Aslında bugünle ilgili planım, Alex’in Fenerbahçe - Galatasaray dostluğuyla ilgili yazdıklarına dair bir-iki kelam etmekti, olmadı. Çünkü kader, Alex’in bu laflarıyla, Vedat Okyar’ın mezarı başında anılması haberini tam da alt alta getirmişti!
Bundan tam 1 yıl önce peşi sıra iki Temmuz günü, peşi sıra iki güzel ağabeyimiz, Vedat Okyar’la Orhan Şengürbüz’ü yitirmiştik. Haziran’da ölmek zordu mâlum, geçen sene anladık ki, Temmuz’da da ölmek zormuş.
Üstelik de “oldu” ile “öldü” arasındaki fark, yalnızca iki tane “iki nokta”dan ibaretmiş: Oluyormuşsunuz.. İki nokta.. Ölüyormuşsunuz.. Meğer Vedat Ağbi ile mahallede, Orhan Ağbi ile basın tribünlerinde muhabbet etme, yan yana “olma” şansımız bitmiş, onlarla son mesaimiz peşi sıra “ölme”lerine kısmetmiş.
Vefatından kısa bir süre sonra Vedat Ağbi’nin eşi Asuman Abla’yla karşılaşmıştım; güzel insanın hayat arkadaşı güzel abla, “Dünkü yazını çok beğendim, keşke Vedat da okuyabilseydi” demişti ayaküstü... Düşündüm de, zaten Salı günü birkaç bin kilometre mesafe yüzünden Vedat Ağbi’yi ziyaret edememiştim. Belki “güzel abla”nın bahsettiği o makaleyi yeniden yazarsam, güzel insan, kalbi bir ziyaret kabul eder bunu da...
* * *
Önceki Temmuz, Türkiye’de ajanslar iki büyük insan Okyar ve Şengürbüz’ün vefat haberlerini geçerken, uluslararası futbol ajanslarında da çok tanınmamış bir adamın ismi geçti bolca..
O isim Steve Savidan’dı.. 1978 doğumlu Fransız forvet oyuncusu, herkes gibi Fransa Ligi’nde büyük takımlarda oynamak, hatta bir-iki kere de olsa milli formayı giymek hayaliyle 19 yaşında futbola başlamıştı. Ama Savidan o kadar şanslı değildi, futbol hayatı çoğunlukla sıradan ikinci ve üçüncü lig takımlarında geçti. Önce doğup büyüdüğü kentin takımı Angers’te iki yıl oynadı, sonra Chateauroux’nun dikkatini çekti. Ama burada 20 maça çıkıp sadece 3 gol atabilince Ajaccio’ya satıldı.

Çöp toplayarak yaşadıİki nokta
Savidan’ın Ajaccio’da da yüzü gülmedi, çok kötü bir sezon daha geçirdi ve futbola başladığı Angers’e geri döndü. 2002-2003’te bu kez istikameti bir başka üçüncü lig takımı Beauvais oldu, oynadığı 24 maçta tek bir gol atamayınca soluğu Angouleme’de aldı. Nihayet 26 yaşına gelmişti, üçüncü ligden yukarı çıkamamış, futboldan geçimini sağlaması da mümkün olmamıştı. İdmandan önce çöp toplayarak, geceleri de barmenlik yaparak hayatını kazanabiliyordu.
Ama “ölmedi” .. Ağustos 2004’te Valenciennes’e transfer “oldu”, ve burası onun hayatının dönüm noktası anlamına geliyordu..

Saygınlığını kazandı
Valenciennes de bir üçüncü lig takımıydı, Savidan’ın cebine yine para girmemişti, ama burada daha önemli bir şeyi kazanacaktı: Saygınlığını.. 27 yaşındaki futbol emekçisi Steve, 2004-2005 sezonunu üçüncü lig gol kralı olarak tamamladı ve takımı Valenciennes’le birlikte ikinci lige çıktı.
2005-2006 sezonu da Savidan için harika geçti, 28 yaşında bu kez de kariyerine ikinci lig gol krallığını ekledi. Kaydettiği 16 gol Valenciennes’i şampiyon yaptı ve (ismi Marsilya ile şike hadisesine karışan ve 1993’te amatör kümeye düşürülen) bu kulüp 15 yıl sonra 1. lige geri döndü.
2006-2007’de, 29 yaşında hayatında ilk kez 1. ligle tanışan Savidan, buraya da yabancılık çekmedi, sezonu 13 golle Pauleta’nın ardından krallıkta ikinci sırada tamamladı. (Şubatta Pauleta’nın 4 gol önünde lider götürdüğü krallık yarışını birinci sırada bitirebilseydi, Fransa futbol tarihinde her 3 ligi kral tamamlayan tek oyuncu olacaktı). Şeytanın bacağını kırmış gibiydi Savidan.. 4 gol attığı Fabian Barthez’in formasının duvarında asılı olduğu bir evi vardı artık... Daha önce barmenlik yaptığı restoranın patronu bile olmuştu! Restoranın ismini de K9 (Karısının ismi Karen ve forma numarası 9) koymuştu.

Rüyaları gerçek oldu
2008 ve 2009 da onun için gayet güzel geçti, iki sezonda Valenciennes ve Caen’de toplam 27 gol attı. Kasım 2008’de, 31 yaşında Uruguay önünde 18 dakikalığına milli formayı da sırtına geçirdi. Temmuz 2009’da bir rüyası daha gerçek oldu, Monaco, 5 milyon euro’ya onu Caen’den transfer etti. 27 yaşında üçüncü ligde çöpçülük yaparak hayatını kazanan bu adam, 31’inde Monaco’nun 5 milyon euro ödediği bir milli futbolcuydu artık...

Kalbi izin vermedi
Ama Monaco’yla anlaştıktan sadece birkaç gün sonra, rüzgâr bir kez daha yön değiştirdi Savidan’ın hayatında... Büyük bir heyecanla gittiği Monaco’da rutin sağlık kontrolüne girdi, ama hiç ummadığı bir sonuçla karşılaştı: Kalbinde ciddi bir problem vardı. Monacolu “olması”, burada birkaç yıl top oynaması, “ölmesi” anlamına gelebilirdi. Büyük bir kulübün formasını giymeyi çok istiyordu, Monaco ona bir kez ulusal takımın ilk 11’inde sahaya çıkmanın yolunu da açabilirdi, ama olmadı.
Angers’li sporcu, barmen ve çöpçü Steve Savidan, Temmuz 2009’da, 31 yaşında futbolu bıraktığını açıkladı.
İki nokta..