11.03.2026 - 07:01 | Son Güncellenme:
UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunun ilk maçında Liverpool'u konuk eden Galatasaray, sahadan Mario Lemina'nın golüyle 1-0 galip ayrıldı
Karşılaşmanın ardından Milliyet Gazetesi yazarları köşelerinde Galatasaray'ın performansını değerlendirdi.
ATTİLA GÖKÇE - İŞ, "KAOS"A KALDI!
Tam da beklendiği gibi… Galatasaray ile Liverpool, artık iyice ahbap olmuşlardı. Birbirlerini tanıdıklarından, çekinmeden, oyunu hiç germeden, karşılıklı saygıyla mücadele ettiler.
Elbette, İstanbul’daki ilk ayakta Galatasaray “ağırlığı olan ev sahibi” rolündeydi. Liverpool da bu durumu kabullenmiş görünüyordu. O nedenle 7’de Gabriel Sara’nın kullandığı korner atışında topa akıllıca kafa ile vuran Lemina’nın attığı gole pek şaşırmamış görünüyorlardı. Ancak oyun disipliniyle topu Galatasaray yarı sahasına taşırken beklendiği kadar etkili ve korkutucu olamadılar. Kaleci Uğurcan Wirtz’in tehlikeli vuruşunda iyi kurtarışlarından birini yaptı.

Galatasaray oyun alanının hemen her yerinde çoğalan, Liverpool’un top kullanırken yaptığı hücum hesaplarını gecikmeden, baskıyla önleyen ve topu ele geçirip oyunun sahibi portresini çizen ev sahibiydi. İstatistiklerde Liverpool üstünlüğü vardı. Topla oynamada 51/49, şut sayısında 8-5 (İsabetlide 4-3) ağırlıkları vardı. Galatasaray sadece kornerlerde 5’e 1 öncelik sağlamıştı. Ancak sayısal ayrıntılara rağmen, Galatasaray hem skor avantajını korudu, hem de daha etkili hücum girişimleri sergiledi.
İki maçlı eleme ayaklarının en önemli sorunu kendi sahanızda olabildiğince fazla gol pozisyonu ve gol üretmeniz gereğidir. Bu anlamda Galatasaray beklenen verimliliği ve yeterliliği gösteremedi. Liverpool ilk maçta 1-0’lık yenilgiye adeta razı görünüyordu. 72’de Konate’nin eliyle oynayarak golü imzalaması (!) ise Manzano’nun beklenen kararıyla iptal edildi.
Sonuca bakalım: Bu skor elbette gurur veren başarının işaretidir. Ancak rövanş hesapları için yeterli midir? Hayır! O zaman Ada’daki rövanşta Buruk’un mutlaka gol(ler) üretecek çılgın bir plan uygulaması beklenir. Böyle bir gol, yeteri kadar “kaos” yaratabilir. Bilirsiniz, futbolda kaos işe yarar çözümlerden biridir.
OSMAN ŞENHER - LİVERPOOL'U DA DAĞITTI
Hakikaten bu sezon Avrupa kupalarında Galatasaray destan yazıyor. Kolay bir iş değil, üç gün önce derbi oynadın. Oyunun üçte birlik kısmında on kişiyle mücadele ettin. İster istemez bir yorgunluk olur; ama dün gece O Liverpool karşısında ortaya konan mücadeleyi görünce bu takıma saygı duymamak mümkün değil.
Maalesef Türkiye’de futbol iklimi çok kötü. Liverpool maçında bakıyorsun İspanyol hakem yönetimiyle resital sunuyor. İki takımın futbolcuları da birbirlerine tekme atmadan, sahtekarlık yapmadan her şeylerini sahaya koyuyorlar. Galatasaray da bu ortamda gerçekten ülkeyi çok iyi temsil ediyor.
İlk yarı Jakobs ile Lang neler yaptı! İngiliz ekibinin sağ tarafı çöktü. Osimhen gol atmamasına rağmen golün pasını verdi. Ceza sahası içinde dolaştığı zaman Liverpool defansı resmen panik yapıyordu.

Bu maçın kahramanlarından biri de Sara’ydı. Herhalde Brezilya Milli Takımı’na seçileceğinin haberi geldikten sonra sahada basmadık yer bırakmadı. Yani şöyle diyeyim; 1 milyar 250 milyon euroluk Liverpool’da ne bir Sara vardı ne de bir Osimhen. Sarı-kırmızılıların kadrosu gerçekten Süper Lig üzerinde bir kaliteye sahip.
Tabii bu kabul edilmiyor. Biz haftanın 4-5 gününü hakemleri eleştirmekle geçiriyoruz. Hakemler Galatasaray’a kıyak yapıyormuş. Öyle bir senaryo. Eleştiren eleştirene, hakaret eden edene... İşin aslı o değil. Avrupa kupalarında bu takımın nasıl top oynadığını görünce insanların nezaketen biraz susması lazım. Ben artık kimseyi eleştirmiyorum. Çünkü burada atış serbest.
Sonuçta muhteşem bir taraftar... Hele Osimhen’e yaptıkları koreografi hepimizi duygulandırdı. Sahada her şeyini ortaya koyan futbolcular ilk maçta galip gelerek avantaj da sağladılar. Siz skora bakmayın. En az üç fark olması lazımdı. Cim Bom’u alkışlıyorum.
TOLGA ERSARI - MUHTEŞEM MÜCADELE
Galatasaray- Liverpool maçının başlamasına az bir süre kala geldi Orhan Kaynak’ın vefat haberi. Bu acı haberi öğrendiğim andaki üzüntümü kelimelerle anlatmak zor... Ailesinin, yakınlarının, Trabzonspor camiasının ve Türk futbolunun başı sağ olsun...
Böyle zamanlarda futbol yazmak çok zor. Ama elimden geldiği kadar değinmeye çalışayım o müthiş mücadeleye...
Karşılaşmaya etkili başladı Liverpool ve Galatasaray ceza sahası üzerinde ciddi bir baskı kurdu. Bu bunaltıcı 5 dakikayı savuşturmayı başaran sarı- kırmızılılar, Lemina’nın güzel golüyle erken bir dakikada öne geçmeyi başardılar ve bundan sonra da yine ikinci yarının ilk beş dakikası ve yetmişlerdeki bir bölüm dışında oyunun hâkimiyetini ellerinde tuttular.
Lafı hiç uzatmadan söylemek gerekirse Liverpool karşısında muhteşem bir mücadele sergiledi Galatasaray. Bunun neticesinde de rakibine karşı sadece skor olarak değil, oyun anlamında da fiziksel anlamda da kısacası her açıdan üstünlük kurdu. Özellikle bir İngiliz takımına karşı fiziksel açıdan kurulan üstünlük büyük bir önem taşıyor.

Sarı- kırmızılılarda istisnasız bir şekilde herkesin görevini en iyi şekilde yerine getirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Okan Buruk’un sağ bekte tercih ettiği Singo, hem bu bölgede hem de 77’den sonra geçtiği orta sahada çok iyi mücadele etti. Stoperler Abdülkerim ve Davinson Sanchez de performanslarıyla göz doldurdular. Sanchez’in 90’da gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşmesi tek can sıkıcı konuydu. Solda Jakobs ve Lang inanılmaz bir mücadele örneği sergilediler. Bu ikili, özellikle ilk yarıda Liverpool’un sağ kanadını hallaç pamuğu gibi attılar. Keza sağda da Barış Alper Yılmaz yine parmak ısırtacak bir performans sergiledi. Kerkez ve Van Dijk’in sarı kart görmelerine neden olan başarılı futbolcu, Liverpool’un hafızasına iyice kazındı. Orta sahada Lemina ve Torreira çok mücadele ettiler. Lemina, yukarıda da belirttiğim gibi galibiyeti getiren golü de attı. Kimi zaman, özellikle de ön alan baskılarında Osimhen’in yanında ikinci bir santrfor gibi yer alan Gabriel Sara, Galatasaray’daki en iyi maçlarından birini oynadı. Osimhen yine sahanın her yerindeydi. Çok koştu, çok mücadele etti ve Lemina’nın golünde asisti yapan isim oldu.
Sarı- kırmızılılar, skoru daha da arttıracak fırsatları yakaladılar ancak bunları değerlendiremediler. Liverpool’un yakaladığı pozisyonlarda ise kaleci Uğurcan Çakır başarılıydı. Uğurcan bu maçta da skoru etkileyen kurtarışlar yaptı.
Galatasaraylı futbolcuların göz dolduran performanslarına karşılık Liverpool çok da bir varlık gösteremedi. Deplasman takımları için gerçekten de cehennem olarak nitelendirilebilecek böyle bir ortamda oynamak çok zor. Genel anlamda lig aşamasındaki maça göre daha iyi bir durumda olan Liverpool da bu ortamda etkili olamadı.
1-0 da olsa avantaj avantajdır. Galatasaray da 1-0 da olsa ikinci maç için bir avantaj yakaladı. Elbette Anfield’daki rövanş çok zorlu geçecek. Galatasaray’ın fiziksel ve mental olarak rövanşa iyi hazırlanması gerekiyor. Juventus ile oynanan rövanş maçında 5-2'lik skor avantajına rağmen yaşananlar hâlâ taze. Bu nedenle sarı- kırmızılıların çok dikkatli olmaları lazım. Ancak en azından bu akşam, haftaya oynanacak rövanş maçını bir kenara bırakıp bu karşılaşmadaki muhteşem mücadeleden dolayı Galatasaray’ı kutlamak gerekiyor. Tebrikler Galatasaray...