Öğretmenlerin can güvenliği!

Ankara’da herkes kendi derdinde.

Eğitimi ve öğretmenleri düşünen yok gibi.

Okulların açılışı bayram sonrasına ertelendi.

Yapılan resmi açıklama, ertelemenin turizmcilerin isteği doğrultusunda gerçekleştiği yönünde.

Oysa gelen duyumlara göre, Doğu ve Güneydoğu’da terör nedeniyle ciddi öğretmen sıkıntısı yaşanıyormuş. Yani okullar açılacak durumda değilmiş!..

Eğer seçim güvenliği sağlanmaz ve seçimlerin ertelenme ihtimali olursa, okullar da bundan etkilenirmiş.

Miş, muş diyoruz, çünkü gelen bilgiler çok çelişkili.

En doğru bilgiler MEB’de. Açıklasınlar öğrenelim.

Okullar ne durumda?

Öğretmenlerin can güvenliği tehdit altında mı?

Kaç öğretmen bölgeden ayrıldı?

Yeni atanan öğretmenler de bölgeye gitmezse ne olacak?

Şu anda bölgedeki öğretmenlerden ne kadarı raporlu?

Seminerler bittikten sonra kaçı bölgeye gidecek?

Gitmeyenlere nasıl bir müeyyide uygulanacak?..

Herkes tedirgin!

Yüz binlerce öğretmen, atanma şansları yok olduğu için büyük bir moral bozukluğu içinde. Atanma şansı olanlar ise atanacakları bölgeleri düşündüklerinde soğuk terler döküyor. Ve onları rahatlatacak tek satırlık bir açıklama dahi yok!..

Atanacak öğretmenlerin neredeyse tamamı Doğu ve Güneydoğu’da görev yapacak.

En büyük açık oralarda, seçim nedeniyle ortam daha da gerginleşirse ne olacak?

Öğretmenlerimiz tedirgin hem de çok tedirginler.

Sadece yeni atanacak olanlar değil, halen orada görev yapanların tedirginliği de had safhada.

Abartanlar yok mu, elbette var. Ama yine de bir şekilde onlara güvence sağlamak zorundayız...

Yoksa, pek çoğu bir şekilde ya gitmeyecek ya da ayağını sürterek gidecek.

Haksız da sayılmazlar.

Pahalılık terörü!

Büyük kentlerdeki öğretmenlerimiz de pahalılık terörü altında eziliyor.

Ev kirası ve ulaşım neredeyse tüm kazançlarını alıp götürüyor.

TOKİ ve belediye bu konularda yardımcı olamaz mı?

Büyük kentlerimizdeki öğretmenlerimizi rahatlatacak projeler gerçekleştirilemez mi?

En azından bu konuda bir sorunun varlığı kabul edilip, ona göre kafa yorulamaz mı? Öğretmenleri huzurlu olmayan bir ülke ya da kent nasıl huzurlu olabilir ki!..

Yeni öğretim yılına girilirken, turizmcileri ve tatilcileri düşündüğümüz kadar ne olur biraz da öğretmenlerimizi düşünelim!..

Yedek öğretmenler!

Yarım milyona yakın öğretmen fazlası varken, üç kuruş paraya, yüz binden fazla ücretli öğretmen çalıştırmanın mantığını anlamak mümkün değil.

Ücretli atanan öğretmenlerde de hiçbir kural tanınmıyor. İçlerinde hayvan yetiştiriciliği bölümünden mezun olanlar da oluyor, su ürünlerinden mezun olan da...

Onun yerine örneğin gönüllü öğretmenlik getirilebilir.

Üç ya da beş yıl süreyle gösterilen bölgelerde çalışmayı kabul eden öğretmenler arasından puan sırasına göre öğretmen alınabilir.

Atamalarda en azından bu kadar fire yaşanmaz!..

Özetin özeti: Ekonomiden teröre, seçimlerden bölgesel gerginliklere ve göçe kadar elbette her şey önemli. Ama eğitim de en az onlar kadar hatta çok daha fazla önemli! Ah bir de bunu anlayabilsek!..