07.02.2026 - 09:32 | Son Güncellenme:
Fanatik
Gökhan İnler'in sözleri şu şekilde:
2015-2016 sezonu, futbol tarihinin en sıra dışı hikâyelerinden biriydi. Leicester City’de bizler sahaya her çıktığımızda, aslında herkesin imkansız dediği bir hayalin peşindeydik. O hayalin merkezinde ise çok fazla konuşmayan ama sahada her şeyi yapan bir oyuncu vardı: N’Golo Kante. Onunla aynı orta sahada oynadığınızda şunu hissedersiniz: Sahada bir kişi fazla gibisiniz. Koştuğunuz alanlar küçülür, sorumluluğunuz azalır, risk almaktan korkmazsınız. Çünkü bilirsiniz ki, arkanızda oyunu süpüren, hatayı telafi eden ve topu yeniden size getiren biri vardır. Kante’nin en büyük özelliği top kazanması değil; topu kazandıktan sonra oyunu sakinleştirmesidir.
Leicester’da Kante’nin varlığı bize şunu sağladı: Savunmadan hücuma geçerken panik yapmıyorduk. Çünkü topu kazanan Kante, onu boşa atmazdı. Hep doğru yere, doğru zamanda, doğru şiddette oynardı. Bugün Kante’ye baktığımda onu sadece eski bir takım arkadaşı olarak değil, bir sportif direktör gözüyle de değerlendiriyorum. Kante bir transfer değil, bir yapı taşıdır. Fenerbahçe’nin yaptığı hamle, sadece büyük bir isim almak değil; orta sahaya akıl, denge ve kültür koymaktır. Kante, oynadığı her takımda oyunu değiştirir ama bunu bağırarak değil, hissettirerek yapar. Fenerbahçe’nin özellikle büyük maçlarda, Avrupa maçlarında ve zor deplasmanlarda ondan alacağı katkı tam da budur.
Leicester’da şampiyon olduğumuz sezonu düşünün... Bizden daha pahalı, daha yıldızlı, daha geniş kadrolar vardı. Ama biz daha dengeliydik. Ve bu dengenin merkezinde Kante vardı. O, yıldızları parlatan oyuncudur. Genç oyuncular için Kante ile aynı sahayı paylaşmak büyük bir şanstır. Çünkü o, liderliği konuşarak değil, örnek olarak yapar. Antrenmanda nasılsa, maçta da aynıdır. Kazandığında değişmez, kaybettiğinde mazeret üretmez. Kante’yi alkışlamak istiyorsanız, maçı dikkatle izleyin. Çünkü onun futbolu bağırmaz, fısıldar. Fenerbahçe çok özel bir oyuncu aldı ama daha da önemlisi çok özel bir karakter kazandı.


