Fenerbahçe'nin ilerideki beşlisinin ağızları 3 farklı lisan konuşsa da, ayaklarının dilleri aynı: “Hızlıhücumca”...

Eskişehir’in geçen sezon sonu ve bu yılın başında yaşadığı en önemli problem savunmadaydı. Vucko-Nadarevic’in maç içi/sezon içi istikrarsızlıkları ve sıklaşan bireysel hataları nedeniyle Çalımbay iki yeni stoper Diego-Sadıkov’u getirdi ama onlar oynayamadan Rıza Hoca gitti! Şimdi Uygun’un elindeki seçenekler daha çok; ama bu yeni stoper listesiyle de genç hoca savunmayı yaparken herhalde pek zorlanmıyordur: Çünkü kimi koysa kötü! Kadıköy’de de Eskişehir savunmasının bireysel performansları (kaleci dahil) dip yaptı, dünyanın en uzun futbolcusu Ivesa’nın ceza alanı ilk devrede başarılı orta bombardımanına tutuldu.
Tabii bu bombardımanı yapan Fenerbahçe’nin her geçen gün gelişen pas trafiği ve çabukluğuna da kredi vermek gerek. Sarı-lacivertliler geçen sezona göre çok daha hızlı hücuma çıkıyorlar, ilerideki beşlinin ağızları 3 farklı lisan konuşsa da, ayaklarının dilleri aynı: “Hızlıhücumca”... Alex, Semih, Stoch, Emre ve Topuz’un ana dili olan “hızlıhücumca”yı onlar kadar seri konuşan bir de bek var tabii: Gökhan Gönül...
Kadıköy’de geride bıraktığı üç sezonda 40’ın altında müsabaka yapmayan, hem kulübünde hem milli takımda hemen her maçında üst düzey performans veren bir futbolcu Gökhan... Üstelik bütün haftayı sakatlığı nedeniyle tek bir idmanla kapatıp dün gece Kadıköy’de bir profesyonellik dersi daha verdi küçük dev adam. Dün (Bilica da kulübede olduğu halde) Aykut Kocaman, Bekir’i 18’e koymayı tercih etmişti, Okan kenarda değildi. Ama Okan ve genç arkadaşları, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi profesyonellerinden biri Gökhan’la idman yaptıkları için bile çok şanslılar.
Sezer-Lugano’nun sabotajını saymazsak dün gayet eğlenceli ve çekişmeli geçen maçın bir diğer güzel adamı da Stoch’tu... 45+1’de Erkan’ın salladığı ayak sertçe Stoch’a geldi, ama Slovak oyuncu (tribünün de yoğun tepkisine rağmen) durmayıp hücumuna devam etti. Orta sahadaki basit bir taç atışında bile alenen hakemleri kandırıp menfaat sağlamaya çalışan oyuncuların, (hatta bazı kerli ferli takım arkadaşlarının) Stoch’un bu davranışından öğrenecekleri çok şey var. Umarım kenarda bu pozisyonu iyi izlemişlerdir.