Bir finalin ardından
Son on yılda yapılan derbileride herhangi bir tartışmanın yaşanmadığını ben hatırlamıyorum. Tabii bunda sosyal medyanın o tarihlerden bu yana kulüpler üstünde aşırı baskı oluşturmasının da rolü çok büyük. Çoğu ergen ve üç beş kuruş için sonunu düşünmeyen hakaretler, yalanlar ve karalamalar da cabası. Yani utanma sıkılma hiçbir şekilde yok. Yeter ki etkileşim olsun, takipçi sayısı artsın. Tabii sonra bu yalanların peşine takılanlarla ortalık toz duman. Bunları yönetimler de ciddiye alıp açıklamalar yapıyorlar.
Son finalin de geçmiş derbilerden farkı hiç yoktu. Hala devam ediyor. Hem de sorumsuzca.
Ve bir de kulüplerin resmi hesaplarının başında oturan sorumsuzların maç heyecanı ile düşünmeden onaylanan sözde mesajları ortalığı yakıp kavuruyor.
Ben ince göndermelere karşı değilim elbette olacak. Örneğin maç sonu töreninde Fenerbahçe’de önce gençlerin kupayı alması. Son derece anlamlı. Bunda hiçbir şey yok. İyi düşünülmüş bir hamle.
Ama resmi internet sitesinden maymunlu gönderme. Zaten ortam gergin. Daha güzel bir paylaşım yapabilirdin. Ama yapmadılar. Tamam ırkçılık filan yok ama çok gereksiz oldu. Saran başkanın gözünden kaçmaması gerekiyordu. Zaten bir şey de anlamadım.
Şimdi Galatasaray bu paylaşıma tepki gösteriyor. Dursun başkan da açıklamayı yaptı. Ancak Fenerbahçe ile Beşiktaş için salıncak paylaşımı hala unutulmadı. Bana bunun ne demek olduğunun anlamını açıklayabilir misiniz? Ben buraya yazamıyorum bile. Tamamen sokak ağzı. Ve hakaret...
Bitmedi. Jayden’in paylaşımı. Gereksiz ve çocukça. Golünü de atmışsın ne gerek var. Yine amayı koyalım. Çok uzun zaman önce değil yakın geçmişte aynı canladırmanın MHY’li versiyonu dolaştırıldı. Kimse sesini çıkardı mı?
Keza İcardi’nin iki yıl boyunca umarsızca Ali Koç forması giymesine Dursun başkan bir kere bile “Kardeşim giyme. Ali başkan milyonlarca taraftara sahip bir kulübün başkanı. Sen bu işlere girme “dedi mi? Tabii ki hayır.
Şampiyonluk sonrası Okan hocanın küfürlü şarkı söylemesine “Hocam ne yaptın?” dedi mi. Tabii ki yine hayır...
Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmayacaksın. Tarihte buna “Altın kural (golden rule)” derler. Tüm dinlerde bu konu mutlaka vardır.
Yani öyle davran ki, eyleminin dayandığı ilke, herkes için geçerli bir yasa kuralı olsun.
Kısacası bu kayıkçı kavgası benim hiç hoşuma gitmiyor. Koskoca iki camia çocuk gibi. Ne yenilmeyi biliyorlar, ne kazanmayı. Futbolcular sahada kuzu sarması dışarıda herkes düşman. İcardi, Skriniar ile maç sonrası sarmaş dolaş adamların yemediği küfür kalmadı.
Taraftarları ile yönetimleri ile bu ülke futboluna derin zararlar veriyorlar farkında değiller.
Keşke bir centilmenlik anlaşması yapsalar. Keşke. Ama neredeeee.
Seninki de ayıp
Fenerbahçe seyircisi finalde olağanüstüydü. Bu insanların takım sevgisi bambaşka boyutlarda. Bu kadar acıya, üzüntüye sıkıntıya rağmen bir kere bile yalnız bırakmıyorlar. Hep ilk günkü hırsla, heyecanla desteği sürdürüyorlar.
Arkasından yine kocaman bir AMA geliyor. Gökmen ağabey için yapılan saygı duruşundaki saygısızlık olacak iş değil. Gökmen ağabey Türk futbolunun en renkli simalarından birisiydi.
Gerek futbolculuğu gerekse yorumculuğu döneminde hep renkli kaldı. Anıları hep konuşulur. Elbette DNA Galatasaray, elbette başka kulüpler için farklı sözler söyleyebilir. Ama bunu ar meselesi yapıp saygı duruşunu ıslıklamanın hiçbir açıklaması yok. Yani olmadı ve hiç yakışmadı.
Galatasaray haklı olarak tepki gösteriyor. Tepki gösteriyor da kendilerine kim tepki gösterecek. Arkadaş Trabzonspor maçında koluna biyah bant bile takmıyorsun, eski oyuncunu unutuyorsun. Fenerbahçe taraftarlarının yaptığı ayıpsa seninki de ayıp...
Genelde final sonrası yaşananları yazdım maça hiç değinmedim. Ancak bir ismi yazmak istiyorum. Hep göz ardı ediliyor.
Mert Müldür. Finalde rakibin en büyük silahı olan Barış Alper’i öyle bir durdurdu ki patlama gücü çok yüksek olan rakibine nefes aldırmadı. Levent Mercan ile müthiş oynadı. Bu adam tüm önemli maçlarda üst düzey oynuyor ama kimse farkında değil. Hatta kendi seyircisi bile bazen eleştiriyor. Bana Mert Müldür’ün özellikle derbilerde, milli maçlarda, Avrupa Kupaları’nda bir tane kötü maçını gösterin diye sorsam gösteremezsiniz. O yüzden bu adamın hakkını vermek lazım
