
Yıllardır Orta Doğu krizleri yaşanır.
Başrolünde hep ABD ve İsrail var, büyük hedefler ve planlar var.
Kademe kademe ilerleme ve bölgeyi karıştırmak.
Gelinen nokta daha da ileri gitti. Artık hedeflere ilerlerken dünya için büyük ekonomik sıkıntı da yaratıldı.
ABD-İran Savaşı bölgedeki oyunları ve hamleleri gözler önüne serdi.
Nasıl mı? Kademe kademe bölgedeki bütün ülkeler birbiriyle çatışmaya başladı.
İran bombalandıkça bölgedeki birçok Müslüman ülkeyi bombalıyor. ABD’ye yanıtını Körfez ülkeleri üzerinden veriyor.
Yani bu savaşta ABD-İsrail bırakıp gitse bile bölge ülkeleri birbirleriyle yıllarca kriz içinde olabilir.
Özetle bölge yanacak ve yanmaya devam edecek. Krizler sürecek ve sürmeye devam edecek.
Kim kazanacak yine İsrail yine ABD. Kim kaybedecek yine bölge ülkeleri.
İsrail Gazze’ye yerleşecek. Batı Şeria’ya yerleşecek.
Genişleyecek, genişleyecek. Ve soykırımına devam edecek.
Orta Doğu kanamaya devam edecek.
Önemli olan oyunları görmek ve ona göre hamleler yapmak.
Türkiye bu oyunları baştan beri gördü.
Suriye’de, Irak’ta gördü. Sınırlarımızda bile gördük.
Bölge ülkelerinin de bu oyunları iyi görmesi ve ona göre hamleler yapması lazım.
Muhalefette yaşananlar
CHP bölündü ama krizleri bitmedi.
Her gün hem Yeni Parti hem de CHP ile ilgili farklı tartışmalar duyuyoruz.
Şimdi de gündem Gürsel Tekin ve İstanbul İl Örgütü.
Tartışmalar farklı noktaya gidiyor gibi.
Muhalefette kapanma ve birleşme tartışmaları da devam ediyor.
Gelecek Partisi kapandı, Yeniden Refah ve Saadet Partisi iş birliğinin birleşmeye gidip gitmeyeceği tartışılıyor.
Yeni Yol’un nasıl etkileneceği gündemde.
Yani ve özetle, muhalefette tartışmalar ve krizler bitmeyecek gibi gözüküyor.
Göçmen krizi ve Avrupa
Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta kentine 60 bin göçmenin kitlesel geçişi birçok soru işaretlerini gündeme getirdi.
Bu kadar göçmen nasıl aynı anda denizden ve karadan çeşitli araçlarla geçti?
Dış destekli organize bir hareket gibi gözüküyor.
Gazze’ye destek veren İspanya Başbakanı Sanchez’e yönelik bir komplo kurulduğu üzerinde duruluyor.
Olağan şüpheli İsrail öne çıkıyor ama Avrupa bu gelişmeyi iç hesaplaşmaya döndürmüş gibi.
İtalya başta olmak üzere İspanya›ya yönelik tepkiler geldi arka arkaya.
Sanki birileri İspanya’da karışıklık yaratma havasında.
İspanya Başbakanı Sanchez’in Avrupa ülkelerine yönelik sert yanıtı ise AB’nin durumunu görmek açısından altı çizilmeli.
Nereden bakarsanız bakın Avrupa’nın göçmen krizi büyüyecek gibi.
Bir de nasıl bu kadar göçmenin hızla girdiği, tekrar aynı hızla geri döndüğü ve bunu siyaseten kullananlar konuşulacak.
Güneşi görememek…
Yaz aylarında yangınlar başlayınca benim aklıma hep memleketim Manavgat’taki yangın gelir. Birçok köy evi yanmıştı. Ama yerlerine kısa sürede yapılan iki katlı evleri görünce mutlu olmuştum.
Devletin vatandaşını yalnız bırakmadığını bizzat yerinde görmüştüm. Yeni evinde oturmaya başlayan bir büyüğümüzün ‘CENNETTE GİBİYİZ’ sözleri hâlâ aklımda.
Gözleri gülüyordu yeni evlerini alanların.
O günlerden aklımda kalan bir cümle daha var. Avukat arkadaşım Hüseyin Kılınç yangın günlerini ve dumanları tarif ederken “güneşi göremedik hiç” demişti.
Evet, yangınlar güneşi göstermiyor kimseye. Ateşi ve dumanı gösteriyor.
Ve binlerce kişi bu yangınları söndürmek için hayatını tehlikeye atıyor.
Bunları unutmayalım ve yangınların insan hatası ile çıkmasını önlemek için dikkatli olalım.