Seni En Çok Kim Aldattı?

Aldatmak denilince artık akla sadece bir ilişkideki eş veya sevgilinin bir başkasıyla yasak bir ilişki yaşıyor olma hali geliyor. Aldatmak gerçekten o eylemin kendisi mi yoksa yalan söylüyor olma hali mi? Eşimiz, sevgilimiz tarafından ‘aldatılmak’ demek bize yalan söylenmiş olması manasını taşıyor. Bize söylenen, vaat edilen yaşanandan çok farklı bir şey…

Hal böyle ise hayatımız boyunca kaç kez aldatıldık. Ailemizden, öğretmenlerimize, dostlarımızdan siyasete… Eğer ailemin istediği çocuk olursam büyük insan, doğru birey olmayacak mıydık? Üniversiteyi bitirdiğimizde iyi bir kariyer bizi bekliyordu.  Oy verdiğimiz parti iktidara geldiğinde hepimizin iki anahtarı olacaktı. İnsanlık tarihi boyunca insanlığa söylenen yalanlarla milyonlarca insan aldatıldı, yok edildi, felakete sürüklendi. Gömleği satın almaya ikna eden mağaza görevlisi ne kadar yıkanırsa yıkansın renginin solmayacağını söylemişti ancak birkaç yıkama sonra rengi solmamış mıydı? Örnekleri çoğalt. Neredeyse her gün aldatılıyoruz. Bu tabloda seni en çok kimin aldattığını bulmak ne kadar zor?

Bir başkasıyla birlikte olduğunu öğrendiğim sevgilim bana ilk kez mi yalan söylüyordu? Belki işiyle ilgili, belki başka bir konuda, belki de defalarca yalan söylemişti. Yalan söylemek aldatmak demek değil midir? Annem, babam bile istemeden de olsa bana nasıl yalanlar söylemiş, nasıl masallar anlatmışlardı… Yılan’ın Havva’ya yalan söylemesi, Havva’nın elmayı yemesi… Dualitenin doğuşu, aldatmacanın başlangıcı.

Sartre’ın Bulantı eseri gösterir ki insan en kolay kendine yalan söyler. Cuma akşamı profiterolün çikolata sosunu kaşıklarken Pazartesi günü diyete başlayacağımıza dair söz verdiğimizde kendimizi aldatmış olmuyor muyuz? Kendime yalan söylüyorum. Yapmam gereken bir şeyi ertelerken, bitmiş bir ilişkiyi sürdürürken, sevmediğim bir işi yapmaya devam ederken. Kendimi kandırıyor, kendimi aldatıyorum. Aynı zamanda karşımdakini de aldatıyorum. İşimi seviyor gibi görünüp nefret ediyorken ya da sevgilimi arzuluyormuş gibi davranıp arzulamıyorken.  Hayır demen gereken her yerde hayır diyemeyip istemediğin bir rolü oynadığın her anda karşındakileri aldatmış olmuyor musun?  

İlişkideki aldatılma en güçlü, en sert aldatma olarak algılanıyor çünkü beraberinde hayatımdaki bütün yalanlarla, aldatmalar ve aldanılmışlıklarla yüzleştiriyor. Oysa yıllarca o insanın böyle bir şey yapmayacağına kendimi inandırmaya çalışmış, çoğu zaman görev bilinciyle sevişmiş, kendime yalan söylemiştim. Sorun yokmuş gibi görmezden gelmeye çabalarken ya da kendi sesimin sesini kısarken…

Göremiyoruz ki beni en çok ben aldattım; seni en çok sen aldattın

Bazı yalanlar içimizdeki üzeri örtülmüş yaraları açığa çıkartıyor. Kötü niyetli bir taksicinin bana yalan söyleyip, uzun yoldan götürüp kandırmasının etkisi kısa sürüyor. Ancak hayat ortağım, yol arkadaşım dediğim insanın bir başkasıyla öpüştüğünü tasavvur etmek bile yıkıcı oluyor. Çünkü o anda geçmişim, fiziksel görünüşüm, sosyal statüm, tüm yaşamım bizzat ben tarafından acımasızca, yıllardır kapatıldıkları kutudan çıkmayı bekleyen farelerin dişlerinin keskinliğinde ruhum kemiriliyor.   Her zaman seni en ağır yargılayan sen oldun ki sen de bunu biliyorsun. Unutma ki taksici de kendisini nasıl aldattığının farkına er ya da geç varmak zorunda…

Aldatılmadığımız bir yaşam olmayacak. Aldanacağız, aldandıkça öğrenecek büyüyeceğiz. Yeter ki bile bile lades dememiş olalım. Çünkü aldatıldığımız her anda o aldatılmada hissettiğimiz suçluluk kadar acı çekeriz.

 ‘Keşke onunla hiç evlenmeseydim? Nasıl göremedim.’,

‘Neden onun tanıdığım insan olmadığını anladığımda ayrılmadım ki?’

‘Kilo vermiş, kendime daha çok bakmış olsaydım başka biriyle olmayacaktı’

Yüzlerce kendini suçlayacağın an ve durum bulabilirsin. Kendi yaşamının sorumluluğunu almak, karar ve eylemlerinin sonuçlarını sahiplenmeden başka bir şey değil. Yanlış karar verdiğimde ya da artık bir zamanlar doğru olduğunu düşündüğüm kararın artık yanlış olduğunu gördüğümde yapmam gerekeni yaptıkça ‘aldatma’ ‘aldatılma’ korkusu yerini ‘her zaman her şey yolunda’ inancına bırakacak. Neyin iyi neyin kötü olduğunu bilmiyoruz. Her şerde bir hayır var misali. Sana ve niyetine göre zamanı geldiğinde olması gereken olacak.