Fire sayısı anlamlı mı?

Oylamada 48 civarında Ak Partili vekilin, aleyhte oy kullanmış olması, televizyon yorumcularını heyecanlandırmış gözüküyor.

Salı akşamı Meclis’teki Yüce Divan oylamasında Ak Parti’nin beklenmedik oranda fire vermiş olması, siyasette gereksiz bir heyecan yaratmış durumda. Özellikle Egemen Bağış’la ilgili oylamada 48 civarında Ak Partili vekilin, genel merkezden gelen tazyikleri hiçe sayarak aleyhte oy kullanmış olması, televizyon yorumcularını heyecanlandırmış gözüküyor.

”Kırılma” diyen de var, 2015 seçimleriyle ilgili projeksiyon yapan da.

Ben maalesef öyle düşünmüyorum. Bunlar aceleci yorumlar. Ak Parti’nin bu soruşturmalarda % 15 fire vermiş olması, oylarının % 15 düştüğü anlamına gelmiyor.

Bütün yolsuzluk iddialarına rağmen 20 milyon seçmen, Mart 2014 yerel seçimleri ve ağustos cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidar partisine yöneldi. Çünkü seçmen, Başbakanlık danışmanı Etyen Mahçupyan’ın da kabul ettiği gibi, yolsuzluk olduğunu düşünmesine rağmen (”darbe” iddialarının daha vahim olduğu gerekçesiyle) Ak Parti dedi.

Seçimlere 5 ay kala bu aritmetiğin ciddi anlamda değiştiğini düşünmek, saflık olur.

Bu, parti içinde bazı konularda ‘mutsuzluk’ olmadığı anlamına gelmiyor. Son dönem görüştüğüm Ak Partililerde yolsuzluklar konusunda bir ‘eziklik’ var. Kem küm ”Keşke şu olmasa” diyorlar. Partinin yolsuzluklar konusunda ahlaki üstünlüğü kaybettiğini, hatta misyonundan saptığını düşünenler bile var. Dış politikadan şikâyet edenler de var, çatışmacı üsluptan da.

Ama nihayetinde parti aidiyetini ya da Tayyip Erdoğan’a yönelik sadakatlerini sorgulamıyorlar. Kazanma güdüsü ve Erdoğan’a bağlılık, kişisel vicdani kaygıların önüne geçiyor.

Bu durum seçmen için de seçilen için de değişmiyor.

Oylamada Egemen Bağış ve Zafer Çağlayan’a yönelik tepkinin nedenleri malum. Ama siyasi analiz açısından iktidar partisindeki ”gerçek” fire rakamı, Erdoğan Bayraktar oylamasındaki 14’tür. Oylamada 288 Ak Partili Bayraktar’ın Yüce Divan’a ”gönderilmemesi”, 14’ü ise ”gönderilmesi” yönünde oy kullanmıştır. Bu güdük rakam da, konuşulabilir olsa da çok “anlamlı” bir yüzde sayılmaz. Haliyle... ”fire” meselesini boşuna büyütüp büyük analizler yapmanın anlamı yok. Ak Parti’yi seçen de, Ak Parti tarafından seçilen de iktidardan memnun; iktidarı kendisi ve ülke için faydalı buluyor; yolsuzluklar meselesini fazla önemsemiyor. Reyhanlı’daki güvenlik zaafını, IŞİD’e yönelik kaygıları, dış politikayı, Ali İsmail Korkmaz’ı, Batı’yla yükselen tansiyonu, Türkiye’nin yalnızlaşmasını, Merkez Bankası’yla polemiği önemsemediği gibi...

Ama durun bir dakika... Kimse yukarıdaki tabloya bakıp ”E ne yapalım” demesin. Hele de muhalefet! Söz ettiğim kabulleniş, sadece 20 milyon seçmen için geçerli. Geriye 35 milyon seçmen kalıyor. Onları ikna etmek de... muhalefet partilerinin işi!