Geri Dön

Deniz Feneri'nde söz savunmanın

Almanya'da görülen 'Deniz Feneri e.V.' davasına ilişkin olarak Zekeriya Karaman Milliyet'e bir açıklama gönderdi

Deniz Feneri'nde söz savunmanın

Frankfurt Eyalet Mahkemesi'nde görülmekte olan 'Deniz Feneri' davası iddianamesinde adı geçen Kanal 7 Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'e bir açıklama gönderdi.
Okur Temsilcisi sayfasında dört yıldır titizlikle koruduğumuz 'yanıt ve düzeltme' hakları çerçevesinde Sayın Karaman'ın 10 Eylül tarihli açıklamasını yayımlıyoruz:
“Gazetenizde ve diğer bazı basın organlarında şahsımı doğrudan hedef alan iddialar yer aldı. Hiçbir kanıta dayanmayan bu iddialar, şahsım ve başında bulunduğum kurumu doğrudan kamuoyu önünde karalamaya yöneliktir.
Almanya’da görülen Deniz Feneri e.V. davasının dünkü duruşmasında Başkomiser Alexander Böhm, sunumunda 'Paralar Zekeriya Karaman’a verilmiş' bilgisine yer verdi. Sanık avukatları, 'Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz? Elinizde buna ilişkin bir delil var mı?” diye sorduğunda, Böhm şu karşılığı verdi:
"Hayır. Elimizde herhangi bir delil yok. Bunu sadece Firdevsi Ermiş’in itiraflarına dayanarak söylüyorum” diye yanıtladı.

Bunu neden anlattım?

İşbirlikçi bir sanığın belgesiz iddialarına dayanan böyle ifadeleri mahkeme kararı gibi sunan medya, bugün tam bir linç politikası uyguluyor. Medyanın, hukukla, gazetecilik ilkeleriyle, hatta en önemlisi, temel insan haklarıyla bağdaşmayan bu tutumunu kınıyorum ve tüm kamuoyunun vicdanına sunuyorum.
İddialarda yer aldığı gibi şahsıma verilen böyle bir para hiçbir zaman olmamıştır. Başkomiser Böhm’ün şirketlere para aktarıldığı iddialarının tek dayanağı da yine işbirlikçi sanık Firdevsi Ermiş’in iftiralarıdır.
Yine basında yer alan “Deniz Feneri e.V.’ye ait muhasebe kayıtları Kanal 7’de çıktı” suçlamaları tamamen gerçek dışıdır. İddia edildiği gibi Kanal 7’de böyle bir muhasebe kaydı ve herhangi bir ek bellek bulunmamaktadır.
Bir başka dayanaksız iddia da Deniz Feneri e.V.’ye ait paraların şahsım ve yönetim kurulu üyeleri tarafından Almanya dışına çıkarıldığı suçlamasıdır. Kanal 7 yönetimi, iddia edildiği gibi hiçbir zaman, böyle bir para transferinin içinde yer almamıştır.
Frankfurt’ta bulunan Kanal 7 İnt. binasında kaçak işçilerin barındırıldığı, ranzalı odaların olduğu yönündeki iddialar, iftiralar zincirinin bir halkasından ibarettir. Polisin yaptığı baskında binanın bütün bölümleri araştırılıp incelenmiş, böyle bir durumun bulunmadığı görülmüştür.
Almanya’da devam eden bu yasal süreçle ilgili gerçekler kısa süre sonra ortaya çıkacaktır.”

İddianame Karaman'ı yalanlıyor
Davayı izleyen arkadaşımız, Frankfurt Haber Merkezi’nden İrfan Ergi Milliyet'te yer alan haberlerin, tümüyle yargı ve soruşturma sürecini yansıtan, belgeye dayalı somut ve nesnel öğelerden oluştuğunu, gerçekleri yansıtma ve kamuoyunu bilgilendirme dışında bir amacın söz konusu olmadığını vurguluyor.
Almanya'daki hukuk sistemi de ABD adalet mekanizması gibi mahkeme ile sanıklar arasında 'deal' sulh anlaşması yapılmasına olanak tanıyor. Sanıklar bazı suçlamaları peşinen kabul ederek, ceza indiriminden yararlanıyorlar, buna karşılık temyiz haklarından feragat ediyorlar.
Muhabirimiz 'Deniz Feneri e.V' davasında 42 milyon euro yardımın amaç dışı ticari faaliyetlerde kullanılması ve Türkiye'ye aktarılmasından sorumlu tutulan bazı sanıkların 'ceza' alacaklarına kesin gözüyle bakılmasına karşın, Milliyet'te çıkan haberde kimseyi peşinen 'suçlu' ilan etmediklerini savunuyor.
Karaman'ın sözlerine Almanya'daki muhabirimizin yanıtları şöyle:

1
Sayın Zekeriya Karaman'ın Milliyet ve diğer bazı gazetelere yönelik suçlaması, bilinen bütün verilere göre tümüyle mesnetsizdir. Mahkemede sözü geçen diyalog, bu biçimde cereyan etmemiştir. Bu gerçeğin sadece bir kısmıdır!
Söz konusu diyalog ve devamında, Firdevsi Ermiş'in ifadeleri dışında ayrıca sanık Mehmet Taşkan'ın da kuryelik yaparak Zekeriya Karaman'a para teslim ettiği, ana sanık konumundaki Mehmet Gürhan'ın kasasında nakit para ve tabanca ile birlikte bulunan para çizelgesindeki kayıtlarda Zekeriya Karaman'a para gönderildiği, ayrıca "fiili muhasebe" denilen yasadışı muhasebe kayıtlarında Zekeriya Karaman'a para gönderildiği, bilirkişi raporunun da bu para trafiğini doğrular sonuca vardığı belirtilmiştir. 

2
İddianamede "Zekeriya Karaman'a para verildiği, gönderildiği" ibareleri mevcuttur. Ayrıca Karaman'ın online banking yoluyla Vakıfbank hesaplarına girdiğine dair not bulunmaktadır. 

3
Susma hakkını kullanmasına rağmen, sanık Mehmet Gürhan da, iddianamedeki çok sayıda suçlamadan sadece bazılarını kabul etmesine, bir çoğunu da reddetmesine rağmen, Alman hukukuna göre suçunu kabul etmiş sayılmakta yani sadece sanık Ermiş'in itirafı değil, Alman hukukuna göre, geniş anlamıyla, bu davadaki bütün sanıkların şu veya bu biçimde itirafı ve suçu kabulü söz konusudur. 

Başkomiser Böhm'ün suçlaması
4 İddianamede, Zekeriya Karaman için, "...hakkında ayrıca soruşturma yapılan" ibaresi kullanılarak, suç unsuru organizasyon ve etkinliklerle ilgisi, şüpheye mahal bırakmayacak şekilde belirtilmiştir.(İddianamenin Türkçe çevirisindeki 60, 88, 104, 105, 109, 114, 120, 122, 138 ve 152'inci sayfalarında...)
5Yargılamanın 4'üncü celsesinde ifade veren başkomiser Alexander Böhm'ün yanısıra mahkeme heyeti başkanı Dr. Jürgen Müller de defalarca Zekeriya Karaman'dan ”beschuldigte" yani “sanık, zanlı, şüpheli" sıfatıyla söz etmiştir.

6
Başkomiser Böhm, sanıklardan adaletle işbirliği yapan sanık Firdevsi Ermiş'in ifadelerinin inandırıcı olduğunu vurgulamıştır. Ermiş'in İstanbul'dan avukatı ve eşi üzerinden etki altına alınmaya çalışıldığına dikkat çekmiş, “işbirlikçi, hain vb." sıfatlarla hakaret ve baskıya uğramasını eleştirmiştir. Sayın Karaman'ın açıklamasında sanık Firdevsi Ermiş için kullandığı sıfatlara bakılırsa, Komiser Böhm'ün kimi kastettiği anlaşılmaktadır.

7
İstanbul Kanal 7'de böyle bir bellek (server) bulunduğu iddianameye yansımıştır. Bu iddianın kayıtları, tanıkları bellidir. Firdevsi Ermiş, buradan aldığı bir kopyayı savcılığa teslim etmiştir. Bizde mahkemede tekrar dile getirilen bu ifadeleri yansıttık. İstanbul'da, Frankfurt'taki gibi savcılık harekete geçmediğinden aksi yöndeki iddianın denetimi ne yazık ki yargı süzgecinden geçemeyecektir!. 

8
Deniz Feneri e.V. kaynaklı 1.8 milyonun Türkiye'de mülk alımı için Beyaz Holding'e gönderildiği ve yapılacak kazançtan geri ödeneceği" Başkomiser Böhm'ün 4'üncü celsesindeki anlatımlarında dile getirilmiş ve devamında "Bu para geri verilmedi, nerede olduğu bulunmadı" denilmişti. Böhm bu ifadesini, sanık Firdevsi Ermiş'in ifade ve belgelerine, ele geçirilen muhasebe kayıtlarına dayandırmıştı. 

9
Yine aynı celsede Alexander Böhm, "Sanık Mehmet Taşkan, 8'inci ifadesinde Zekeriya Karaman ve İsmail Karahan'ın 1.8 milyonluk borçtan haberleri vardı' dediğini anlattı. Polis raporlarında da bulunan bu ifadelerin hakim heyeti huzurunda dile getirilmesi sırasında ne sanık Taşkan'dan ne de avukatından bir itiraz geldi. Buna mahkemeyi izleyen bütün taraflar tanıktır.

10
Zekeriya Karaman'ın 'Deniz Feneri e.V.'den şahsına para verilmediği' iddiası, eldeki bütün tanık ifadesi, banka dekontu, resmi ve gayri resmi muhasebe kayıtları, polis ifadesi gibi unsurlarca yalanlanmaktadır.

OMBUDSMAN'IN GÖRÜŞÜ: 
Milliyet'in haberi, kamuya açık olan bir davada iddianameyi ve duruşma sürecini içermektedir. Almanya'da toplanan yardımların bir kısmının Doğu Asya'daki tsunami felaketzedelerine gönderilmek üzere Başbakanlık’a teslim edildiğine ilişkin sözlerin de yer aldığı iddianamenin Türkiye'de bir haftadır kopardığı kıyametten sonra davanın nasıl sonuçlanacağını muhtemelen bu hafta göreceğiz. Medyanın 42 milyon euro’luk yolsuzluk iddiasını duruşmalar başlarken gündeme getirmesi, habercilik gereği olduğu kadar 'kamu vicdanı' açısından da kaçınılmaz bir sorumluluktur. Milliyet, görevini yapmıştır.

Annesi ölen keçiye köpek sahip çıktıBursa'da bir haftalıkken annesi ölen keçiye köpek sahip çıktı. Yavru keçi, köpeği emiyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber