28.05.2026 - 12:59 | Son Güncellenme:
CEV Şampiyonlar Ligi'nde Eczacıbaşı ile gümüş madalya kazanan kaptan Simge Aköz, Filenin Sultanları'nın geniş kadrosunda yer almamasıyla ilgili olarak Spor Sergi kanalına açıklamalarda bulundu.
Milletler Ligi geniş kadrosunda olmamasının nedeni olarak annesinin sağlık durumu olduğunu belirte Simge şunları söyledi: "Bu sene milli takımdan özellikle VNL için bir izin rica ettim. Çünkü annemin yaşadığı bir sağlık sıkıntısı vardı.
"10 senedir neredeyse aralıksız milli takıma gidiyorum, her yazım dolu. 12 ay çalışıyorum ve ister istemez ailelerimizle birlikte geçiremediğimiz çok zaman oluyor. Annemin 'Keşke bu yaz gitmesen, birlikte vakit geçirsek' dediği bir anda benim için zaten akan sular durdu."
"İhtiyaç olduğu takdirde tabii ki milli takıma gidecektim ama bu arzumu anlayışla karşıladılar. Sonrası için ne olur bilemiyorum. Avrupa Şampiyonası kadrosuna dair şu an gündemde bir şey yok ama takımda bulunmamı talep ederlerse çok seve seve giderim. Orada yaşamış olduğum duygular gerçekten benim için çok kıymetli. Her sporcu için öyledir muhtemelen."
Sezonu Şampiyonlar Ligi'nde kendi pozisyonun adına MVP olarak en iyi libero ödülü olarak bitirdin. Böyle bir bitiriş hayal ediyor muydun sezon sonunda kendi performansına baktığında?
En büyük hayallerimden biriydi ve şöyle bir anekdot var. Sezon başında menajerimiz Bilun Abla biz yeni gelen oyuncuları özellikle tanımak için böyle soru cevap tarzı şeyler dağıttı bize. Onları dolduruyorsun, yolluyorsun, beraber kahve içiyorsun vesaire. Biz birbirimizi çok uzun senedir tanıyoruz ama ben de işte dolduruyorum bu seneye dair işte bireysel hedeflerim falan diye. Oraya bireysel hedefler kısmına Şampiyonlar Ligi en iyi libero yazdım.Fotoğraf: Uğur Arslan
Akışta biraz daha kalıp daha kısa sürede geçirebilirdim belki onu ama benim bu huyumdur biraz da. Ben yapayım, ben şey yapayım ben gibi. Ebrar'a yardım edeyim, bu sene ihtiyacı olabilir derken Ebrar çok iyi manşet oluyor falan ben böyleyim: Allah'ım ben alamıyorum Ebrar alıyor. Sonrasında ama işte çok iyi bir Milano maçı ardından ligde geçirdiğimiz maçlar vesaire. Bence o da biraz artık güven aşıladı diye düşünüyorum. Şampiyonlar Ligi'nde de özellikle servis karşılamaları çok iyi bitirmişim. Sonra döndüm baktım dedim ki yani bu kadar psikolojik aslında olay. Yani koca sezon bunu iyi yapayım, bunu iyi yapayım derken orada mesela aklımda bile değildi muhtemelen.
Bazen şeyi görüyordum. İşte Ebrar 40 küsür servis karşılamış. Simge niye karşılamıyor? Yaprak niye karşılamıyor? Ebrar'a bazen böyle yaklaşıyorum. Diyorum ki, "Ablam istersen ben alayım. Hani sen kay, sen direkt atak yap." Çünkü bana da gelmedikçe ben de sıkılıyorum bir anda. Öyle bir şey de var yani. Ben de gireyim oyunun içine, ben de alayım falan diye.
"Ben alırım abla. Ben alırım abla. Karışma." Hani ben diyorum ki çok yoruldun bak çok başta başladılar sana servis atmaya. İstikrarlı da atıyorlar falan. "Alırım ben. Ben yaparım." Sonra artık böyle bir 3-4. settten sonra şey yapayım mı diyorum. "Olur." O da tabii bunun kondisyonunu sağladı ama bence iyi idare ettik yani, Yaprak, ben, Ebrar. Gerçekten çok gurur duydum onların yaptıkları işlerle de. Yaprak da çok soğukkanlıydı yani. Oynaması gereken rolü bence kusursuz oynuyor. Yani maşallah diyeyim arkadaşlarıma nazar değmemesi için.
Birlikte oynadığım için bazen Meliha'ya diyorum ki "Ben bir kulüp yöneticisi olsam, ben bir işte antrenör olsam veya her neyse; alacağım antrenör sensin. Hemen Meliha'yı alır koyarım. Bakışı, gözlemi... Evet, onu antrenörlüğe bir şey yapıyoruz.
Uzun yıllar birlikte yan yana manşet aldığın Hande'nin gitmesinden sonra böyle bir garip hissettin mi?
Çevremden dilini bildiğim, gönlünü bildiğim, işte tarzını bildiğim, bakışını bildiğim insanların bir anda gidiyor olması ki bunların en başında Hande geliyor. Kulüpte oda arkadaşıydık. Milli takımda oda arkadaşıydık ve 10 sene boyunca tatillerde de oda arkadaşıydık. O yüzden onun gitmesi tabii ki bende bir şey hissi yarattı yani hani kiminle neyi konuşacağım ben şimdi falan. Bir de yaş grubu da iyice düştü. Hani Hande ile de benim aramda yaş farkı var ama o şeyi ilk geldiğim günden beri yakalamıştık o güzel enerjiyi. Ama sonrasında takımla birlikte çok alışıyor insan. Yani bu tecrübeli oyuncu diyoruz ama benim de her sene bir şey tecrübe eder hale geldim.








