19.10.2025 - 07:01 | Son Güncellenme:
Süper Lig'in 9. haftasında Beşiktaş, Gençlerbirliği ile kozlarını paylaştı. Mücadeleyi Beşiktaş 2-1 kaybetti. Siyah beyazlıların mağlubiyetini Milliyet Gazetesi yazarı Bilal Meşe ve diğer spor yazarları değerlendirdi.
YAN GELİP YATMANIN BEDELİ | BİLAL MEŞE
Teknik adamların kadro tercihlerine saygı duyarım, mutlaka bildikleri vardır! Ne var ki, skor tabelasından bağımsız yazıyorum, Sergen Yalçın’ın 11 tercihinde bir tuhaflık var! Örneğin Rıdvan’ı görünce şaşırmadım değil! 78 dakika oyunda kaldı, bir tane orta ya da derinlemesine pasını gördünüz mü, ben görmedim! Bir de Svensson var, gönderilmek istendi, evde kaldı ! Bu psikolojide ondan iyi futbol beklemek hayalcilik olur!
Örneğin Cerny, bana göre Kartal’ın en iyi transferlerinden. İlk yarıdaki bindirmeleri ben mi yaptım, o mu? Niye oyundan alınır bilmem. Sakatlığı yoksa sahada kalmalıydı! Cengiz tecrübeli krampon, Sergen hoca onu sürekli hamle oyuncusu olarak kullandı bu kez 11’e çekti, olabilir. Nitekim, Gençlerbirliği’nin o kilidini açan çilingir oldu, görevini yaptı.

Yahuu, koskoca Beşiktaş ilk yarıda ne yaptı, soruyorum, bence yan gelip yattı! Topla rakipten fazla oynadı, gelin görün ki, bu istatistikten sadece kaleye bulan bir şutu var Kartal’ın!
Gençlerbirligi mi? Savunmasına kapandı, onlar da bu yarıda bir şut atabildiler. En büyük özellikleri zamana oynadılar, aslanlar gibi hedeflerine ulaştılar! Faul ve taç atışları ağır çekim gibiydi!
İşin özeti, maçın ilk yarısı benim penceremden yok hükmündedir! Doğru dürüst mücadele ve heyacana hasret kaldık, hasret!
Bir de ben böyle bol faulün olduğu maçı ender hatırlıyorum! Düşünün toplam 35 faul kulanıldı, 24’ü Beşiktaş aleyhine! Oğuzhan Çakır’ın bu faullerde es geçtiği topa dokunuşlar var, onlara da çaldı, olmazzz!
İkinci yarı Kartal kış uykusundan uyanır gibi oldu. 47’de Rafa Silva sağdan hareketlenen Cengiz’i topla buluşturdu, tecrübeli futbolcu sağıyla plase bir vuruşla kilidi açtı.
Valla ilk yarıda zaman çalma adına her şeyi yapan Gençlerbirliği’nin bu golden sonra maşallahı var, tazı gibiydiler, tabi ki kızamayız! Tek gollü üstünlükler risklidir, bunu en iyi Sergen hoca bilir... Nitekim elde ne varsa, sahaya sürdü. Mustafa, Rashica, Jurasek ve Jota. Ancak Sergen hocanın evdeki hesabı, çarşıya uymadı! Jurasek, 78’de oyuna girdi, top ayağına değmedi göğsüyle topu kendi kalesine gönderdi: 1-1
Kartal risk aldı, rakip kalede müthiş bir baskı yaptı, yapmasına da ikinci golü bulan Gençlerbirliği oldu. 81’de sahneye çıkan Tongya maçın skorunu belirledi.
Eeee ilk yarı yan gelip yatarsanız, ‘ummadığınız taş, baş yarar’, rakip gelir, üç puanı kapar gider, evinizde darbeyi yer, oturursunuz!

SUKUTUHAYAL | CEM DİZDAR (Fanatik)
Ülke futbolunda neden sık sık önce taraf övülür, artık anladığınızı sanıyorum! Dün maçı İnönü’deki tribünlerde izleyenler için bu tür ilk yarılara dayanmak gerçekten de övgüyü hak ediyor. Hesapsız kitapsız, sınırsız para harcayıp borca batık olanın da para harcayamayıp sınırlı kadroyla oynayanın da oyununun haniyse birbirine denk olduğu bir ülkede yaşadımız malumumuz. Devre boyunca tek dişe dokunur pozisyon Sergen Yalçın’ın ‘’2 ayda yıldız yapacağı’’ iddiasında bulunduğu Cengiz Ünder’in kaleciye takılan bildik vuruşu oldu. Onun dışında takımın skor yükünü çeken Rafa Silva’nın şaşkın, Tammy Abraham’ın işlevsizleş göründüğü bir ilk yarı izledik hep birlikte. Ancak ikinci devreye Vaclav Cerny’i Mustafa Hekimoğlu’yla değiştirerek başladı Sergen Yalçın. Meyvesini de aldı..

CEZALANDIRMA...
Ve son bir not… Maçı anlatan Ali Okancı’nın belirttiğine göre yaptığı top kaybı sonrası Cerny’ye sinirlenen Yalçın, genç Hekimoğlu’nu ısınmaya gönderip ikinci yarıda da oyuna soktu. Bu durum elbette hocanın takım üzerindeki gücünün göstergesi olarak okunabilir. Lakin aynı zamanda kendini bu tür ‘’cezalandırmalarla’’ kötü hisseden oyuncuların antrenman seviyelerini dolayısıyla takımın antrenman düzeyini düşürme riskini de ihmal etmemek gerek sanırım.