Geri Dön
Vitrin2022’de gözler, enerji mevzuatındaki değişikliklerde olacak

2022’de gözler, enerji mevzuatındaki değişikliklerde olacak

Önümüzdeki dönemde elektrikli otomobillerin şarj istasyonlarına yönelik kritik bir altyapı düzenlemesi yapılacak. Bu çalışmayla, şarjda altyapı tamamlanıyor, evlerden bayilere şarj istasyonları geliyor.

2022’de gözler, enerji mevzuatındaki değişikliklerde olacak

Mithat Yurdakul

Önümüzdeki yıl, enerji faturalarında ve elektrikli otomobil şarj altyapısında önemli düzenlemeler hayatımıza girecek. Elektrik ve doğal gazda kademeli tarifeye geçilmesiyle, altyapı ve spot LNG maliyetine abone desteği sağlanacak. Evlerden büyük bayilere kadar yaygınlaşması planlanan şarj istasyonlarında ise dövizle artan maliyetlere karşı teşvik mekanizması beklentisi var. Ocak ayı başında yürürlüğe girmesi beklenen düzenlemeyle, elektrikte aynı abone grupları içinde, tüketim miktarına göre farklı tarife belirlenecek. Elektrikte her abone grubu için bir “normal tüketim sınırı” belirlenecek ve bu sınırın üzerindeki tüketim artışından kaynaklanan ilave maliyetler, yüksek tüketim yapan abonelere yansıtılacak. Düzenleme bugün 100 lira elektrik faturası ödeyen bir abonenin giderini 90 liraya düşürmeyecek, yani reel bir indirim olmayacak. Ancak üst limitin üzerindeki kullanımlar fazladan ücretlendirilecek, böylece nispeten düşük elektrik harcayanlar, yine nispi olarak “daha az ödemiş” alacak.

Spot LNG gazı telafi edilecek

Elektrikteki fatura düzenlemesi bir başlangıç olacak. Doğal gazda da benzer bir tarifelendirme gündemde. Özellikle kış aylarında, doğal gazda vatandaşların iki kademeli bir tarife üzerinden ücretlendirilmesi planlanıyor. Bu şekilde doğal gaz kontratlarının dışında, spot LNG piyasasından karşılanan doğal gazın faturası, kısmen büyük abone gruplarına, özellikle de sanayiciye yansıtılacak.

Evden satılabilecek mi?

Önümüzdeki dönemde kritik bir altyapı düzenlemesi de elektrikli otomobillerin şarj istasyonlarında yapılacak. Yine 2022 bitmeden yapılacak çalışmalarla, elektrikli otomobillere düzenli şarj hizmetine başlanabilecek. Evlere de küçük çaplı şarj istasyonları kurulabilecek. Evdeki istasyonlardan komşuların elektrikli araçları için elektrik satılıp satılamayacağı, ikincil düzenlemelerle belli olacak. Bununla birlikte araç şarj ünitelerinin maliyeti, gücüne göre değişiyor. İstasyonların büyüklüğüne göre 2 bin dolarla 30 bin dolar arasında maliyeti olduğu belirtiliyor.

Şarj istasyonları için teşvik

Buna karşın, elektrikli otomobillerin ihtiyacını asıl olarak hem akaryakıt hem de elektrikli besleme hizmeti veren büyük hibrit istasyonların karşılaması bekleniyor. Hibrit ve aynı anda çok sayıda elektrikli otomobilin şarj olabileceği büyük istasyonların maliyetinin milyonlarca doları bulabileceği belirtiliyor. Çünkü elektrikli otomobilin şarj süresi, klasik bir otomobile akaryakıt doldurmaktan çok daha uzun. Şarj tesislerinin önünde kuyruk olmaması için birden fazla istasyon şart. Sürücülerin şarj için otomobillerini istasyona bırakıp kahve içmeye, alışveriş etmeye gideceğini düşündüğümüzde, özellikle İstanbul ve Ankara gibi kentlerde hem alışveriş, hem de yeme-içme birimlerinin bulunduğu daha büyük tesisler ve dolayısıyla daha büyük maliyetler söz konusu oluyor. Bu nedenle bayi kuracakların aklındaki en önemli soru, “artan maliyetlerle kâr edebilir miyim” olacak. Bu noktada da elektrikli şarj istasyonları için bir teşvik mekanizmasının devreye girmesi düşünülüyor.

