Geri Dön

Bu tuzağa düşmeyin

Bu tuzağa düşmeyin

Bu tuzağa düşmeyin
Nazire KALKAN

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) geçtiğimiz hafta Türkiye'de kredi kartlarının yıllık kullanım adedi ve ciro bilgilerini açıkladı. Buna göre Visa ve Master kredi kartlarıyla yurtiçinde ağırlıkla alışveriş için olmak üzere toplam 241 milyon 200 bin adet işlem yapılmış.
Kredi kartıyla yapılan toplam harcama 2 katrilyon 562 trilyonu bulmuş. Bunun 1 katrilyon 744 trilyonluk kısmı alışverişte kullanılmış.
Kredi kartıyla bankaların ATM'lerinden çekilen nakit miktarı ise 818 trilyon lira. Gene BKM'nin verilerine göre kredi kartında işlem adeti bir önceki yıla göre yüzde 63 artmış. Toplam harcama tutarındaki artış ise yüzde 153.Bu demek oluyor ki, Türkiye'de yalnız kredi kartı kullanımı yaygınlaşmıyor aynı zamanda kişilerin kredi kartıyla yaptıkları harcamaların tutarı da önemli ölçüde artıyor. Yani bir anlamda piyasalar nakitten karta dönüyor.Zaten tıpkı cep telefonunda olduğu gibi Türkiye kredi kartları pazarında da Avrupa'nın yükselen yıldızı sayılıyor.
Şimdi bu tablonun bir de tüketiciye yansıyan tarafına bakalım. Türkiye'deki kredi kartlarının sayısı kısa sayılabilecek bir zamanda 7 milyon adedi aşmış durumda. Çalışan nüfusun önemli bölümü cüzdanında birkaç kredi kartı birden taşıyor. Zaten bu alanda bankalar arasında öyle bir rekabet var ki, artık pek çoğu kefil bile istemiyor. Bu da son derece doğal, çünkü bir bankanın kredi kartı piyasadaki P.O.S. denilen makinelerden ne kadar çok geçerse, bankanın maliyetleri o kadar azalıyor.
Yakın zamana kadar gold kart almak için gerçekten belli bir gelir düzeyinin üzerinde olmak gerekiyordu. Artık bu konudaki kurallar da gevşedi. Örneğin bir banka herhangi bir kulüp ya da dernekle anlaşarak üyelerin tamamına gold kart gönderebiliyor. Bir de bakıyorsunuz, son derece mütevazı bir gelirle yaşayan biri milyarlık limitlere kavuşuyor.
Kısacası kredi kartı almak çok kolay. Ama gördüğüm kadarıyla kredi kartı herkes için yaşamı kolaylaştırmıyor.Bana göre kredi kartını kullanmanın ideal biçimi ay boyunca harcamalarını kartla yapıp, bir sonraki ay borcun tamamını yatırmaktır. Böylece hem nakit taşımak külfetinden kurtulursunuz hem de harcamalarınızın hesabını bilirsiniz. Ayrıca ödemeyi bir sonraki ay yapacağınız için de bankanın parasını 1 ay boyunca faizsiz kullanmış olursunuz. Tabii tatil dönemlerinde, yurtdışına çıktığınızda ya da beklenmedik bir harcama yapmanız gerektiğinde gelirinizden daha fazlasını da kredi kartınız sayesinde harcama imkanına sahipsiniz. Ben bunu da son derece doğal karşılıyorum. Çünkü kredi kartı zaten bu gibi durumlarda sıkıntı çekmemek için icat edilmiş bir şey.Ancak maalesef ipin ucu kaçıyor. Bankalar da buna çanak tutuyor. Çevremdeki kişilerin önemli kısmı kredi kartını sanki kendilerine tanınmış ek harcama hakkı gibi görüyor. Dolayısıyla sürekli kazandığından fazlasını harcıyor. Bankalar zaten tüketicideki bu eğilimi bildikleri için limitleri mümkün olduğunca yüksek tutuyor. Taksitli ödeme halinde borcumuzu 4'e, 5'e bölerek her ay yapmamız gereken asgari ödeme miktarlarını düşürüyor. Böylece biz kredi kartımızla harcama yapmaya devam ederek borcumuzun üzerine borç bindiriyoruz. Sonunda iş öyle bir noktaya geliyor ki, her ay maaşın önemli kısmı bankaya kredi kartı borcu karşılığı olarak yatırıldığı halde borç bir türlü bitmek bilmiyor. Çünkü biz aslında sürekli faiz ödüyoruz, faiz ödemekten ana borcu kapatmaya fırsat bulamıyoruz.
Bilmem anlatabildim mi? Eğer herhangi bir banka size yüksek limitli bir kredi kartı verirse ya iradenize hakim olacaksınız ya da başınıza gelecekleri peşinen kabul edeceksiniz.

Emrah Safa Gürkan | RöportajEmrah Safa Gürkan, geçtiğimiz haftalarda yayınladığı Bunu Herkes Bilir kitabıyla gündemde. İnternette tarih videolarıyla dikkat çeken Emrah Safa Gürkan ile hem yeni kitabı hem de tarihi konuları konuştuk.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber