Geri Dön

'Kovid-19 ve ekonomik etkisi en büyük küresel risk'

Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) Küresel Riskler Raporu'na göre, dünyada gelecek 2 yılı en fazla etkileyecek küresel riskler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölümler ve salgının ekonomik etkileri olacak.

'Kovid-19 ve ekonomik etkisi en büyük küresel risk'

Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) kısa ve uzun vadeli riskleri tespit etmek üzere Marsh & McLennan ve Zürih Sigorta Grubu'nun katkısıyla hazırladığı Küresel Riskler Raporu 2021 yayımlandı. Raporda, 841 küresel uzman ve karar alıcıdan, 2021'e ilişkin endişelerini olasılık ve etki açısından sıralamaları istendi.

Katılımcılar, kısa vadeli (2 yıl) en büyük risklerin, Kovid-19 gibi "salgın hastalıklar" ve salgının ekonomik etkisiyle "geçim krizi" olduğunu belirtti.

Rapora göre, Kovid-19'un insani ve ekonomik maliyeti şiddetli. Kovid-19, yoksulluğu ve eşitsizliği azaltmada yılların ilerlemesini geriye götürmekle tehdit ediyor, sosyal uyumu ve küresel iş birliğini daha da zayıflatıyor.

"Salgın hastalıklar" ve "geçim krizinin" yanında "beklenmedik hava olayları", "siber güvenlik tedbirlerinin yetersiz olması", "dijital dünyada eşitsizlik", "ekonomide uzun süreli durgunluk", "terörist saldırılar", "gençlerde hayal kırıklığı", "sosyal uyumun erozyona uğraması" ve "insan kaynaklı çevresel zarar", gelecek 2 yılda gerçekleşmesi en yüksek 10 risk arasında yer aldı.

En önemli orta vadeli küresel risk "varlık fiyatlarındaki balon"

En önemli orta vadeli küresel riskin "varlık fiyatlarındaki balon" olduğu belirtilen rapora göre, büyük bir ekonomide konut, yatırım fonları, pay senetleri ve diğer varlıkların fiyatları reel ekonomiden giderek daha fazla uzaklaşıyor.

"Fiyat istikrarsızlığı", "emtia şokları", "borç krizi", "devletlerin ilişkilerinde kırılma", "devletler arası çatışma", "siber güvenlikte başarısızlık" ve "teknik yönetişim başarısızlığı", orta vadedeki (3-5 yılda) en yüksek riskler arasında yer alıyor.

Uzun dönemde etkisi yüksek temel riskler ise "kitle imha silahları", "devletlerin çöküşü", "biyolojik çeşitlilik kaybı", "doğal kaynak krizleri", "sosyal güvenlikte çöküş", "çok taraflılığın çöküşü", "sanayide çöküş", "iklim değişikliğiyle mücadelede başarısızlık" ve "bilime karşı duruş" olarak sıralandı.

Rapora göre, gençler son 10 yılda ikinci büyük küresel ekonomik krize şahit oldu. Bu nesil; eğitimleri, ekonomik beklentileri ve ruh sağlığı açısından ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber