The OthersGöz göze geldik ve...

Göz göze geldik ve...

15.12.1999 - 00:00 | Son Güncellenme:

Göz göze geldik ve...

Göz göze geldik ve...


Çakıcı'nın Türkiye'ye getiren uçaktaki tek fotoğrafını çekmeyi başaran Milliyet muhabiri Tolga Şardan, büyük heyecanı anlattı


Yeraltı dünyasının ünlü ismi Alaattin Çakıcı'nın, Türkiye iade edilmesi kadar onun uçaktaki son halini de görüntülemek heyecan vericiydi. 16 aydır Fransa'da yaşayan Çakıcı'nın son görüntüsünü elde etmek için yapılan büyük ve heyecanlı yarışı sonunda Milliyet kazandı. Çakıcı'nın uçağına binebilmek için iki gün boyunca Paris'te birbiriyle yarışan gazeteciler de kamuoyunun merakla beklediği Çakıcı'nın son halini uçakta görüntülemek için de yarış içindeydi.
Çakıcı'nın Air France uçağıyla geleceğinin netleşmesi üzerine Milliyet muhabiri olarak ben, Sabah gazetesi muhabiri, atv, NTV ve Star TV muhabir ve kameramanları uçağı binme şansını yakaladık. Biletlerden sonra uçuş kartlarının alınmasının ardından Fransız görevliler uçak güvenliği için aralarında benim de bulunduğum dört gazetecinin koltuk yerlerini değiştirdi.
Uçağa binmeden önce, Çakıcı'yı görüntülemek için kabin içinde alınacak güvenlik önlemlerini nasıl aşacağımı düşünürken, kabine girdikten sonra Çakıcı'nın uçağın en arka bölümünde dört İnterpol görevlisinin arasında oturduğunu fark ettim.
Heyecanımı yatıştırmak için sürekli arka bölümü kontrol ederken bazı gazetecilerin güvenlik bölümünün hemen önünde oturduklarını görünce heyecanım ve sıkıntım daha da arttı. Çakıcı ile aynı uçağa binmeme karşın fotoğrafını çekememe olasılığını azaltmak için uçağın kalkışından hemen sonra arka bölüme doğru geçtim. Uçaktaki kabin görevlileri, sürekli İnterpol görevlileriyle konuşup güvenli bölgeyi korumaya çalışıyordu. Çok sıkı güvenlik önlemi alan dört görevli, gazetecilerin her hareketini tek tek takip ederek görüntü almalarını engellemeye başladı.
Kameraları ve fotoğraf makinelerini izleyen görevliler en küçük bir hareketimizde hemen perdeleme yaparak çekim yapmamızı engelledi. Bir ara makinesiz olarak Çakıcı'nın olduğu bölüme girmeyi başarıp, yeraltı dünyasının ünlü ismiyle göz göze geldim. Görevlilerin müdahalesiyle yerime dönerken hazırladığım planı uygulamaya başladım.
Öncelikle, yanımdaki küçük cep makinesini çorabımın içine gizleyip, arka bölümdeki tuvalete doğru yürümeye başladım. Yürürken, makinenin düşmesini önlemek için bantladım. Sadece bir kez deklanşöre basma şansımın olduğunu bilerek planımı eksiksiz yürütmeye çalıştım. İki gün boyunca Paris'te peşinden koştuğum, aynı uçağın içine bindiğim Çakıcı'nın fotoğrafını kesinlikle çekmeyi kafama koydum. Tuvalet bölümüne girdikten sonra makinemi hazırladım.
Bu arada, heyecanımın en üst noktasına çıktığını hissettim. Tuvalet kapısını araladım. Kabin görevlilerinin servis yaptığını gördüm. Hareket için en uygun anı bekledim. Yavaşça dışarı çıkıp, arkaları dönük olan İnterpol görevlilerini kontrol ettim. Ani bir hareketle birden Çakıcı'nın oturduğu sıraya yöneldim. Önce Çakıcı, ardından görevlilerle göz göze geldiğim sırada küçük makinemi doğrultup ayar yapmadan sadece bir kez deklanşöre basabildim. Görevlilerin müdahalesine karşın fotoğrafı çekmeyi başarmıştım.
Hızla ön bölümdeki yerime dönerken, aynı anda filmi makineden çıkarıp sakladım. Şimdi, fotoğrafın çekilip çekilmediği konusunda heyecan yaşamaya başladım. Uçaktan iner inmez hemen gazeteye gelerek filmi yıkadık. Yeraltı dünyasının ünlü isminin bir kareye oturan son fotoğrafını yakaladığımı görünce bütün yorgunluğun üzerimden bir anda kaybolduğunu hissetim.

‘Flamingo Yolu’nda yatacak

Fransa’dan şartlı iade edilen yeraltı dünyasının ünlü ismi Alaattin Çakıcı, hakkındaki gıyabi tutuklama kararı vicahiye çevrilerek tutuklandı ve Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevi’ne konuldu.
Çakıcı, Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü’nde Şube Müdürü Adil Serdar Saçan nezaretinde bir başkomiser idaresindeki ekip tarafından sorgulandı. Anlattıkları, gizli kamerayla kayda alındı. Bakırköy Adliyesi’ne götürülmek üzere dün sabah zırhlı bir araca bindirilen Çakıcı’ya, kar maskeli Özel Operasyon Timleri ve büyük bir konvoyla başsavcılığa ulaştırıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı binasının bulunduğu İstanbul Caddesi üzerinde polis barikatları oluşturuldu, Çakıcı’nın getirildiği sırada cadde trafiğe kapatıldı. Binaya, adliye personeli dışında kimsenin girmesine izin verilmezken, çevredeki binaların çatılarına ve sokak başlarına keskin nişancılar yerleştirildi. Adli işlem yaptırmak isteyen vatandaşlar geri çevrildi.
Çakıcı burada, Savcı Sabit Erol tarafından “Hıncal Uluç’un silahla yaralanması olayında azmettirici olmak" ve “cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" suçlamaları nedeniyle, hakkındaki kararlar yüzüne okunarak tutuklandı. Çakıcı, kimlik tespiti sırasında ikametgahını Şişli olarak belirtti.
Ünlülerin cezaevi
İşadamı Nesim Malki’nin öldürülmesini azmettirdiği öne sürülen Erol Evcil, “Adnan Hoca" olarak tanınan Adnan Oktar, Karagümrük çetesi lideri “Nuriş" lakaplı Nuri Ergin, kardeşi Vedat Ergin, “Banker Bako" lakaplı Baki Aygün, satanistler ve Mavi Çarşı katliamı sanıkları bu cezaevinde bulunuyor. Cezaevi, ‘Flamingo Yolu’ olarak adlandırılıyor.

Çakıcı: Ah İstanbul ölümüm elinden olacak

Cennet Nar
Alaattin Çakıcı’nın, Türkiye’ye getirildikten sonraki ilk isteği köfte oldu. Sultanahmet Köftesi’ni çok özlediğini ve köfte yemek istediğini söyleyen Çakıcı’nın bu isteği yerine getirilmedi. Oruç tuttuğu öğrenilen Çakıcı, sahur yemeğini de şubede yedi.
Sorgusunda Çakıcı’ya yurtdışında karıştığı eylemlerin sorulduğu, bunların başında özellikle ASALA’ya ve Kürt kökenli kişilere yönelik yapılan eylemlerin yer aldığı kaydedildi. Emniyet’ten götürüldüğü Bakırköy Adli Tabipliği’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Görevli doktor, muayeneyi tamamladıktan sonra Çakıcı’ya, “Kendine ve sağlığına dikkat et" dedi. Emniyet Müdürlüğü’nden çıkarıldığı zırhlı aracın camından dışarıyı seyreden Çakıcı’nın oldukça hüzünlendiği, bir ara “Ah ah istanbul, ölümüm senden olacak" dediği öğrenildi.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler