Teknoloji'AI Jesus'tan 'BuddhaBot'a... Bu da oldu: Yapay zekada dijital vaaz akımı

'AI Jesus'tan 'BuddhaBot'a... Bu da oldu: Yapay zekada dijital vaaz akımı

14.04.2026 - 07:11 | Son Güncellenme:

Yapay zekâ teknolojisi günlük hayatın tamamına her geçen gün daha fazla entegre olurken dünyanın dört bir yanında inanç dünyalarına da tesir ediyor. 'AI Jesus'tan 'BuddhaBot'a kadar uzanan 'dijital rehberler', kadim öğretileri yapay zeka ile ceplere taşırken bu gelişme, birtakım etik soru ve sorunları da beraberinde getiriyor.

AI Jesustan BuddhaBota... Bu da oldu: Yapay zekada dijital vaaz akımı

Bazı Evanjelik Hristiyanlar için inanç, Hz. İsa ile kişisel bir bağ kurmak anlamına geliyor. ABD menşeli teknoloji şirketi Just Like Me, bu kavramı dakikası 1.99 dolara yepyeni bir seviyeye çekiyor. Kullanıcılar, yapay zekâ tarafından oluşturulan “bir İsa avatarı” ile görüntülü görüşmelere katılabiliyor. Sohbet robotu, piyasadaki diğer dini yapay zekâ araçları gibi, çeşitli dillerde dua ve inançlı yaşama teşvik sözleri sunuyor. Uygulama önceki konuşmaları hatırlarken karşıdaki avatarın ağız hareketleri her zaman oturmuyor...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Terapi ve tıbbi tavsiyelerden, iş hayatına ve gönül ilişkilerine kadar her şey için kullanılan sohbet robotlarının popülaritesi göz önüne alındığında, inanç temelli üretken yapay zekâ oluşturma telaşı şaşırtıcı değil. Yapay zeka Hindu guruları ve Budist rahiplerden AI Jesus'a ve OpenAI'ın “Katolikler için ChatGPT” adlı hizmetine kadar uzanıyor.

Dini yapay zekâ araçları giderek yaygınlaştıkça, birçok insan bu teknolojilerin inanç, otorite ve manevi rehberlikle olan ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini sorguluyor.

Haberin Devamı

'İNANÇ TEMELLİ BİR ALTINA HÜCUM'

Kendisini “iyi bir Hristiyan” olarak tanımlayan yazılım mühendisi Cameron Pak, inançlı bireylere yardımcı olacak kriterler öne sürüyor; örneğin, uygulamanın net bir şekilde kendisini yapay zeka olarak tanımlaması ve "kutsal metinleri tahrif etmemesi ve yanlış temsil etmemesi" gerekiyor. Pak aynı zamanda “Yapay zeka sizin için dua edemez, çünkü yapay zeka canlı değil” diyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu çerçevede Pak ayrıca kriterleri karşıladığına inandığı seçilmiş uygulamaları içeren bir web sitesi geliştirdi. Pak, "Yapay zeka, özellikle de ihtiyaç duyduğu tüm araçları verirseniz, çok yardımcı olabilir. Ama aynı zamanda çok tehlikeli de olabilir” ifadelerini kullanıyor.

Haberin Devamı

Zürih Üniversitesi'nde din ve yapay zekâ üzerine çalışan antropolog Beth Singler, bazı modellerin yanlış bilgi yaymaları veya veri gizliliği konusunda endişelere yol açmaları nedeniyle kapatıldığını veya yeniden düzenlendiğini anımsattı. Pratik kaygıların yanı sıra, birçok inançtan insan, yapay zekânın dinde ne tür bir rol oynaması gerektiği konusunda büyük felsefi sorularla boğuşuyor.

Haberin Devamı

Bazı şirketler için inanç temelli uygulamalar misyonerlik araçlarıyken, diğerleri eski metinleri dijitalleştirmeye ve ayıklamaya yardımcı oluyor. Just Like Me'yi kurucu ortağı ve yatırımcısı Jeff Tinsley ile birlikte California'hın güneyinde bir malikaneden yöneten CEO Chris Breed, gençlerle umut mesajı paylaşmayı amaçladığını söylüyor. Modellerinin Kral James İncili ve vaazlar üzerinde eğitildiğini ve görsel olarak "The Chosen" dizisinin oyuncusu Jonathan Roumie'den ilham aldığını belirtti. 49.99 dolarlık paket, kullanıcılara ayda 45 dakika süre sağlıyor.

Haberin Devamı

Omuz hizasındaki saçlarını öne çıkaran sıcak altın rengi bir ışığın önünde, dikey bir ekranda yavaşça göz kırpan avatar, AP muhabirinin yapay zeka ile din arasındaki ilişki hakkındaki bir soruyu yanıtlamadan önce duraklıyor ve “Yapay zekayı, insanların Kutsal Kitabı keşfetmelerine yardımcı olabilecek bir araç olarak görüyorum. Tanrı ile yürürken yolu aydınlatan bir lamba gibi” diyor.

ENTEGRASYON HEM UMUT HEM DE ENDİŞE GETİRİYOR

Singler, insanların din temelli yapay zeka araçlarını ne ölçüde kullandığının belirsiz olduğunu söylüyor. Ancak yapay zeka topluma daha fazla entegre oldukça, ruh sağlığı üzerindeki etkisi ve güvenlik önlemleri ile düzenlemelere duyulan ihtiyaç konusunda endişeler artıyor. Son davalarda, yapay zeka sohbet robotu kullanımına bağlı intiharlar iddia edildi. Bazı geliştiriciler ise dinin bu yeni teknoloji alanında istismar edileceğinden korkuyor.

Haberin Devamı

Roma merkezli, eski Katolik öğretilerini dijitalleştirmeye yardımcı olan bir teknoloji şirketi olan Longbeard'ın kurucusu Matthew Sanders, "Bence dini alanda çok fazla fırsatçılık var. İnsanlar bunun büyük bir pazar olduğunu görüyor" diyor ve şirketlerin standart uygulamalarını dini kullanıcılara hitap eden bir görsellikle giydirerek söz konusu hassasiyetleri kullandığını öne sürüyor. Sanders'ın girişimi ise Hristiyanların dini rehberlik için ChatGPT'yi kullanmalarına yanıt olarak geliştirilen ve 2000 yıllık Katolik kilisesi bilgisine dayalı olarak eğitilmiş bir sohbet robotu olan Magisterium AI.

Katolik dünyasının lideri Papa Leo XIV ise yapay zekanın ardındaki “insan dehasını” kabul ederken, aynı zamanda meseleyi insanlığın karşı karşıya olduğu en kritik konulardan biri olarak da değerlendiriyor ve yapay zekanın insanların entelektüel, nörolojik ve ruhsal gelişimini olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

'YAPAY ZEKA İSA PREMIUM ÜYELİK ÖNERİNCE...'

Haberin Devamı

Bazıları da -özellikle teknoloji geliştikçe- yapay zekanın insanları manipüle etme veya onlardan faydalanma yeteneğinden endişe duyuyor. Podcast sunucusu Graham Martin, Text With Jesus adlı bir uygulama da dahil olmak üzere bazı uygulamaları denediğini söylerken çok iyi cevaplar aldığını ancak “yapay zeka destekli İsa'nın” kendisini premium üyeliğe teşvik etmeye çalışmasıyla alarma geçti. İnançlı bir insan olmamasına rağmen, dini hassasiyetleri olan bazı insanların yapay zeka tarafından kandırılacağından endişe duyuyor.

Uygulamalar Hristiyan dünyasıyla sınırlı değil. Dini yapay zeka platformlarına dair etik sorular, beingAI adlı şirketin kurucusu Jeanne Lim'in yıllar süren eğitim ve geliştirmelere rağmen Emi Jido adını verdiği yapay zeka Budist rahibi (Lim, sohbet robotunun insansı olmadığının altını çiziyor) piyasaya sürmemesinin nedenlerinin başında geliyor. Lim'e göre “Emi Jido bir nevi küçük bir çocuk gibi.”

“Dünyaya bir çocuk getirdiğinizde, onu öylece salıp iyi insanlarla karşılaşmasını umamazsınız. Onu eğitmeli ve ona değerler kazandırmalısınız.”

