Elano-Keita-Arda-Jo dörtlüsünün sahada buluştuğu 7 dakikanın içinde, farklı bir Galatasaray vardı

Perşembe akşamı yılın en önemli maçına çıkacak ve o düzeyde bir takımı saf dışı bırakması halinde Everton ve muadilleri için de özgüven depolayacak Galatasaray’ın rotasyon düşüncesi doğru. Zaten dün akşam aynı saatlerde rakip Atletico da, Valera-Garcia-Agüero üçlüsünü Almeria önünde kulübede oturtuyordu. Dolayısıyla Antalya ve Atletico maçlarında 6 pozisyon bulan ve büyük çıkış yakalayan Mustafa Sarp’la 3 sezondur rekor müsabaka oynayan Servet’in perşembe için tutulması doğal.
Sarı-kırmızılılarda pek doğal olmayansa, Vicente Calderon’da çizgilerini gayet iyi kullanan Uğur-Keita’nın İnönü’deki istikrarsız halleri. Tabii Üzülmez-Ekrem ikilisinin yıldızlaşmasında (Servet olmadığında Neill sola geçtiği için) sağ stoper Emre ile Uğur arasındaki uyum eksikliğinin katkısını da unutmamak gerek. Muhakkak ki Rijkaard bu uyumun ancak bir arada oynayarak gelişeceğini düşündüğü için ligde bolca dakika verecek bu oyunculara.
Galatasaray savunmasında eksik olan uyumu kusursuza yakın bir biçimde sağlamış Beşiktaş’ın geri altılısıysa Ferrari’nin dönüşüyle idealini buldu, özellikle ilk 1 saat her teknik adamın kenardan izlemeyi hayal edeceği türden bir performans gösterdi. Arda’nın golünün geldiği pozisyonunsa bu sezon ilk kez bir arada oynama fırsatı bulan Elano-Keita-Arda-Jo dörtlüsünün sahada buluştuğu 7 dakikanın içinde, Galatasaray’ın hücumda daha güvenli gözüktüğü o kısa zaman diliminde geldiğini not etmek lazım...

Sadeliğin ustaları
Belki de Alman kökenlerinden olsa gerek, daha fazla sorumluluk sahibi ve daha az gösterişli bir Brezilyalı performansı gösteriyor Elano... Ama maç içinde çok yaldızlı gözükmeyen, ilk planda sade duran ve hedefi bulduğunda değerini fark ettiğiniz uzun mesafeli paslardaki ustalığı olağanüstü.
Genetik kökenleri ve pozisyonu nedeniyle tabiatıyla sade gözüken Sivok’sa goldeki hatasına rağmen, Gençlerbirliği maçından sonra Galatasaray önünde de yaptığı ofansif katkıyla parmak ısırtıyor. Yaşlanan Beşiktaş savunmasına gençlik enerjisiyle yaptığı katkı bir yana, hücumdaki içgüdüleri, mevkidaşları tarafından dikkatle izlenmeye değer. Hatta gerekirse Denizli onu geçmişte oynadığı sol bek pozisyonunda da pekâlâ düşünebilir.