Sessizlik, öteleme! Daha nereye kadar?..

Doğa Okulları’yla ilgili dün de bir gelişme olmadı.

Özel okullar nasıl bu noktaya geldi sorusuna cevap ararken, çok çarpıcı bilgilere ulaştık.

5 yıl önce 800 bin olan kontenjan sayısı, şimdi 3 milyon 800 bini bulmuş ama öğrenci sayısı 1 milyon 370 binlerde. Yani yüzde 60’ı boş!

Peki, bakkal dükkânı açar gibi kolej açılmasına kim izin verdi?

Daha da önemlisi, özel okullar açılırken, öğrenci, veli ve öğretmenler için önemli bir güvence olan mali teminatı kim kaldırdı?

Denetimleri göstermelik hale kim getirdi?

Bu soruların cevabı bulunduğunda, Doğa Okulları nasıl bu hale geldi sorusunun da cevabı bulunacaktır.

Zordaki okullar

Zordaki kolejlerden bazıları, ülke geneline yayılan ve on binlerce öğrencisi olan zincir okullar. Batacağına yönelik sinyaller aylar, yıllar öncesinden geliyordu ve defalarca yazıldı. Sırada başka zincir okullar da var!..

Benzeri sıkıntılar bankacılık, inşaat, enerji, futbol, turizm, sanayi ve daha pek çok alanda da yaşandı ve gerekli düzenlemeler yapıldı. Eğitimde ise olup bitenler sadece seyrediliyor. MEB nerede?..

Ateş düştüğü yeri yakar misali, her okuldaki sıkıntı, oradaki veliler için çok önemli. Ama en çok etkilenenler Doğa’dakiler oldu. Çünkü hem süreç uzadı hem de belirsizlik hakim.

Madalyonun ön yüzünde öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve diğer çalışanların mağduriyetleri var. Arka yüzünde olup bitenleri ise bilmiyoruz, görmüyoruz, ne zaman sonuçlanacağını öngöremiyoruz, çünkü hiçbir açıklama yok, olsa da hiçbir anlamı yok.

Günlerdir açıklama yapılacağı söyleniyor ama hepsi yalan oldu, dün de bir açıklama yapılmadı!

Okul sahipleri ile yeni alıcılar ve özellikle de bankalar arasında çok çetin pazarlıkların yapıldığı söyleniyor. Ve, daha fazla ayrıntı yok. Olanların da ne kadar doğru ne kadarı abartılı bilmiyoruz.

Sorun, söylesinler diyen çok okurumuz var. Keşke karşımızda bir muhatap bulsak da bu soruları kendilerine sorabilsek!..

Bu zor günler de elbette geçecektir. Ama bugün burada yaşananlar, yarın başka yerde yaşanmasın!

Serbest piyasa koşulları geçerli, batan batar, kalanlar yoluna devam eder yaklaşımı, özellikle eğitim için söz konusu olamaz, olmamalıdır da.

MEB, en kısa zamanda, zincir okullar başta olmak üzere, kolejlerin tümüyle ilgili ciddi yasal bir düzenlemeye gitmek zorunda.

Velileri, özel okullardan soğutursa, sırtındaki yük daha da artacak ve içinden çıkılmaz hale gelecektir.

Özel okul açmak, keyfe keder büyümek, sektöre girmek bu kadar kolay olmamalı.

Doğa Okulları’nın yapmadığı açıklamayı, ilgili kurumlar, özellikle de MEB yapmalı.

En azından son durum nedir, bundan sonraki yol haritası ne olacaktır, bu açıklanmalıdır.

Hızlı büyüme!

Son 5 yılda özel okul sayısı 6 binden 12 bine, kontenjan sayısı da 800 binden 3 milyon 800 bine çıktı.

Peki, bu kontenjanları doldurabildiler mi? Hayır.

Devlet okullarında ikili eğitime geçilirken, sınıf mevcutları ikiye katlanırken, kolej kontenjanlarının yarısı boş kaldı!

Oysa onlar da bir milli servet ve tümüyle yanlış politikaların esiri!

MEB, dershaneleri kapatıp çakma kolejlerin açılmasına izin vermekle kalmadı, özel okullara yapılan devlet yardımını da kesti.

Kendi okullarına yakıt ve sabun gönderemezken, özel okullara devlet yardımı yapılması ne kadar yanlışsa, kısa sürede kaldırılması da o kadar yanlış oldu!

Çelik’le başladı!

2007’ye kadar, özel okul açmak için mali teminat isteniyordu. Dönemin Bakanı Hüseyin Çelik bu teminatı kaldırdı ve bu durum, bugün yaşanan skandalların tetikleyicisi oldu. Teminat, sigorta ya da garantör sisteminin yeniden getirilmesi ve mevcut okulların da bu kapsama alınması, olası yeni “rezalet”lerin önünü kesecektir!

Özetin özeti: Yok mu eğitime sahip çıkacak biri ya da birileri?..