Geri Dön

Yeni oyunlarda eski tadı bulamayanlara

Siz de "Nerde o eski oyunlar?" diyenlerden misiniz? Monkey Island, Moonstone, Alien Breed, SWOS desek ne dersiniz?

Oyun piyasasını çocuk yaşta takip etmeye başlayanların pek çoğundan “Yok abi, o eski tat yeni oyunlarda yakalanmıyor.” şeklinde serzenişler duymuşsunuzdur. Oyunlarla aramız hangi yaşta sıkı fıkı olmaya başladıysa o yaşlarda oynadığımız, keyif aldığımız oyunları unutmaya imkân yok. Çoğu zaman yeni nesil oyunların o inanılmaz görselleri, ses kaliteleri, bulmacaları çok daha üstün olsa da insan zaman zaman basit grafikleri, 2-3 bipten oluşan sesleri, zamanında bizi zorlayan aslında çok basit olan bilmeceleri özlüyor. Monkey Island gibi bir Adventure oyunun tadını yeni nesil Adventure’larda yakalamak neredeyse imkânsız gibi.

Ne Varsa Eskilerde Var
Eski oyunlara olan özlemimizi gidermenin yolu belki de arşivlerden o oyunları çıkartıp tekrar oynamak. Ama eski teknolojiler için hazırlanan oyunların çoğu, günümüz canavar PC’lerinde artık çalışamıyor. Bu konuda DOSBox programı oldukça yardımcı oluyor www.dosbox.com adresinden temin edilebilecek olan bu program sayesinde, biraz emek harcayarak eski oyunları çalıştırmak, o nostaljik tadı yakalamak mümkün.

Tabii bu konuda bir alternatif yolda ufak bir ücret karşılığı günümüz PC’lerinde çalışması sağlanmış olan oyunları satın almak. Bu konuda en önde gelen sayfalardan biri olan www.gog.com adresinde zamanında bizi kendine esir etmiş oyunları makul bir fiyata almamız mümkün. GoG’a (Good old Games) alternatif olarak STEAM’de bizlere yeni oyunların yanı sıra eski oyunları tekrar temin etmemizi sağlayabiliyor. Ama dürüst olmak gerekirse Steam, GoG arşivine göre oldukça kısıtlı ve ağırlıkta yeni nesil oyunlara destek veriyor.

GoG’un en büyük artısı 5-10 USD karşılığı çektiğimiz oyunları, bilgisayarımıza kurduktan sonra hiçbir ayar yapmaya gerek duymadan oynayabilmek. Ayrıca satın aldığınız oyunla ilgili kitapçıkları PDF formatında temin edebiliyoruz. Oyunların orijinallerinde gereken serial’ler tamamen temizlenmiş ve oyun severlere rahat bir ortam sağlanmış. Bunların yanı sıra oyunların müziklerini MP3 formatında temin etmek GoG aracılığı ile mümkün. GoG eski oyunlara olan özlemimizi gidermemiz için oldukça güzel hazırlanmış ve kaliteli hizmet veren bir sayfa. GoG içerisinde 3 adet ücretsiz oyun da bulunmakta ve bu ücretsiz oyunları çekerek oyunların çalışma mantığını, GoG’un bize neler sunduğunu incelemek mümkün.

Sprite Karakterlerin Zaferi
Günümüz 3D oyunlarının yanında görsel, işitsel, zekâ yapısı bakımından oldukça sönük kalan eski oyunların belki de en önemli özelliği, onları hafızalarımıza kazıyan her oyunun kendine ait bir ruhunun olmasıydı. Yeni nesil oyunlarda artık o ruhu yakalamak zor gibi. Piyasaya birçok oyun çıkmasına karşın o eskilerin tadını veren kaliteli oyun bulmak oldukça zor olmaya başladı. Monkey Island, Sam and Max gibi eski nesil tamamen Sprite’lardan oluşmuş oyunlarda espri anlayışı, sınırlı görsellerin en kaliteli şekilde kullanılması tamamen yaratıcılık ve özen isteyen olaylardı, oysa günümüz oyunları tamamen gelişmiş 3d teknolojisinin ardına sığınarak bu yaratıcılığı önemli oranda zedeliyorlar.

Jagged Alliance, X-Com, Heroes of Might and Magic gibi blok grafikler üzerine kurulu oyunlarda insanlara ortamları sunmak, mekânların havasını solutmak oldukça emek isteyen işlerdi. Bu emekle yoğrulmuş oyunlar bu sebeplerden ötürü hafızalardan silinemiyor. Kim bilir belki de bundan 10 yıl sonra gelişecek teknolojiler karşısında dönüp yine aynı lafları edeceğiz ve “o İlk 3D oyunların zevki yok bu oyunlarda.” diyeceğiz.

Bu nostaljik oyun zevki belki de yaşla ilgili bir şey, oyunları oynamaya başladığımız çocukluk döneminde tek derdimiz Cannon Fodder’daki askerleri canlı tutmaktı. Oysa yaş ilerledikçe o askerlerin yerlerini faturalar, kredi kartı borçları gibi hayat zorlukları devralıyor ve belki de bu yüzden yeni nesil oyunlara insanlara keyif veremiyor. Bu yüzden insan geçmişteki oyunlara hasretle bakıyor.

Geçmişte oynanan oyunlara aslında günümüz oyunlarına göre oldukça kötü denebilir. Dune 2 de yapay zekânın tam bir felaket olması, Lucas Arts’ın özgürlükten uzak tek bir yoldan ilerlemeli Adventure’ları, Settlers’daki yapılması gereken işin dışına çıkıldığında sıkışıp kalınması gibi birçok faktör oyuncuları sıkmıştı. Ama ne kadar sıkıcı olursa olsun oyunların kendine has ruhları, o dönemde fazla oyun bulunamamasının getirdiği sınırlamalar gibi sebepler oyunları bizlere oynatmayı başarmıştı.

Günümüzdeki hızlı tüketim aslında bir bakıma oyunlara da yansıyor. Eski dönemlerde bir bilgisayarcıya gidip listeden bir oyun seçip çektirmek, eve gelip o oyunu yüklemek, bozuk çıkan disketi gidip bir daha çektirmek gibi durumlar sayesinde bir oyuna ulaşmak çok daha fazla uğraşı isterdi. Oysa günümüzde bir oyunu internet’ten temin etmek 1-2 dakikalık bir iş ve beğenmediğimizde silmek, yerine bir başka oyunu denemek çok daha rahat. Bu hızlandırılmış işlemler oyunlarında hızlıca tüketilmesine sebep oldu. Bu hızlı tüketim sebebiyle artık oyunlar hafızalarımızda yeterli yer işkâl edemiyorlar.

Abandonware ile Çocukluğa Dönmek
Gözünü maddiyat bürümemiş birkaç firma eski oyuncularını mutlu edebilmek, biraz olsun prestij kazanmak, eski oyunlarından yeniden söz ettirmek adına, geçmişteki ses getirmiş oyunlarını internet üzerinden ücretsiz sunuyorlar. Ne yazık ki bu tarz firmalar oldukça az. Oyunlar belli bir zaman diliminden sonra piyasada satıştan çekilse bile firmalar çeşitli sebeplerden bunları ücretsiz yayınlamak istemiyorlar, oyunların ücretsiz yayınlanması yerine telif haklarının kendi ellerinde olmasını tercih ediyorlar.

Yine de İnternet’te yapılacak ufak bir araştırma ile bu tarz oyunlara ulaşmak mümkün. Bu tarz sayfalar aracılığı ile belki de artık adını unuttuğumuz ama hatırladığımızda “Cidden harika oyundu” diyebileceğimiz Shadow of the Beast, Hexen, Alien Breed, Moon Stone gibi oyunları temin etmemiz mümkün. Bu tarz birkaç Abandonware sitesine örnek vermek gerekirse; www.abandonia.com, www.oldgames.sk, www.goodolddays.net adreslerini sayabiliriz. Bu tarz sayfalardaki en güzel olay, oyunların sadece PC ile sınırlı kalmaması ve Amiga, Commodore hatta ZX Spectruma kadar uzanıyor olması. 8-9 Yaşımızda oynadığımız oyunlara geri dönüp tekrar bakmak insana oldukça güzel gelebiliyor. Abandonware sayfaları sayesinde çocukluğumuzun o oyunlarına ulaşmak oldukça rahat.

Eğer ki yeni nesil oyunlarda aradığınız zevki bulamıyorsanız, o eski tatları alamıyorsanız, kendinizi oyunun karakteri ile bütünleştiremiyorsanız geçmişe dönüp o eski günlere sarılmak, o dönemlerin önde gelen oyunlarına bakmak, çocukluk kahramanlarımızla tekrar buluşmak gerçekten iyi gelebilir.

Daha fazlası için sitesini ziyaret ediniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber