22.04.2026 - 07:36 | Son Güncellenme:
Fenerbahçe, Türkiye Kupası'nda çeyrek finalde deplasmanda Konyaspor'a 120+2. dakikada yediği golle 1-0 elendi. Maçı spor yazarları değerlendirdi.
FENERBAHÇE'DE KAZAN KAYNIYOR | MERT AYDIN - MİLLİYET
Tam da derbi öncesinde kupa maçı şart mıydı? Bu işin şakası gibi görünüyor ama Konyaspor-Fenerbahçe maçı böyle bir tempoda oynandı.
Fenerbahçe’de Asensio ve Talisca olmadığında yaratıcılık çok da üst düzeyde olmuyor. Futbolcular, Tedesco’nun dediklerini yaptığında bile bazı şeyler güdük kalıyor. Konyaspor gibi iyi alan kapatan bir takıma karşı iş daha da zorlaşıyor. Tedesco belli ki derbiyi düşünerek Talisca’yı dinlendirmek istedi ama bir yerden sonra onu oyuna almaya mecbur kaldı.
Hafta sonunda Çaykur Rizespor’dan 90+8’de yenen golün travmasını atlatıp derbi öncesinde bu maça odaklanmak kolay değil. Ama hayat devam ediyor. Konya gibi zor bir deplasmanda işi uzatmaya götürmemek için daha enerjik olmak şarttı.
Fenerbahçe için söylenebilecek en olumlu şey, rakibe ciddi pozisyon vermemesiydi. Hücumda üretken olamazken savunmada basit hatalar yapmadılar.
Uzatmalarda Fenerbahçe arka arkaya pozisyonlar buldu. Konyaspor ise tamamen kalesinin önüne çekilip işi penaltılara bırakmak istiyordu.

Ve işin ilginç yanı tüm maç boyu ilk tehlikelerinin ardından kendileri penaltı kazandı.
Ve Fenerbahçe daha üstün göründüğü maçı 120. dakika golüyle kaybetti. Her kupanın bir anlamı var. Fenerbahçe uzatmada bulduğu fırsatları kullanabilse iş bu noktaya gelmeyecekti.
Ama asıl önemlisi, bu sonuçla Fenerbahçe kamuoyundaki kazan kaynamaya devam edecek.
ASENSIO DÖNMEDEN ZOR | SERKAN AKCAN - FANATİK
Fenerbahçe’nin en büyük zaafı, Asensio yokken set hücumlarındaki etkisizliği ve çözüm üretememesi. Asensio, Fenerbahçe’nin hücum aksiyonlarını siyahtan beyaza değiştiren futbolcu. Sahaya büyük akıl katıyor, derine geldiğinde oyunun kurulumunu sorunsuz hale getiriyor, finalleri kalitesiyle doğru yapıyordu. Fakat, İspanyol yıldız olmadığında set oyununda neredeyse ‘sıfır’a iniyor, tüm planı geçiş üzerine kurmak zorunda kalıyor. Sanırım hafta sonunda Galatasaray derbisinin tüm senaryosunu da Asensio’nun varlığı ya da yokluğu üzerinden okuyacağız.
Kerem ilk yarıyı sol forvette Levent Mercan’ın önünde geçirirken Musaba sağ kenardaydı. Fakat bu dizilim Fenerbahçe’nin hücuma geçişlerini sınırladı. Üretilen pozisyon sayısı azdı, tehlikeli denecek gole yaklaşılanın sayısı ise sıfırdı. Buna karşılık Tedesco ikinci yarıya başlarken Kerem’i sağa Semedo’nun önüne, Musaba’yı ise sola çekti. Fakat değişen bir şey olmayınca Tedesco çareyi Talisca ile Fred’te aradı. Aslında bu değişim sonrası Fenerbahçe, Konya karşısında oyunun kontrolünü eline geçirebildi.

Genç santrforu Sidiki Cherif bir türlü vasatın üstüne çıkamıyor. Oynadığı her maç, aldığı her dakika gelişmesi gerekirken tersine geriye doğru gidiyor. Tekniği zayıf, bitiriciliği yetersiz, iyi görünen tek özelliği fizik kalitesi. O özelliğini de baskıda kullanamadıktan sonra Fenerbahçe’ye bir faydası yok. O yüzden Asensio döner Talisca santrfora geçerse Fenerbahçe’nin oyun kalitesi bir nebze yükselebilir. Fenerbahçe son yılların en şanssız dönemlerinden birini yaşıyor olabilir. Alanya, Kasımpaşa, Rize maçlarındaki son dakika golleriyle kaybedilen puanların ardından uzatmanın son dakikasında gelen penaltıyla Konya’ya kupada elenmek Tedesco için filmin senaryosunu zorlaştırıyor.
UZAT(MA) | ZAFER BÜYÜKAVCI - FANATİK
Koskoca bir ilk yarı, hayatımızdan çalınıp giden bir 45 dakikaydı adeta! Fenerbahçe’nin hücum etmek gibi yapmak istediği, Konyaspor’un kontra ataktan tehlike yaratmak ister gibi yaptığı, iki kaleye birer net şutun çekilebildiği ve kalecilerin yere yatmadığı bir devre! Hakkını yemeyelim; bir de Deniz Türüç’ün Fenerbahçe nefretini cümle aleme bir kez daha ilan ettiği bir 45 dakikaydı!
Rize’den yenilen golün etkisindeydi hâlâ Fenerbahçe... Öyle ki, Ederson bile hiç risk almadı! Gelen her topu, kalesinden olabildiğince uzağa vurdu. En uzakta Cherif vardı. Tek pozisyona giremeden çıktı! Cherif kötü oyuncu değil. Gelecekte büyük yıldız bile olabilir. Ancak Fenerbahçe, oyuncu gelişiminin öncelik kabul edilebileceği bir seviye değil. En Nesyri, Duran ve Cenk varken bile ‘santrfor lazım’ denilen Fenerbahçe’nin ilk ve tek santrforu olması da mümkün değil.

Değişikliklerle birlikte ikinci yarıda daha organize bir Fenerbahçe vardı. Daha çok istediler, ama Kerem’in en iyi yaptığı ayak içi vuruşları tribüne yollamasıyla skoru bulamadılar. Uzatmalarda baskıyı artıran Fenerbahçe, Talisca ve Brown ile çok yaklaştı tura. Olmadı... Sonrası; gereksiz bir çekme, ucuz bir penaltı ve Konyaspor’un golü. Fenerbahçe hiçbir şeyden çekmedi, uzatmalardan çektiği kadar. Göztepe deplasmanı, Kadıköy’deki Kasımpaşa-Rize maçları ve şimdi de Konya deplasmanı. Görünen o ki, Fenerbahçe işini 90’a kadar tamamlamalı!