Emi Jido, 2024'te Zen Budist rahip Roshi Jundo Cohen tarafından düzenlenen bir törenle kutsandı. Cohen, bahse konu sohbet robotunu Japonya'daki evinden eğitmeye devam ediyor. Öngörü robotun nihayetinde bir hologram haline gelmesi. Cohen, “O sadece cebinizde bir Zen öğretmeni olması için tasarlandı. İnsan etkileşimlerinin yerini alması için değil” şeklinde sınırları çiziyor. Nihayetinde Emi Jido'yu ücretsiz olarak sunmayı umut eden Lim, daha insancıl yapay zeka sistemleri oluşturmaya yardımcı olmak istiyor ve yapay zekanın geleceğinin sadece “Batılı değerlerden” etkilenen birkaç şirket tarafından şekillendirilmemesi gerektiğini düşünüyor.

Türkiye'de ise Diyanet İşleri Başkanlığı, "190 Diyanet Fetva Hattı" bünyesinde yapay zekadan destek alıyor. Bu yıl Ramazan ayında Anadolu Ajansı'na röportaj veren Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Halil Kılıç, "Fetva vaizlerinin işini kolaylaştırmak maksatlı Din İşleri Yüksek Kurulunca hazırlanan fetvalar dikkate alınarak bilgi işlem dairemiz marifetiyle geliştirilmiş bir yapay zeka botumuz da var" diyor. Halil Kılıç, bu yapay zeka botunun tamamen kurulun hazırladığı fetvaları dikkate alarak vatandaşların sorularına daha hızlı cevap verme imkanı sunduğunu anlatarak, "Örneğin, 'Göz damlası orucu bozar mı?' sorusu yapay zeka botuna yazıldığında kurulun konuyla alakalı cevabını hemen fetva vaizinin önüne getiriyor. Fetva vaizi, o cevabı soru sorana aktarıyor" ifadelerini kullanırken vatandaşın doğrudan yapay zeka botuyla muhatap olmadığının, bahse konu botun fetva vaizlerine yanıt süreçlerini hızlandırmakta yardımcı olduğunun altını çiziyor.

Kyoto Üniversitesi'nde Budizm üzerine çalışan teolog Prof. Seiji Kumagai yapay zeka ve dinin uyum içinde ilerleyebileceğini düşünmüyordu. Ancak 2014'te bir rahip tarafından inançlı nesillerde görülen erozyonla mücadele etmeye çağrılınca şüphelerini bir kenara bıraktı. Ekibi, yalnızca Suttanipāta gibi erken Budist kutsal metinleri üzerinde eğitilmiş BuddhaBot'u geliştirdi. En son sürüm BuddhaBot Plus, ChatGPT ile entegre çalışıyor.

Bot ile konuşurken, akan bir nehir görüntüsünün üzerinde basit bir Buda simgesi beliriyor. Ancak sohbet botları, Budist ritüeli için hayati önem taşıyan “fiziksel varlığa” sahip değil. Bu nedenle, Şubat ayında üniversite, teknoloji girişimleri Teraverse ve XNOVA ile iş birliği yaparak, sonunda din adamlarına yardımcı olması amaçlanan insansı bir robot keşiş olan Buddharoid'i tanıttı.

Emi Jido gibi, bu sohbet botları da çalışır halde, kullanıma hazır ancak henüz halka açık değil. Kumagai, ürünün talep üzerine sunulduğunu ve bu nedenle yalnızca Bhutan'da bir grubun ona erişebildiğini söylüyor.

DİNİ İÇERİKLİ YAPAY ZEKAYA DAİR ENDİŞELER

Honolulu'da faaliyet gösteren Doğu-Batı Merkezi'ne bağlı İnsancıl Yapay Zeka Girişimi'nden Peter Hershock, bu araçlarda büyük bir potansiyel gördüğünü ifade etse de “Budist inancına sahip biri olarak maneviyat ve yapay zeka arasındaki ilişkinin sorunlu olduğunu” düşünüyor:

“Çabanın mükemmelliği Budist maneviyatı için çok önemli bir kavram. Eğer yapay zeka 'Çabanın bir kısmını ortadan kaldırabiliriz. Böylece istediğiniz yere hatta manevi zirvenize bile ulaşabilirsiniz' diyorsa bu çok tehlikeli.”

 

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler