Masmavi koyları, beyaz-mavi badanalı taş evleri, dar sokakları ve lezzetli Akdeniz mutfağı ile Yunan Adaları son yıllarda Türk tatilcilerin de en çok ilgi gösterdiği rotalar arasında yer alıyor.
Pek çok gezgin, artık adaları tek tek gezmek yerine tek bir konaklama imkanıyla farklı bir deneyimler sunan Cruise seyahatini tercih ediyor.
Denizlerdeki tek Türk sahipli cruise gemisi olma özelliğini taşıyan Selectum Blu Cruises da bunlardan biri…
Rodos, Patmos ve Samos’un tarihi, doğal ve kültürel güzelliklerini 3 günde keşfedebiliyorsunuz.
En büyük avantajlarından biri de; kapı vizesi stresi yaşamamak, liman girişlerinde pasaport ve gümrük işlemleriyle uğraşmamak, bavullarınızı oradan oraya taşımamak… Ayrıca geniş kabinleri, ödüllü şeflerin hazırladığı açık büfe seçenekleri ve ikramlarla gün boyu ne yiyip, içeceğiz derdiniz de olmuyor.
Seyahatiniz boyunca dilerseniz gün boyunca adalarda düzenlenen ücretli tur ve etkinliklere de katılabiliyorsunuz.
Orman yangınları ekolojisi uzmanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, bu yıl yoğun yağışın etkisiyle özellikle otoban ve ormanlık alanlara yakın arazilerde otların artışına dikkat çekti, “İkazımdır! Eğer ilgili kurumlar önlem almazsa, bu yıl özellikle temmuz ayından başlayarak bu tür kuru otların neden olduğu büyük yangınlarla yüzleşeceğiz” uyarısında bulundu.
Geçtiğimiz yıl meydana gelen orman yangınlarıyla ülkemiz adeta felaketi yaşadı… Yüzde 90’ı insan kaynaklı çıkan 3 bin 224 orman yangınında yaklaşık 81 bin 500 hektarlık alan zarar gördü… Alevler yerleşim yerlerine de sıçradı, köyler, evler yandı, yangınla mücadelede 13 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce orman canlısı telef oldu… Peki, bu acı tablonun ardından bu sene yangınlara karşı gereken önlemleri aldık mı?
Orman yangınları ekolojisi uzmanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi’ye sorduk…
■ Sıcaklıkların yükselmesiyle beraber orman yangınları da başladı. Peki, bu yıl tehlikeye karşı hazır mıyız?
İlgililer orman yangınlarını söndürme konusunda gerekli
BPW İzmir İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği üyeleri, Bademler Sanat Köyü’nde düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Etkinliğe ben de gazetemiz adına katıldım. Yüksek Mimar Öznur Çakır Aydoğan’dan projenin ortaya çıkış sürecini, Mustafa Şafak Baran ve eşi Duha Baran’dan ise kurucuları olduğu Bademler Sanat Köyü’nün etkileyici öyküsünü ve sürdürülen çalışmaları dinledik. Aynı gün Musa Baran Çocuk Oyuncakları Müzesi ve Sabiha Tansuğ Etnografya Müzesi’ni gezme fırsatını da bulduk.
Mustafa Şafak Baran’ın anlatımıyla hikaye içinden çıkan yeni bir hikayesi ile adeta bir matruşka bebeği anımsatan Bademler Sanat Köyü’nün tarihçesi aslında Horasan’dan Durhasan Dede önderliğinde Adana’nın Ceyhan ilçesine gelen Tahtacı Türkmenlerle başlıyor. Burada Durhasan Köyü’nü kurup dağlarda tahta keserek geçimlerini sağladıkları için de Tahtacı Türkmeni ismini alıyorlar.
Zamanla Toroslar’dan Çanakkale’ye ardından
Bugün çevremde olan bitenin hiç mi hiç önemi yok! Dünya yansa da umurumda değil yani…
Çünkü bugün ben canım kızımı, Linda’yı kaybettim… Henüz 4 yaşına bile gelmeden bizlere veda etmek zorunda kaldı… Hem de çok acı bir şekilde…
Oysa ansızın evimize geldiğinde, -aslında hiç de öyle bir planımız yoktu, ağabeyim apartmanı korusun diye çiftlikten almıştı- büyük ırklarda kemik kanserinin yaygın görüldüğünü, günlerimizin zaten sayılı olduğunu nereden bilebilirdik değil mi?
Henüz bebek denecek yaşta, 2-3 aylıkken “aşıları tamamlanmadan bahçede kalamaz” diyerek biraz annemler daha çok da oğlumla biz evimizde baktık… Ancak bu hiç de kolay olmadı tabii… Neticede bir poodle gibi yumuşak, uyumlu değil, ırkı gereği hareketli, sert, inatçı bir mizacı vardı.
“Kalsın mı gitsin mi, galiba yapamayacağız” diyerek tabiri caizse kavga dövüş günler günleri kovaladı, o bize biz ona çok alıştık…
Aramızdaki o eşsiz bağı
Ulubey Kanyonlarında doğa ve tarihi buluşturan bu eşsiz yolculuk, ruhlarımızı beslediği kadar gürül gürül akan dereleri ve şelaleleri ile de yazın şu ilk günlerinde içimizi serinletiyor...
“Yeşille mavinin, tarihle lezzetin eşsiz buluşması…” İzmir’den başlayıp Uşak’ın Ulubey Kanyonlarına uzanan 2 günlük yolculuğumuz öncesi grupta paylaşılan mini broşürün başlığında böyle yazıyor…
“Gerçekten bahsedildiği gibi eşsiz bir buluşmaya şahit mi olacağız yoksa söylenenler lafta mı kalacak göreceğiz” diyerek İzmir Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübü üyesi arkadaşlarımla bir cumartesi sabahı Bornova’dan araçlarla yola çıkıyoruz.
Uşak’ta bizlere gönüllü rehberimiz Selim Gönen eşlik ediyor.
İlk durağımız, 2 saatlik yolculuğun ardından vardığımız Taşyaran Vadisi oluyor. Yeşilin neredeyse her tonunu barındıran vadi, içinden akan gürül gürül sularıyla adeta bir ressamın renk paleti gibi…
Önce yanımızda getirdiğimiz yiyecek ve içeceklerle
TEMA üyeleri ve dağcılar, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne dikkat çekmek için İzmir’in kalbi Homeros Vadisi’nde bir araya geldi. Ancak daha vadiye varamadan ne yazık ki onlarca çöp poşeti atıklarla doldu.
İzmarit, pet ve cam şişeler...
TEMA İzmir İl Temsilciliği ve Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) İzmir İl Temsilciliği iş birliğiyle 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Bornova Homeros Vadisi’nde gerçekleşen “İzmir’in Dağlarını Birlikte Temizliyoruz” etkinliğine çok sayıda gönüllü ve sporcu katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Temizliği Şube Müdürlüğü personelinin ekipman desteği verdiği etkinlikte henüz vadiye bile varmadan 10 dakika içinde yine onlarca poşet, cam ve pet şişeler, ev eşyası ve izmarit gibi yanıcı ve yakıcı maddeler toplandı.
5 gram plastik alıyoruz
TEMA İzmir İl Temsilcisi Özcan Gökoğlu, “Dün İzmir Körfezi temizliği gerçekleştirdik bugün de Homeros Vadisi’ndeyiz. Dünyada her yıl 400 milyon ton üzerinde plastik
Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 4’üncüsü gerçekleşen Salomon Çeşme Yarı Maratonu, 43 ülkeden 3 bin 450 sporcuyu ağırladı.
Argeus Travel & Events tarafından düzenlenen organizasyonun ilk günü gerçekleşen 5 kilometrelik Gün Batımı Koşusu’na LÖSEV adına ben de katıldım. İkinci gün ise 21K ve 10K koşuları gerçekleşti.
Salomon Çeşme Yarı Maratonu öncesi basın toplantısı düzenlendi.
Başkan Lâl Denizli, “Spor etkinlikleri bizim için her zaman çok önemli. Bunun faydalarını da görüyoruz. 1740 sporcu ile başladığımız organizasyonda bu sene 3450 sporcuya ulaştık. Kısa sürede yaşanan bu artış da benim için gurur verici” dedi.
Argeus Travel & Events Kurucu Ortağı Aydın Ayhan Güney, “Çeşme Yarı Maratonu ulusal bazda ilk 5’e giren, hatta uluslararası hale gelen bir yarış olacaktır” diye konuştu. Salomon Türkiye Genel Müdürü Atilla Kuduoğlu ise, “3 bin 450 sporcuyla birlikte bölgeye yaklaşık 10 bin misafir geldi. Bu da Çeşme’ye
Güneşin ışıklarını doğayla buluşturduğu, rüzgârın tatlı tatlı yüzümüze vurduğu bir pazar sabahı kulübümüz İDADİK’in üye ve misafirleriyle birlikte Güzelbahçe’ye doğru yola koyuluyoruz. Bu haftaki rotamız zeytin, üzüm ve bardacık inciriyle ünlü Payamlı Köyü… Bu gizli cennet üstelik İzmir’e sadece yarım saat uzaklıkta bulunuyor.
Güzelbahçe merkezinde keyifli bir sohbet eşliğinde kahvaltımızı yapıyor; yanımıza almamız gereken su (en az 1 litre), yiyecek gibi eksiklerimizi de tamamladıktan sonra rehberimiz Yavuz Doğan eşliğinde yürüyüşe başlıyoruz.
Daha ilk kilometrelerde irili ufaklı şelaleler, su geçişleri bizleri karşılaşıyor. Bu kış bol bol yağan yağmurların can suyu olduğu dereleri böyle görmeyi özlemişiz…
Üstelik yağmurlarla canlanan sadece dereler değil, toprak da adeta coşmuş durumda… Yaklaşık 15 kilometre uzunluğundaki rotamız boyunca yeşilin bin bir türü, sarı, mor, mavi dağ çiçekleri bizlere eşlik ediyor. Kuş cıvıltılarını anlatmayayım bile… Doğanın bizlere