31.03.2026 - 17:47 | Son Güncellenme:
SPOR SERVİSİ
9 sezondur Galatasaray Daikin'de forma giyen kaptan İlkin Aydın, GSPlus’ın sorularına cevap verdi. CEV Cup finali hakkında açıklamalarda bulunan İlkin, Fatih Terim ile olan buluşmasının perde arkasını anlattı.
Uzun yıllardır Galatasaray’dasın; burada büyüdün diyebiliriz. Son iki sezondur da kaptansın. Bu sorumluluk sana neler hissettiriyor? 9 sezondur bu kulübün çatısı altındayım. Aslında kapıdan ilk girdiğinizde bu armanın hissettirdiklerinin ve sorumluluklarınızın farkında oluyorsunuz. Ben de yıllardır bu bilinçle sahada görevimi yerine getirmek için elimden geleni yapıyorum. Kaptanlık benim için elbette çok özel bir dönüşüm oldu, sahadaki istek ve inancım yönünden bir farklılık hissetmesem de sorumluluk anlamında beni çok geliştirdiğine inanıyorum. Sahada da duygularımın daha stabil olması ve takım duygusunun gelişmesi için elimden geleni yapıyorum.
İmza törenindeki 'Emek verilen yol yarıda bırakılmaz' sözünü taraftarımız pankarta dönüştürdü. Kendi kurduğun cümlenin tribünde bir pankarta dönüşmesi hakkında neler söylersin?
Taraftarımızla her zaman aramızda güzel bir bağ olduğuna inanıyorum. Bizim söylemlerimiz onların yanımızda olmasına, onların desteği de bizim daha da inançla sahada olmamıza yol açıyor. Bu çok güzel bir ilişki. Pankartı gördüğümde de çok mutlu oldum.
Benim için unutulmaz bir buluşmaydı, Fatih Hoca bu ülkenin, Galatasaray'ın en büyük değerlerinden. Aramızda çok güzel bir sohbet geçti, gelişimimizi takip ettiğini söyledi, bu da beni tabii ki çok gururlandırdı. Paylaşımını görünce de ayrıca mutlu oldum. Bizler de onun gibi bu armayı en üst seviyeye taşıyabilmek için elimizden geleni yapıyoruz, umuyorum ki camiamızı gururlandırmaya devam edeceğiz
Avrupa'da adını finale yazdıran takımın kaptanı olarak Galatasaray'ın bu mücadeleci ruhundaki rolünü nasıl tanımlarsın? Final öncesi neler söylemek istersin?
Takımca her birimiz aynı istekle aynı mücadele ruhuyla hedefimize doğru yürüyoruz. Burada hepimizin rolü çok özel. Ben de saha içinde ve dışında mümkün olduğunca takım arkadaşlarımı desteklemeyi, birimiz kötü bir gün geçirirsek birbirimizi yükseltmeyi önemsiyorum. Son 2 maçımız kaldı, umuyorum ki o kupayı evimize getireceğiz.
Dövmelerinin her birinin senin için ayrıca bir anlamı mutlaka vardır. Daha çok simgesel ve çizimsel tercihlerin var. Taraftarların seni ‘’Bambi’’ye benzetmesini seviyor musun? Bunu bir gün dövme olarak ölümsüzleştirmeyi düşünür müsün?
Bambi benzetmesini ilk gördüğümde tatlı bulmuştum, sanırım seviyorum. Bir de asıl filminde bambi küçük kırılgan bir yavrudan, güçlü bir lidere dönüşüyor, güzel bir karakter. Dövmelerim konusunda önceden çok düşünmüyorum, dönem dönem hayatımda özel bir yeri olan figürleri yaptırmayı seviyorum.
Sahadaki hırslı ve azimli duruşun, 'Ruhunla Kükre' sloganıyla tribünlerde hayat buldu. Hayatının başka hangi alanlarında, bu aslan ruhuyla kükremeye ve tutkularının peşinden gitmeye devam ediyorsun?
Benim için hayatta bir duruş sergilemek çok önemli. Bu yaklaşımım sadece saha içine özel değil. Saha dışında da bir karakter göstermeyi, ideallerim çerçevesinde yaşamayı, örnek olmayı önemsiyorum. Ruhunla kükre sloganı da bizim sahadaki kazanma isteğimizi çok iyi anlatıyor.
Kahramanmaraş’ta depremden etkilenen ailelerle bir araya geldin, çocuklarla voleybol oynadın, üçlü çektirdin. O gün senin için nasıl geçti?
Çok keyifli bir o kadar da duygusal bir gündü. Kulübümün bu konuya bu kadar değer vererek yaklaşması beni çok mutlu ediyor. Hem ziyaretler yaptık hem de bölgedeki çocuklarla zaman geçirme fırsatı buldum. Çocuklara biraz bile ışık olabildiysek, onların umutlarını yeşertebildiysek ne mutlu bize.