Geri Dön

Evim evim, akıllı evim!

Evim evim, akıllı evim!


Üzerine müstakil ev kurmayı düşündüğünüz araziniz varsa, alternatif enerji kaynaklarını mutlaka dikkate alın. Bırakın eviniz elektrik, su, ısıtma problemlerini kendisi halletsin, sizi faturalardan kurtarsın!


       Güneş üzerimize değil, içimize doğar" demiş John Muir (1838 -1914). O, Amerika’nın en ünlü ve arkasında en çok iz bırakmış çevrecisi. Bizim çevre bilincimizin düzeyi malum: Sıfır noktasından çıkışlı, zemine paralel bir grafikte seyrediyor. Yani “hemzemin"!
       “Türkiye’nin enerji açığı ve dolayısıyla nükleer enerjiye ihtiyacı var mı, yok mu?", yakın zamanda çok tartıştık. Ama unutuldu gitti. Üç beş tane çevrecimiz, kurulacak nükleer santrallerden çıkar sağlamayacak mühendisimiz olmasa, yani “bize kalsa" konuyu hiç tartışmazdık zaten. Çünkü gündemimize giremezdi. Hastanede, okulda, işyerinde, sokakta, her yerde, attığımız her adımda, hayatımızın ve beynimizin sıfır değer taşıdığı o kadar çok yüzümüze vurulmuş ki, artık biz bile benimsemişiz bu durumu. Vekalet ettiği insanların, kendi amaçlarına giden yolda birer baston değil de, kendi içinde her hakkı saklı birer birey olduğunu içine sindirmiş parlamentolar nükleer santralleri kaldırmak için bile halk oylamasına giderken, bizde kurulmasının oldu bittiye getirilmeye çalışılması, bunun karşılığında da bizim kuzu kuzu oturmamız nasıl açıklanabilir?

     Elektrik, su faturası yok
       Dünyadaki enerji ihtiyacı her yıl yüzde 4 - 5 oranında artıyor. Buna karşılık en geç 2050’de petrol rezervleri ihtiyacı karşılayamaz olacak. Kömür ve doğal gazı da aynı akıbet bekliyor. Amerika ve pek çok ülkede gömülen nükleer atığın toprağa ve suya karışmasına engel olunamadığı ortaya çıktı. Küresel ısınma cabası... Bunları göz önüne alınca, bizim üzerinde yaşadığımız ve - hilkat garibesi gibi doğmaması gittikçe daha da şansa kalan - çocuğumuzun üzerinde yaşayacağı tek gezegen olan Dünya’ya iyi davranmamız gerektiğini kavramak zor değil.
       Temiz enerjiye yönelmek şart. Devlet olarak henüz böyle bir politikamız yoksa da, bu, birey olarak önümüzün kapalı olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle müstakil ev yaptırmak isteyenler, bütün enerjisini kendi üretecek, suyunu kendi sağlayacak, ısıtma - soğutma problemini çözecek, böylece hem çevre dostu olacak, hem de önüne su, elektrik faturası getirrmeyecek yeni tip evler üzerinde ciddi ciddi düşünmeliler.

     Ne marifetleri var bu evlerin?
       Boğaziçi Üniversitesi’nin kuzey kampüsünde faaliyet gösteren bir şirket var: Laterna. Kardeş şirketi Tera Danışmanlık A.Ş. ile ortak olarak “çevre dostu - fatura düşmanı" anahtar teslimi müstakil evler yapıyorlar.

Nasıl evler bunlar?

     İnşaat malzemesi: Bölgenin şartları göz önüne alınarak uygun inşaat ve çatı malzemesi seçiliyor. Isı ve ses yalıtımı için, yan duvarlarda 5 cm. hava aralıklı çift kaplama izolasyon tekniği kullanılıyor.
     Mekân ısıtma: Kışın ısınmak için pasif güneş mimari tekniklerini uygulamak yeterli.
     Su ısıtma: Sıcak su için güneş kollektörleri kullanılıyor. Bunların verimi yüzde 80 civarında.
     Soğutma: Güneşten yararlanılarak iki değişik yöntemle soğutma yapılabiliyor. Ya güneş - ısı dönüştürümcüsünün ürettiği ısıdan yararlanılıyor, ya da güneş enerjisi elektriğe çevriliyor. Ancak ikinci seçenek, verimi çok düşük olduğundan pek önerilmiyor.
     Arıtma: Deniz suyu ve atık sulardan, basit bir düzenek sayesinde güneş enerjisinden yararlanılarak temiz su elde ediliyor. Lavabo ve banyoda kullanılan suyun tuvalette, tuvalette kullanılan suyun da bahçe sulamasında kullanılmasını sağlayacak şekilde arıtılması da mümkün. İçecek su ihtiyacı damıtılan yağmur suyundan sağlanıyor.
     Rüzgâr enerjisi: Evin tüm elektrik ihtiyacı güneş ve rüzgâr enerjisinden sağlanabiliyor. Coğrafi konum, meteorolojik koşullar ve günlük elektrik tüketiminize bağlı olarak, sistemin altyapısı ve maliyet değişiyor. Modüler rüzgâr türbinleri güneş panelleri ile paralel çalışıyor.
     Biokütle: Koşullar uygunsa, tarım atıkları da ısı üretiminde kullanılıyor.

     Ne kadar?
       Böyle bir ev için, öncelikle bir araziye sahip olmanız gerek. Arazi bilgilerinizi şirkete iletiyorsunuz, teknik analiz raporu hazırlıyor, maliyeti hesaplıyor ve size bildiriyorlar. Güneş ve rüzgârdan elektrik elde edilmesine olanak sağlayan bir araziye sahipsiniz diyelim. 100 metrekarelik müstakil bir eviniz olsun istiyorsunuz. Tesisatı tamamen bitmiş, enerjisi sağlanmış bu evin anahtar teslim fiyatı aşağı yukarı 60 bin dolar. Güneş panelleri, 15 - 20 günde bir üzerini silmek hariç, 40 - 50 yıl boyunca bakım istemiyor. Rüzgâr türbinlerinin de 1 - 2 yılda bir temizlik ve yağlama yapılmasına ihtiyacı oluyor, o kadar. Yani, ilk başta pahalı gibi görünse de, yıllar boyu hiç masraf çıkartmıyor bu evler. Evladiyelik!
       (www.laterna.com.tr
     Tel: 0212 287 45 39)



İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber