Öğretmenlik Meslek Kanunu?

Kim nereden bakarsa baksın, kim ne derse desin, öğretmenlik kutsal bir meslektir.

Bilgi ve donanım adına onlara çok şey borçluyuz.

Hem kişi hem de devlet olarak, öğretmenleriniz ne kadar güçlüyse, siz de o kadar güçlüsünüz.

Bu yüzden onlara yönelik olarak alınacak her karar, sadece onları değil, hepimizi ilgilendirir.

Öğretmenlik Meslek Kanunu teklifi 2021 bitmeden alelacele Meclis’e sunuldu.

Bu bir ilk deniliyor ama bu konuda da ciddi kutuplaşmalar oluştu.

Teklifi beğenen kadar, yetersiz bulan da var.

Peki, söz konusu teklif yasalaştığında ciddi kazanımlar olacak mı?

Konu enine boyuna tartışılmalı ve özellikle sahadaki öğretmenler hiçbir ayrım gözetilmeksizin sabırla dinlenmelidir...

Öğretmenler üzerinden polemiğe girmek hele hele siyaset yapmak asla olmaması gereken bir durum.

Onlara verdiğimiz değer, çocuklarımıza ve ülkemizin geleceğine verdiğimiz değerin en önemli göstergesidir.

Onlar mutluysa biz de mutluyuz, onlar başarılıysa biz de şanslıyız demektir.

Fedakârlık mesleği

Başöğretmen Atatürk’ün dediği gibi yeni nesiller, onların eseri olacak. Eserlerinin kıymeti de onların beceri ve fedakârlığının derecesiyle orantılı bir seyir izleyecektir.

Bu yüzden onları asla ihmal etmemeli ve asla polemik konusu yapmamalıyız...

Onlar, eridikçe etrafını aydınlatan mum gibidir. Fedakârca çırpınır, kendilerinden çok, öğrencileri için hep daha iyisini isterler.

Mustafa Kemal’in de dikkat çektiği gibi eseri üzerinde imzası olmayan tek sanatçıdır onlar.

Ne olur öğretmenlerimizi ciddiye alalım, dinleyelim, görüşlerine değer verelim.

Yılda sadece birkaç gün değil, sadece bir yasayla değil, her konuda, her gün baş tacı edelim.

Sorunları sorunumuz, mutlulukları gururumuz olsun.

Memleketin her yeri benim vatanım, her çocuk benim evladım diyen idealist öğretmenlerimiz her daim başımızın tacı olsun...

Sorunları, sayılamayacak kadar çok.

Yeni yasa ile bu sorunlardan bazıları hemen çözülebilir, bazıları da zaman alabilir.

Önemli olan samimiyet ve iyi niyet...

O varsa, gerisi kendiliğinden gelecektir.

Tek tip öğretmen!

Öğretmenlik Meslek Kanunu, bir an önce çıkmalı ki, aynı okulda, aynı sınıfta, aynı derse giren çeşit çeşit öğretmen olmamalı.

Hangi mesleğin ücretlisi, sözleşmelisi var ki, öğretmenliğe böylesine “hoyratça” davranılıyor?

Bu arada bazı sınıflandırmaları kaldırırken, yeni sınıflandırmalar getirilmemeli, hak etmeyen hiç kimse öğretmen yapılmamalı, sınıfa girmeye hak kazanan her öğretmene de performansı ölçüsünde eşit muamele yapılmalıdır...

Asıl hedef öğretmenlerimizin ayrıştırılması değil, mutluluğu olmalıdır.

Öğretmenlerimiz mutluysa, çocuklarımız, dolayısıyla da ailemiz ve ülkemiz mutludur.

Evinde, yakın çevresinde öğrenci olmayan yok gibi.

Her dört kişiden biri öğrenci, ikisi de veli! Diğer teki de öğrenci yakınıyken, eğitim ve öğretmen, umurumuzda değil diyemeyiz…

Bu yüzden bu yasa teklifi de tıpkı Anayasal düzenlemeler kadar önemli ve asla güncel gelişmeler nedeniyle ikinci plana itilmemelidir...

Öğretmen yetiştirme?

Öğretmen yetiştirme ve atama sistemimiz A’dan Z’ye değiştirilmeli, yatılı öğretmen liseleri ve

Yüksek Öğretmen Okulları yeniden açılmalıdır.

Açılmalı ki, öğretmenliği bir iş kapısı olarak görenler değil, hayali öğretmenlik olanlar bu mesleğe yönelmeli ve öğretmenliği bir yaşam biçimi olarak iliklerine kadar yaşamalıdır.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında çok iyi öğretmenler yetiştirdik. Onlar da mesleğinde çok başarılı gençler yetiştirerek modern Türkiye’nin mimarı oldular.

Bunu, dün başardıysak, bugün de başarırız. Yeter ki isteyelim, yeter ki, eğitim sistemimizi ve çocuklarımızı sınav odaklı eğitim sisteminden kurtaralım.

Öğretmenlik Meslek Kanunu, sadece öğretmenlerimizin değil, ülkemizin geleceğini ilgilendiren çok stratejik bir yasa, bu yüzden hak ettiği önemi ve değeri fazlasıyla vermeliyiz...

Vermeliyiz ki, bu samimiyet testinden hep birlikte geçelim. Çünkü bu işin kazananı, kaybedeni olmaz!..

Özetin özeti: Öğretmenler başımızın tacı diyorsak bu, lafta kalmamalı...