Yerli otomobil ve yeşil mutabakat beklentisi

Enerji yönetiminin beklentisi, yerli otomobil TOGG’un üretim bandından inmesi ve Paris Anlaşması’nın Türkiye’de yürürlüğe girmesiyle elektrikli araç sayısının artması. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) projeksiyonları, 2030’da elektrikli araç sayısının ülkemizde 1 milyon adede çıkabileceğini gösteriyor. Türkiye’de 2023’te 75 bini aşkın elektrikli araç ve 12 bin 500 şarj soketi olması öngörülüyor.

Karbon tutma ve depolamada umutlar azaldı

Asya İklim Değişikliği Yatırımcı Grubu’nun (AIGCC) yayınladığı analize göre, Asya genelinde karbon tutma ve depolama (CSS) altyapılarının mevcut finansal ve operasyonel engellerden dolayı uygulamaya girmesinin zorlaştığı belirtildi. Bu durum, tüm dünyada CSS teknolojilerinin büyük ölçekte yaygınlaştırılmasını öngören senaryoların karşılanamayacağını gösteriyor. Asya’daki hükümetler ve şirketler, enerji dönüşümü planlarını desteklemek ya da net sıfır hedeflerine ulaşmak üzere gereken emisyon azaltımını sağlamak amacıyla gelecekte CCS teknolojilerine bel bağlıyor. CCS teknolojileri, elektrik üretimi ya da endüstriyel üretim kaynaklı karbondioksit emisyonlarının tutulması ile atmosfere salımı önlenen bu emisyonların taşınmasını ve kalıcı olarak yeraltında depolanmasını içeriyor. AIGCC’nin Wood Mackenzie ile gerçekleştirdiği analize göre, Yenilenebilir enerji, depolama ve diğer alternatiflerin maliyetlerinin düşmesi sonucunda, 2040 yılında Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’de CCS maliyet etkinliği açısından rekabet etmekte zorlanıyor. Bir diğer bulgu da, CCS’nin, finansal açıdan rekabet gücünün yetersiz olmasının yanı sıra, bu teknolojinin büyük ölçekte yaygınlaştırılması, çevresel riskler, teknik zorluklar, mevcut finansman eksikliği, toplumsal muhalefet ve bu kapsamdaki politikaların belirsizliği gibi zorluklarla karşı karşıya bulunduğu oldu.

Çiftçi kendi elektriğini üretecek

Burdur’da bir dizi toplantılara katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, burada yaptığı açıklamayla çiftçilerin çatılarına kuracakları güneş panelleriyle kendi elektriğini üretebileceğini söyledi. Dönmez, “Çiftçilerimizin enerji ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yenilenebilir enerji kaynaklarından azami ölçüde yararlanmasına dönük olarak mevzuat eksikliklerimizi tamamladık. Çiftçilerimiz gerek tarlasında gerekse evinde ya da işletmesinde çatılarında güneş panellerini kurmak suretiyle elektrik enerjisi ihtiyaçlarını karşılayabilecek” ifadelerini kullandı. Bakan Dönmez ayrıca dağıtım alanında bu yıl 76 milyon liralık bir yatırım bütçesi olduğunu belirterek, kırsaldaki şebeke ve trafo merkezlerinin yenilenmesi ve güç artışına ağırlık vereceklerini de söyledi.

Elektrikli arabaya ücretsiz HGS

Nakit Yönetimi ürünlerini, sürdürülebilir finans ürünleri vizyonuyla geliştiren Garanti BBVA, bu ürünleri kullanacak müşterilerine avantajlı fiyatlar sunarak, hem finansal sağlıklarına katkıda bulunmayı, hem de sürdürülebilirlik anlamında müşterilerini teşvik etmeyi hedefliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin “Nakit Yönetimi ürünlerimiz içerisinde yer alan kısa vadeli finansman, tahsilat ve ödeme çözümlerimizi sürdürülebilir finans çatısı altında farklılaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda ilk uygulama olarak, Garanti BBVA üzerinden HGS başvurusunda bulunan elektrikli ve/veya hibrit araç sahiplerine HGS ürününü ücretsiz vermeye başladık. Doğrudan Tahsilat Sistemi (DTS) ve Tedarikçi Finansmanı Sistemi (TFS) gibi ürünlerimize de yeşil ve sürdürülebilirlik bağlantılı yapılar geliştirerek müşterilerimize sunmaya başladık. Bunun ilk örneği de, Garanti BBVA Filo ile birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye’nin ilk Yeşil Doğrudan Tahsilat Sistemi (DTS) ürünü” dedi.