Geri Dön
ArkeolojiGöbeklitepe’ye ilgi artıyor

Göbeklitepe’ye ilgi artıyor

Turizm endüstrisi içerisinde rekabetin uluslararası ve yoğun olarak yaşandığı benzer özellikler taşıyan destinasyonların turistik faaliyetleri açısından yeterli geliri elde edebilmek için sahip oldukları potansiyelleri doğru bir şekilde kullanmaları gerekmektedir. Bu nedenle turizm pazarı hızlı değişimlere sahne olmuş, destinasyon çeşitliliği açısından kitle turizmi, yerini alternatif turizm çeşitlerine bırakmıştır. Gerek semavi gerekse semavi öncesi dinlerde, dini amaçlar ve inançların rehberliğinde yolculuk etmek, uzun veya kısa süreli seyahatlere çıkmak, kutsal kitaplarda dahi yer aldığı şekliyle çoğu dinin önemli bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Farklı sebepler ve olaylar sonucunda bazı coğrafi bölgeler, tapınaklar veya kimi dönemler kutsal sayılmış, bu da dinleri seyahate yöneltici önemli bir unsur haline getirmiştir. İnanç turizmi de alternatif turizm çeşitleri içerisinde talepte en fazla artış yaşayanlardan biri olarak ön plana çıkmaktadır.

Göbeklitepe’ye ilgi artıyor

Aykut Ferah - Milliyet Arkeoloji Proje Danışmanı

Merak uyandıran yapılar

Dünya üzerinde yaşayan pek çok dinin tapınakları ve kutsal merkezleri önemli birer cazibe unsuru oluştururken antik uygarlıkların mitolojik hikayelerle süslü inançları için nasıl ya da hangi teknoloji ile yapıldığı kestirilememiş tapınakları da merak uyandırması açısından önemli birer cazibe noktası haline gelmiştir. Bu kutsal yapılar kimi zaman bir sonraki nesle aktarılamadan ya savaşlar ve depremler sebebi ile yıkılmış ya da kimi yapılarda kullanılan malzemeler başka bir tapınağın devşirme temel yapı malzemesi olmuş, bazen de yıllara meydan okurcasına ayakta kalmayı başarmıştır. Bazı durumlarda ise toprak altına gömülerek unutulmuş ve binlerce yıl sonra günümüz medeniyetlerince keşfedilmeye başlanmıştır. En bilinen örneklerden Stonehenge ve Mısır piramitleri gibi gizemleri henüz çözülemeyen ama her sene yüz binlerce turisti kendilerine çeken antik inanç merkezlerine günümüzde Türkiye’den de Göbeklitepe ve son yapılan kazı çalışmaları ile Karahantepe de eklenmiş, bu yerleşmeler sadece çok ufak kısımlarının gün yüzüne çıkması ile bugüne kadar bildiğimiz tarihi değiştirecek pek çok bulguyu da cömertçe önümüze sermiştir.

Örnek bir model 2015 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Doğuş Grubu arasında yapılan kazı, koruma, araştırma çalışmaları ve tanıtım faaliyetlerini de kapsayan anlaşma ile dünyada kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında özel sektör ve kamu iş birliği açısından örnek bir yenilikçi modele de imza atılmıştır. 12 bin yıllık geçmişi ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne de kabul edilen Göbeklitepe, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2019 yılını “Göbeklitepe Yılı” ilan etmesiyle birlikte turizmde tam bir kırılma yaşamış, doğru planlama, tüm paydaşlar arasında gerçekleştirilen bütünleşik iletişim çalışmaları ve tanıtımları ile bu bağlamda Anadolumuzun tüm değerleri gibi bir destinasyonun ülke ve şehir özelinde nasıl fırsatlar yarattığına da örnek teşkil etmiştir.

Rekor ziyaretçi sayıları

Ziyaretçi sayısında önemli artış yaşanan ören yerinde, 2019’da 412 bin 378 kişi ağırlanarak bir rekora imza atılmıştır. Pandemi nedeniyle 2020 yılında yaklaşık üç ay ziyarete kapatılan Göbeklitepe, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın sanal müze uygulamasında da ilgi görmeye devam etmiş ve sanalda en çok ziyaret edilen ören yeri olmuştur. Normalleşme süreci sonrası günlük 2 bin ziyaretçi rakamlarına ulaşan Göbeklitepe, 2021 yılında hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin bölgeye gösterdiği ilgi ile ilk beş ayda Kovid-19 tedbirleri kapsamında ziyarete kapatılmış olmasına rağmen, yedi ayda 567 bin 453 tekil ziyaretçi sayısına erişerek açıldığı günden bu yana en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşmış oldu. Göbeklitepe ve Karahantepe’nin de dahil olduğu Taş Tepeler, bölgedeki 12 arkeolojik alan için çatı isim olarak belirlenmiş olup bu proje şimdiye kadar ülkemizde gerçekleşen en büyük arkeoloji projesi olarak tanımlanmıştır. Bölgeye yabancı turistlerin de yoğun ilgisi ile 2022-2023 yılı ziyaretleri için otellerin yoğun rezervasyonlar aldığı da göz önünde bulundurulursa 2022 yılının hem ziyaretçi hem de turizm geliri bakımından 2019 yılındaki rakamlara ulaşması ve hatta geçmesi hiçbirimiz için şaşırtıcı olmayacaktır. Arkeoloji tarihinin en önemli keşiflerinden biri olarak gizemini koruyan Göbeklitepe’yi ve buralardaki kazılarda ortaya çıkarılan buluntuları Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde yılın 12 ayı MüzeKart’ınız ile ziyaret edebilirsiniz.