniden Türk futboluna Alman ekolü geri dönüyor. Özellikle son iki sezondur Samsunspor’un Alman hocalarla yaşadığı başarı ve 80’ler, 90’lar nostaljisi Fenerbahçe’yi bu noktaya getirdi.
HANDİKAPI YÖNETİM
Tedesco’nun futbol anlayışından bağımsız olarak çok önemli bir handikapı var. Bu aslında, İsmail Kartal da dahil olmak üzere tüm diğer adaylar için de geçerliydi. 11 yıldır şampiyon olamayan bir camia ve bunun son 7 yılına imza atmasına rağmen hala görevde olan bir yönetim... Kısa süre sonra bir seçim yapılacak ve eğer ki Sadettin Saran ya da Hakan Bilal Kutlualp’ten biri bunu kazanırsa, kendilerinin seçmediği bir teknik direktörle çalışmaları gerekecek.
Klopp da gelse...
Bunların üstüne şu anda taraftarın yönetime tepkisi o kadar büyük ki, boştaki Jürgen Klopp’u getirseler yine ciddi eleştiriler olacaktı. Bu kadar güvensiz bir ortamda Tedesco’nun takımı kendi oyun planına hazırlama ve bu arada minik bir tökezlemeye bile hakkı yok.

Gelelim Alman teknik adamın planına, programına... Aslında saatlerce bir şey anlatmanın faydası yok. Kendi ağzından medyaya verdiği demeçler var. Özellikle “Half-space” adını verilen stoperle bek arasını kullanmayı seviyor. Topu kaybettiği zaman en kısa sürede geri alıp öne doğru gitmek kafasındaki en önemli plan... Biz ülkece özden çok yüzeysel yorumlara o kadar alıştık ki, eminim birkaç hafta içinde “Bu da üçlü savunma oynatıyor” diyecekler olacak. İşin daha ilginç yanı, Mourinho dahil önceki teknik adamların üçlü savunma yaptırmasına neredeyse alerjik bir reaksiyon gösteren Ali Koç yönetiminin, alametifarikası üçlü savunma olan bir teknik direktörün sunumunu beğenmesi... Sonuçlar istenilen şekilde gerçekleşmezse, en çok tartışılan konu yine bu olacak.
Şampiyon olmasa da...
Tedesco kim ne derse desin Avrupa’nın gelecek vaat eden hocalarından birisi... Şu anda o da Belçika Milli Takımı’nda yaşanan fiyaskonun ardından kendisini iyi bir noktada konumlandırmak istiyor. O da biliyor ki, bir-iki başarısız kulüp performansı onu isteyecek kulüplerin kalitesini düşürecek.
Bir de tabii şu itiraz var: “Schalke ve Spartak ile lig ikincilikleri, Leipzig ile Almanya Kupası var. Kariyerinde şampiyon olamamış bir hoca ne verebilir ki?”
Ben de sorarım o zaman, kariyerinde onlarca şampiyonluğu olan Jesus ve Mourinho ile ne oldu?
Nene-Kerem sorunsalı
Burada asıl bakılması gereken, Tedesco’nun bu takımı kendi istediği oyun biçimine alıştırması... Örneğin; Mourinho döneminde sakatlıkların da etkisiyle şans bulmakta zorlanan İsmail Yüksek, tabii eğer gönderilmezse, onun istediği topu hemen kazanan enerjik orta sahanın vazgeçilmez bir parçası olabilir. Bir başka soru, hocanın 3-4-1-2’sinde elde Nene gibi, Kerem gibi kanat oyuncuları nasıl konumlanacak? Çünkü üçlü savunma yaptığınızda dörtlünün kanatları genelde bek özellikleri olan oyuncular oluyor. Bir başka soru da, forvet arkasında Asensio’nun mu yoksa Talisca’nın mı düşünüleceği? Ya da şöyle soralım, Asensio’ya orta dörtlünün ortasında mı, yoksa forvetin arkasında mı yer verilecek?
Kısacası Tedesco için de çok zorlu bir süreç başlıyor. Galatasaray’ın zor puan kaybettiği bir ligde, Fenerbahçe’nin yapabileceği her puan kaybı, “Şampiyonluk gitti” olarak yorumlanacak. Bu nedenle taraftarı da yanına çekebilme adına seri galibiyetlerle başlamak zorunda... Yoksa temelde ona değil ama yönetime karşı yapılacak protestolarda kim vurduya gidebilir.